Antep

Antep'te gökyüzünü gören var mı?

Parti bayraklarından geçilmeyen Antep caddelerinde başını yukarıya kaldıran gökyüzünü göremiyor. AKP; yardım ve vaatlerle, olmazsa tehditlerle seçmeni yola getirmeye çalışıyor. CHP'li Celal Doğan ise Kürtlere oynuyor.

Yerel seçimlere sayılı günler kalırken; Antep'te seçim çalışmaları oldukça hızlandı. Ancak bu hızlanma, partilerin kendilerini seçmene tanıttığı ve programlarını anlattıkları bir çalışmadan çok; vaatler sıralama, reklam, el altından ve açıktan dağıtılan "yardımlar" şeklinde oluyor. Şehir merkezinden en kenar mahallelere kadar bütün cadde ve sokaklar parti bayrakları ve aday afişlerinden geçilmiyor. Özellikle şehir merkezindeki bayrak yoğunluğundan dolayı gökyüzü neredeyse görünmüyor.

İtfaiye CHP'ye TEDAŞ AKP'ye Seçimlerin iki güçlü adayı AKP ve CHP, halktan oy alabilmek için su gibi para harcıyor. İldeki en büyük sermaye kesimlerinin önemli ölçüde desteklediği bu iki parti, şehrin bütün caddelerini tamamen bayraklarla donatmış durumda. Caddelerin bütün elektrik ve ışıklandırma direklerine asılan bayraklar için, CHP belediyeye ait itfaiye araçlarını, AKP ise TEDAŞ araçlarını kullanıyor. AKP ve CHP kamuya ait araçları sınırsız bir şekilde kullanırken; Şahinbey'in Vatan, Ocaklar, Fırat, Güzelvadi gibi mahalleleri elektrik güç kaynaklarının bakımsızlığı yüzünden kışın başından beri karanlıkta.

Yardım, vaat; olmazsa tehdit AKP'nin Şahinbey'de seçim çalışması yapmaları için binlerce kişiye para dağıttığı iddia edilirken; belediye başkan adayları Ömer Can hakkında açılan bir yolsuzluk davası yerel basına yansıdı. Yolsuzluk iddiasının sahibi ise Saadet Partisi büyükşehir belediye başkan adayı Mustafa Kemal Ateş. Müteahitlik yapan AKP'nin Şahinbey belediye başkan adayı Ömer Can'dan 112 milyar liraya daire satın aldığını belirten Ateş, parasını ödemesine rağmen dairenin kendisine teslim edilmediğini ifade ediyor. Parayı ödediğine dair elinde belgeleri de olan Ateş'in, AKP'li Can hakkında 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı dava halen sürüyor. Öte yandan Ömer Can'ın, seçmen ile ilişkilerinde genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a benzer bir üslup takındığına tanık olunuyor. Şahinbey'de yapılan bir toplantı sırasında konuşan Can şunları söyledi; "Biliyorsunuz iktidar bizim elimizde. Hangi belediyeye ne kadar kaynak aktarılacağı bizim elimizde. O yüzden AKP'nin kazanması Şahinbey halkı için daha iyi olur..."

Doğan Kürt olduğunu hatırladı CHP'nin Şahinbey adayı A. İhsan Sofuoğlu ile birlikte Kürtlerin yoğun olarak oturduğu mahalleleri ziyaret eden CHP büyükşehir belediye başkan adayı Celal Doğan, toplantılarda Kürt olduğunu söylüyor ve halkla Kürtçe konuşmaya çalışıyor. Doğan bir yandan da yardım paketleri ve kadınlara başörtüsü dağıtıyor.

'Başka bir Şahinbey yok' CHP'nin, seçim propagandasında en çok yer verdiği ifadeler şunlar: "Başka Şahinbey yok, başka Gaziantep yok, başka Türkiye yok." CHP'nin seçim otobüslerinden bu sözler yükseliyor, reklam panolarında da bu sözler yazılı. Şahinbey belediye başkan adayı İhsan Sofuoğlu'nun temel sloganı da; "Başka Şahinbey yok".

'Başka bir Şahinbey var' Şahinbey'de EMEP çatısı altında seçimlere giren Demokratik Güçbirliği'nin adayı Mecit Bozkurt ise, CHP'li adayın aksine, "Başka bir Şahinbey var" diyor. Bozkurt, hazırladığı seçim broşüründe şu ifadelere yer veriyor; "Başka bir Şahinbey var diyoruz. Kaynaklarının, zenginliklerinin rantçılar, vurguncular için değil, halk için kullanıldığı bir Şahinbey. Halkın, emekçilerin yönettiği; 'Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan' başka bir Şahinbey var."

