ŞANS işi değil!

ŞANS işi değil!

"Şans, ilahi hediye ya da sihirli yetenek değil!" Bu cümle, anneanne ya da dedelerinizin moral konuşmalarından alınmadı. Bilimsel bir araştırmanın sonucu. Hertfordshire Üniversitesi araştırmacısı Richard Wiseman'ın 8 yılda, yüzlerce röportaj ve test yaparak ulaştığı sonuç!

Hertfordshire Üniversitesi araştırmacısı Richard Wiseman, insan hayatındaki 'şans faktörünü' ortaya çıkarmak için 8 yıl boyunca çok sayıda deney, yüzlerce görüşme ve binlerce test yaptı ve en sonunda bu araştırmasını kitaplaştırdı. Wiseman'ın şans konusundaki araştırmasının sonuçlarını içeren "Şans Faktörü" adlı kitap, Kuraldışı Yayınları'ndan piyasaya çıktı. Araştırma kapsamında yüzlerce şanslı ve şanssız kişiyle röportaj yaptığını, binlerce test uyguladığını anlatan Wiseman, sonuçta şansın gerçek sırrını ortaya çıkarmayı başardığını ifade ediyor. Şansın, ilahi bir hediye ya da sihirli bir yetenek olmadığını vurgulayan Wiseman, "Aslında şans, bir zihin durumu, düşünme ve davranma biçimi. İnsanlar şanslı ya da şanssız doğmazlar, düşünceleri, hisleri ve davranışlarıyla iyi ve kötü şanslarını kendileri yaratırlar" görüşüne yer veriyor. İnsanın kendi şansını kendisinin yarattığını savunan Wiseman, iç sesini dinlemenin, gelecekte iyi şans beklemenin ve talihsizliklerin üzerinde durmamanın şans için çok önemli olduğunun altını çiziyor. Wiseman ayrıca, araştırmanın, şansın psişik güçlerle ya da zekâ ile bir ilişkisinin olmadığını da ortaya koyduğunu belirtiyor.

Polyanna Richard Wiseman'ın, şanslı bir hayat için dikkat edilmesi gerektiğini söylediği ilkeler, çizgi film kahramanı Pollyanna'yı anımsatıyor:"İnsanlarla iletişim kurmak için yoğun çaba harcayın; hayata daha esnek ve sakin bakın; yeni deneyimlere açık olun; sezgilerinizi ve içsesinizi dinleyin; sezgilerinizi yükseltecek adımlar atın; meditasyon yapın; başarı şansı düşük de olsa hayatta istediklerinizi elde etmeye çalışın ve zorluklara göğüs gerin; başkalarıyla etkileşiminizin başarılı olacağını düşünün; kötü şansın iyi taraflarını görün; hayatınızdaki talihsizliğin uzun vadede en iyi şekilde sonuçlanacağına inanın; şanssızlıklarınızın üzerinde durmayın; gelecekte kötü şansı engellemek için yapıcı adımlar atın"

Şansın böylesi! Wiseman'ın kitabında, bazı şans örneklerine de yer veriliyor. Mel Gibson örneği, hayli şaşırtıcı: 1979 yılında Hollywood yapımcısı George Miller, "Mad Max" filminde oynatmak üzere 'savaşçı görünüşlü, yüzünde yara izleri olan, sert ifadeli' bir oyuncu arıyordu. Bu rol için yapılacak seçmelerden bir gece önce, o zamanlar adı henüz hiç duyulmamış olan Avustralyalı aktör Mel Gibson, sokakta üç sarhoşun saldırısına uğradı. Seçmelere yara bere içindeki yüzüyle ve yorgun bir halde katıldı. Miller rolü anında ona teklif etti. Böylece Mel Gibson sinema dünyasının ünlü isimlerinden biri olma şansını yakaladı. Wiseman'ın kitabında, 'tesadüfün böylesi' dedirtecek örneklere de yer veriliyor. 1980 yılının haziran ayında Mauren Wilcox, hem Massachuset'teki hem de Rhode İsland'daki çekilişler için piyango bileti aldı. İnanılmaz bir şekilde iki çekilişte de kazanan numaralar Mauren'in biletine vurmuştu ama tek kuruş alamadı. Çünkü Massachuset piyangosunda kazanan numara Rhode İsland biletindeki numaraydı. Rhode İsland piyangosunda kazanan numara da Massachuset biletindeki numaraydı.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.