Bir zamanlar kadın dergileri...

Bir zamanlar kadın dergileri...

İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayımlanmış bir kadın dergisi geçti elime. Dergi değil, derginin 1942 yılı için hazırlanladığı bir yıllık.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayımlanmış bir kadın dergisi geçti elime. Dergi değil, derginin 1942 yılı için hazırlanladığı bir yıllık. "Tarihin bir eşini yazmadığı savaşların Meriç, Ege, Akdeniz, Karadeniz kıyılarımızda ve Suriye, Irak kara sınırlarımızda köpürdüğü bir çağda insanlığın iyi, doğru ve güzel maksatları için" çalıştığını bu küçük kitapla da kanıtladığını söylüyor önsözde Türkiye Yayınevi. Derginin adı: Ev-İş. Derginin başında o dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün aile resmi var. Fotoğrafçı fotoğrafın düzenleme olduğu belli olsun diye elinden geleni yapmış. İnönü, camlı büfenin yanındaki bir koltukta gözleri ileri dikili oturuyor. Yanında oğullarından biri bir kitap ya da defter uzatarak bir şey sorar biçimde ayakta dikiliyor. Ortadaki yuvarlak masanın başında oturan kız çocuğu ağabeyiyle babasını izliyor, tıpkı masanın öteki ucundaki öteki ağabeyi gibi. Objektife doğrudan bakan ve belli belirsiz gülümseyen yalnızca Mevhibe İnönü. Fotoğrafın altında "İsmet İnönü'nün kişiliğinde ortaya çıkan 'milli şeflik' kadar ailesini de Tanrı'nın Türk ailelerine örnek olmak ve geleneklerimizin, devrimimizin evtipini yaşatma önceliğini verdiği" belirtiliyor. Altmış üç yıl öncesinin dili sözlük gerektiriyor. Ay adları değişmemiş, Ekim yerine İlkteşrin, Ocak yerine Sonkânun deniyor henüz. Yıllığın ilk sayfasında yılın bayram ve tatil günleri yer alıyor. Üste dünyanın üstüne çizilmiş karlar içinde 1941, ufukta güneş gibi 1942. İlk satır büyük puntolarla en önemli bayramımıza ayrılmış: Cumhuriyet Bayramı: 29 İlkteşrin 1920, altında milli bayram günleri ve tarihleri sıralanmış: Yılbaşı 1 Sonkânun, 1. İnönü Zaferi 1921/10 Sonkânun, Çanakkale Zaferi/ 18 Mart, 2. İnönü Zaferi 1921/30 Mart, M. Meclisinin açılması 1920/23 Nisan, Bahar Bayramı/1 Mayıs, Hıdrellez/6 Mayıs, Tayyare Şehitleri İhtifali/ 15 Mayıs, Gençlik ve Spor Bayramı/19 Mayıs, Bütçe senesi başlangıcı / 1 Haziran Tayyare ve Dumlupınar Zaferi 1922/30 Haziran, İstanbul'un kurtuluşu 1923/6 İlkteşrin, Cumhuriyet Bayramı 1923/28 İlkteşrin.

Tatil günleri Cumhuriyet bayramı ile ilgili bir yanlış yapmıyorum, o dönemde Cumhuriyet bayramı iki buçuk gündür. 28 Ekim öğlende başlayan tatilin ücreti tatilden hemen önce çalışanlara ödenir. Bu konuda özel bir yasa vardır. Bu milli bayram listesinin altında resmi tatil günleri yer alıyor Şeker Bayramı'nın üç, Kurban Bayramının dört gün olduğu belirtilerek. En altta dini günler, yani kandiller, Ramazan başlangıcı, Şeker ve Kurban Bayramı günlerinin tarihleri bildiriliyor. Bu genel takvimin ardından her ay için ayrı bir takvim var, fırtınalar, güneşin girdiği burçlar, İslam ve Hırıstiyan bayramları/dinsel günleriyle: Aşure günü, Haçın suya atılması vb.. Kadınlar için düşünülüp hazırlanan bu yıllık on iki bölümden oluşuyor. Güzellik, geçim sırları, çocuk terbiyesi, bahçe işleri, pratiek bilgiler, lekeler, sağlık öğütleri, likörler, pasta, çörek, kurabiye, bisküviler, örgü bölümleri var.

Vücut ölçüleri Bugün de yadırganmayacak bölümlerden biri "1942 yılı ideal vücut ölçüleri". Boy, kilo, göğüs,bel, kalça, but, boyun, baldır, kol olarak bölümlenmiş bu listede bana göre bir uyumsuzluk var. 150-151 cm uzunluktaki boy için ideal ağırlık 50 kg. 174-175 cm boy için ağırlıksa 66,5 kilo. Herhalde liste yabancı bir kaynaktan alınmış, kısa boylara bize göre düzeltme yapılmış. Yoksa 150 cm.lik boya 79 santim, 175'lik boya 89,5 santim göğüs nasıl düşünülür? Çağdaş magazinlere uygun olarak artistlerimiz (tiyatro ve sinema) ve jimnastik hareketleri bölümleri var. Bu hareketlerin genel başlığı "Tabiatı taklit edelim". Her ay için "aylık kilo ve boy cetveli "de konmuş. Bu cetvelin "sizin için", "yavrunuz için" bölümleri de olduğuna göre zayıflık o zaman da modaymış. Eski ölçülerin yenilere, yeni ölçülerin eskilere çevrilme cetvelleri de var. Miladi yılın (bugünkü takvimin) Rumi ve Arabi yıllardaki karşılıkları, arşın, endaze, kile gibi eski ölçülerin metre santimetre, litre gibi yeni ölçülerde ne kadar ettiğinin listelenmesi, toplumun henüz yeni ölçüleri benimsemediğini gösteriyor. Belediye yasaları ve yasakları, bitkiler ve yararları, bilmeceler, lakerda yapımı, yünlülerin yıkanması öteki gerekli bilgiler. Güzellik öğütleri günümüz için gülünç geliyor, çünkü saçın doğal rengi öğütlenip açık renk saçların papatyayla sarartılması gibi öğütler, salatalık, elma gibi maske olarak kullanılabilecek meyveler vb. gibi doğal güzellik yolları var bu köşelerde.

Geçinme sırları Geçim sırlarıysa, geçinmek için eşle, eşin anababasıyla, konu komşuyla saygı ve sevgi temelleri üstüne kurulacak ilişkiler öğütleniyor. Bu öğütlerden biri savaşın yoklukları içindeki Türkiye için ilginç ve trajik: "Bir kısım kadınlar vardır ki kocalarını, kendilerine şunu, bunu almakla mükellef bir adam addederler (sayarlar). Bu düşüncelerine inandıkları için: "Ben yokluk filân bilmem. Herkesin kocası nasıl yapıyorsa sen de yapacaksın" derler. Bunlar istediklerini yaptırsalar bile istedikleri istemeyerek yapılmıştır. Aradaki muvazene (denge) ve ahenk (uyum) bozulmuştur. Kadın bilhassa karagün dostu olmalıdır. Daima iyi zamanlarınızda yüze gülen ve yoksulluktan, ıstıraptan payını almayan kadın nedir bilinmez. Fakat herhalde bir zevce değildir." Bu dergiyi Türkiye'deki tüm kadınlar okuyamıyordu kuşkusuz. Ama savaşın koşullarını kötüye kullananları anımsamak için o dönemin belgesel romanlarını okumak yeterli.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.