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Kağıthaneliler Arif Calban'a kızgın Hacer Yücel Türkiye'nin hemen hemen her yerinden göç alan ve İstanbul'un merkezinde olmasına rağmen altyapıdan, sağlığa kadar pek çok alandaki sorunlarını halledememiş Kağıthane, partilerin kıyasıya çekişmelerine sahne oluyor. Kağıthane Belediye Başkanlığı görevini 13 yıldır sürdüren ve yatırım yapmadığı için halkın yoğun eleştirilerine maruz kalan Saadet Partili Arif Calban'ı zorlu bir seçim süreci beklerken Calban'ın en büyük rakibi olarak AKP görünüyor. Halkçı, katılımcı demokratik belediyecilik anlayışı ile diğer partilerden farklı bir yönetim tarzı ortaya koyan Demokratik Güçbirliği ise çalışmalarını son hızla sürdürüyor.

Yoksullar ve zenginler "Mahşer olmuş sahn-i Kağıthane Dünya burdadır. Cennete dönmüş güzellerle temaşa bundadır." 17. yüzyılın ünlü şairlerinden Nefi, Kağıthane'ye duyduğu hayranlığı böyle mısralara dökmüştü. Ancak Kağıthane şimdilerde o ihtişamlı günlerinden çok uzakta. Açlık, işsizlik ve devlet baskısından kaçmış, yeni ve güzel bir hayat kurmak isteyenlerin sığındığı Kağıthane, Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli ve Eyüp'e komşu. Ancak komşusu olduğu ilçeler kadar şanslı değil. Çünkü altyapısının tamamlandığı, sosyal ve kültürel alanlarının olduğu ve sağlık hizmetlerinden yararlandığı söylenemez. Yolu olmayan, dere yatağına yapılmış derme çatma evlerin yanı başına kurulmuş ve altı bin kişiyi barındıran modern Başak Konutları ile de dikkat çeken Kağıthane, Türkiye'nin içinde bulunduğu sınıfsal uçurumu da gözler önüne seriyor. İstanbul'un göbeğinde olmasına rağmen gecekondu yapısından kutulup modern bir ilçe görünümü alamayan Kağıthane, 19 mahallesi ve 500 bine yaklaşan nüfusu olmasına rağmen bir devlet hastanesine bile sahip değil.

İşçi yoğunluklu bir ilçe Aynı zamanda bir işçi ilçesi olan Kağıthane'de başta İSKİ, Ege Kimya, Rabak Bakır işletmeleri olmak üzere Ayyıldız Tekstil, Rabak Tekstil, Koton, Şark Mensucat, Polisan Boya, Güllüoğlu, Beşler Sucuk, Çoşkun Sucuk gibi fabrikalar bulunuyor.

Saadet'in son kalesi düşüyor Türkiye'nin hemen hemen her yerinden göç alan ve bu kadar farklı kimliği bir arada barındıran Kağıthane yerel seçimlerin yaklaşması nedeniyle ilginç çekişmelere sahne oluyor. Bütün partilerden küçümsenmeyecek bir oy tabanı bulmanın mümkün olduğu Kağıthane'nin 13 yıllık Saadet Partili Belediye Başkanı Arif Calban'ı zorlu bir seçim bekliyor. Çünkü halk, Calban'ın üç dönemdir yönetimde olmasına rağmen sorunları çözememesinden yakınıyor. Üç dönem üst üste Calban'a oy verenler "Artık oy yok" derken Saadet Partisi İstanbul'daki kalesi olarak gördüğü Kağıthane için son ana kadar savaşmaya yeminli. Bunun için Saadet Partililer, saat, anahtarlık, kalem, rozeten oluşan hediye paketlerini halka dağıtırken insanlara iş vaadinde bulunmaktan da geri durmuyorlar. Kömür, erzak dağıtımı ise cabası. Başta Saadet olmak üzere bütün partilerin tabanlarından oy almaya çalışan AKP de benzer yöntemlere başvuruyor.

AKP iddialı Afiş ve buroşürlerle de belediye başkan adayları birbirleriyle yarışıyor ve sloganlarla birbirlerine cevap veriyorlar. AKP'nin adayı Fazlı Kılıç, kendi resminin bulunduğu afişler aracılığı ile seçmene "Kağıthane için aşkla yola çıktık" derken, Arif Calban da aynı yöntemle Kağıthane'nin başkanı var" yanıtını veriyor. CHP'li Cafer Dursun'a ise tanınan ve sevilen bir kişi olmasına rağmen fazla şans verilmiyor. DSP'nin adayı olan Nihat Bulut'a ise kazanması noktasında hiç şans tanınmıyor. Yerel seçimlerde şans tanınmayan diğer partiler ise MHP, Genç Parti, DYP ve ANAP. Kağıthane'nin tek kadın belediye başkan adayı ise Demokratik Gürbirliği'nin Emeğin Partisi çatısı altında seçime girecek olan adayı Sevda Çetinkaya. "Amacımız, Kağıthanelilerin refah ve mutluluk içinde yaşayabildikleri, belediyenin olanaklarından kardeşçe ve demokratik olarak yararlanabildikleri, halkçı bir yerel yönetimdir" diyen Çetinkaya'yı diğer adaylardan farklı kılan bir diğer özelliği ise özelleştirme karşıtı bir programa sahip olması.

www.evrensel.net