Kışanak: Seçimler Kürtlerin statüsünü belirleyecek

Kışanak: Seçimler Kürtlerin statüsünü belirleyecek

BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, 12 Haziran’da yapılacak genel seçimlerinin Kürt halkının statüsünün netleşeceği bir seçim olacağını belirterek, yeni parlamentonun “Kurucu Meclis” özelliği taşıyacağını söyledi.12 Haziranda yapılacak genel seçimlerde bağımsız adayları destekleme kararı alan BDP,

Sertaç Kayar

12 Haziranda yapılacak genel seçimlerde bağımsız adayları destekleme kararı alan BDP, seçim çalışmalarını sürdürürken, Kürt sorununun geldiği aşama ve genel siyasal konjonktür nedeniyle önümüzdeki seçimlere farklı bir anlam ve misyon yüklüyor. BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak, seçimlere yükledikleri anlam, çalışma stratejisi ve seçim hedeflerini değerlendirdi.

Genel seçimlerin denk geldiği siyasal süreç itibariyle büyük önem kazandığını belirten Kışanak, Kürt sorunu ile 85 yıllık ret ve inkar politikasının sarsılmaya başladığı toplumsal bir muhalefetin ve bir halk iradesinin ortaya çıktığını ve değişimin zorunlu olduğu bir süreçten geçildiğini ifade etti. Genel seçimlerde ortaya çıkacak olan halk iradesinin, bundan sonraki siyasal süreç üzerinde önemli bir etki yaratacağına vurgu yapan Kışanak, seçimin Kürt halkının da statüsünün de netleşeceği bir süreç anlamına da geleceğini söyledi.

12 EYLÜL HALA YÜRÜRLÜKTE

Tüm kesimlerin yeni bir anayasanın yazılması noktasında hemfikir olduğunu belirten Kışanak, bu nedenle seçimlerden sonra oluşacak olan parlamentonun ‘Kurucu Meclis’ niteliği taşıyacağını ifade etti. Yüzde 10 seçim barajının ciddi bir problem olduğunu belirten Kışanak, “Zaten 12 Eylül ürünü olan bu baraj, Kürt halkının iradesini engellemek üzere konulmuş bir yöntemdir. Hala mevcut iktidar 12 Eylül’ün koyduğu bu barajla seçime gitmekte ısrar ediyor. Bu seçimde, halkımız güçlü bir çalışma ile iradesini ortaya koyarak bu seçim barajını anlamsızlaştıracaktır. Birileri statüyü korumak adına, bir halkı yok saymak adına, bir halkın iradesinin parlamentoya yansımasını engellemek adına seçim barajını koymuş ve buna hala sarılıyorsa, bizim bunu boşa çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz vardır” dedi.

Seçimlere klasik bir rol biçmediklerini ifade eden Kışanak, demokratik siyaset gereği, halkın iradesinin bir bütün olarak açığa çıkarılacağı bir süreç olarak gördüklerini belirtti. Bu nedenle seferberlik ruhu ile çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Kışanak, “Siyaset dışına itilmiş tüm çevreleri, egemenlik ilişkileri ve iktidar ilişkileri içerisinde boğulmuş, dışlanmış, ötekileştirilmiş, bu egemenliğin altında ezilen tüm kesimleri nasıl görünür kılabiliriz, onları nasıl yeniden siyasetin öznesi haline getirebiliriz, kadınlar, yoksullar olarak önümüze konulmuş engelleri nasıl boşa çıkartabiliriz, böyle bir süreç olarak baktığımız için ciddi bir örgütlenme çalışması içerisindeyiz” dedi.

DEMOKRATİK BLOK

“Bu seçim sürecini Kürt halkını ayrıştıran bölen bir halk iradesi olarak kendisini ortaya koymasını engelleyen politikaları boşa çıkarma süreci olarak görüyoruz” diyen Kışanak, “Kürt halkının ulusal birliğini sağlama, örgütlü gücünü, iradesini açığa çıkarmaya çalışıyoruz. Bir diğer ayağı ise birlikte yaşam projesi kapsamında Türkiye’de değişimden, demokrasiden kardeşlikten, özgürlükten yana olan demokratik cumhuriyetten yana olan herkesi bir zeminde buluşturmak ve ‘Demokratik Blok’ oluşturmaktır. Demokratik Cumhuriyet ve Demokratik Özerk Kürdistan’ı esas alan bir çalışma içindeyiz. Bu ikisi birbirini besleyen reddetmeyen alanlardır. Çalışmalarımızı bu iki temel ayak üzerinden yürütüyoruz”diye konuştu.

Seçim çalışmalarının bir diğer temelini de kadın özgürlük mücadelesinin oluşturduğunu ifade eden Kışanak, “Kadının olmadığı siyaset demokratik olmaz. Topumun yarısını oluşturan kadınları siyaset dışına itersek kadınların söz söyleme haklarını ellerinden alırsak, kadınları örgütlü bir güç olarak tüm yönetim mekanizmalarında karar mekanizmalarına katmazsak oradan demokratik siyaset çıkmaz” dedi. (DiyarbakırDİHA)

www.evrensel.net