Nuran Oktar'ı kaybettik

Tiyatro ve sinema oyuncusu Nuran Oktar, tedavi gördüğü Haydarpaşa Siyami Ersek Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden Nuran Oktar için, bugün saat 13.30'da Hadi Çaman Tiyatrosu'nda bir tören düzenlenecek.

Tiyatro ve sinema oyuncusu Nuran Oktar, tedavi gördüğü Haydarpaşa Siyami Ersek Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden Nuran Oktar için, bugün saat 13.30'da Hadi Çaman Tiyatrosu'nda bir tören düzenlenecek. Oktar, bugün Teşvikiye Camii'nde kılınacak ikindi namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlanacak.

Tiyatro ile dolu bir yaşam İzmir Karşıyaka doğumlu olan Nuran Oktar, çocukluğunda başlayan ve lise yıllarında, oyun tasarımları ve oyunculukla artan tiyatro isteği ile İstanbul Üniversitesi Tiyatro Birliği'ne bağlı "Gençlik Tiyatrosu"nda çalışmalarına başladı. 1962 yılına dek, yurtiçi ve yurtdışı festivallere katılan, çeşitli başarılar elde eden Nuran Oktar, 1962'de psikoloji öğrenimimi yarıda bırakarak tiyatro öğrenimi görmek üzere Almanya'ya gitti ve Berlin Hür Üniversite'de eğitim gördü. Oyun yazarı, yönetmen ve kuramcı Vasıf Öngören ile evlenen Oktar, Batı Berlin'de bir yandan tiyatro çalışmalarını yürütürken, diğer yandan da Doğu Berlin'e geçip Bertolt Brecht'in kurduğu Berliner Ensemble'ın oyunlarını ve provalarını izledi. 1966'da Türkiye'ye dönünce eşi Vasıf Öngören askerliğini köy öğretmeni olarak yapmak üzere Kayseri'deki Dereköy'e tayin oldu. Nuran Oktar da, onunla birlikte gitti ve bir yandan oyunlar yazarken, diğer yandan üç köyü bir araya getirerek Halı ve Elmacılık kooperatiflerinin kurulmasına öncülük etti.

Sanat yaşamını yazıyordu Eşinin askerlik görevi bitimi, birlikte Ankara'ya giderek "Halk Oyuncuları" topluluğunda Yaşar Kemal'in "Teneke" adlı oyunuyla profesyonel tiyatro yaşamına başlayan Nuran Oktar, 1969-1971 yılları arasında eşiyle birlikte "Ankara Birliği Sahnesi"ni kurdu. Daha sonra, Ankara A Tiyatrosu'nu kuran Oktar, 1973 yılında İstanbul'a döndü ve sırasıyla Grup Oyuncuları, Dostlar Tiyatrosu, Kayseri Şehir Tiyatrosu, Uluslararası Sanat Gösterileri Merkezi, Gülriz Sururi Tiyatrosu ve Tiyatro İstanbul gibi topluluklarda bulundu. Nuran Oktar, Feyzi Tuna'nın "Seninle Son Defa" ve "Tutku", Ömer Kavur'un "Göl" ve Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Asiye Nasıl Kurtulur" ve "Ah Belinda" filmlerinde de rol aldı. Aslı Öngören'in de annesi olan Nuran Oktar, bugünlerde sanat yaşamımı konu alan bir kitap üzerinde çalışıyordu.


Tiyatro değişim umududur Nuran OKtar, Amatör Tiyatrolar Çevresi için 2004 Dünya Tiyatrolar Günü Bildirisi'ni kaleme almıştı. Bu bildiriyi aynen yayımlıyoruz: Tiyatroda amatörlük bir tutku işidir. Tiyatroya hevesli ve ona aşık gençlerden ve ruhu genç olanlardan oluşur. Onlar kalpleri ve beyinleriyle yaşarlar. Midelerini belki unutmuşlardır ama ödevlerinin öncelikle yenilik ve öncülük olduğunu asla unutmazlar. Gişe kaygıları olmadığından, profesyonellerin tersine, olabildiğince özgürdürler. Kendi özgün ve taze fikirlerine yönelerek yaratıcılıklarını sergileyebilirler. Böylece geçmişi demode sayarak eleştirmekten ya da kötü kopyaları ile yetinmektense, yozlaşmış değer yargıları ve çıkar ilişkilerine parmak basarak, dikkat çekebilirler. Bu onlara düşlerindeki meyveleri toplamak, beyinlerindeki pastaları süslemek kadar tat verecektir. Bugünün gençleri yarını kuracak olanlardır. Kuracakları gelecekte, hem kendileri, hem de çocukları yaşayacak. Bugün dünyadaki tüm gençlerin işleri zor. Sorunları ve sorumlulukları aynı. Çünkü PANDORA'nın kutusu, bu yüzyılda bile açıldı ve kötülük tohumları çevreye saçıldı. Küreselleşme adına daha da yoksullaşan halkların çocukları, şimdiden bir dayanışma içinde olmayı, sanata ve felsefeye yönelmeyi seçmelidirler. Ancak bu yolla birbirlerine sevgi ve saygı ile bakabilirler. Diğer tüm gençlerle iletişim kurabilirlerse, dünyaya saçılan kötülük tozlarına karşı kendilerini savunabilirler. Amatör tiyatrocular dünyayı değiştirebileceklerine inanırlar. Bu işin öyle bir albenisi ve gücü vardır ki, bu amaç uğruna tutkunun en koyusuna düşüp, diğer günübirlik işlerden vazgeçilebilinir. Tiyatronun bu gücüyle, dünyayı yerinden oynatabileceğiniz, kocaman bir kaldıraca sahip olduğunuzu düşünmek içten bile değildir. Amaçlarınızı, duygu ve düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşabilme zevki, kişiye soylu bir davranış biçimini betimler. Ben, tiyatro gibi bir sanatın, güçlü ve güçsüzü, doğru ve yanlışı, insanlığa özel bir ayna gibi yansıtabildiğine, insanın doğasında beslenen merak ve güzelleştirme umudu varoldukça, tiyatronun işlevinin hiç bitmeyeceğine inananlardanım. Onurlu yarınları kurabilmek için amatör ruhların desteklediği bir savaşa gereksinim duyanlara ne mutlu!.. Çünkü, ülkemizin bir düşünürüymüşcesine, sanatı yeniden kurgulamak ve en önde yürüyen bir savaşçı gibi, cesur olmak gerekiyor. Bir eğitim odağı olan tiyatroda, ülkemizde de sorumluluk bilinciyle görevler üstlenmiş olan, böylesi amatör ve donanımlı sanatçılara tekrar merhaba!... Başaranlara ve başaracak olanlara ne mutlu!.. HEPİNİZE KOLAY GELSİN!..

www.evrensel.net