04 Ekim 2011 11:38

Bu tasarıyla hepimizi 'terörist' ilan edebilirler

Hükümetin ‘toplum içinde muhbirliği’ teşvik etmek üzere hazırladığı ‘İhbar et-parayı al’ projesine tepkiler sürerken, dün gece Hayat Televizyonunda yayınlanan Gece Vardiyası programında Meltem Akyol’un sorularını yanıtlayan Sosyolog Prof. Dr. Havva Neşe Özgen önemli açıklamalar yaptı. Hüküm

Bu tasarıyla hepimizi 'terörist' ilan edebilirler
Paylaş

‘TASARI İHBARCILIĞI MEŞRULAŞTIRIR’

Bu tasarıyla egemen tarafından suç olarak nitelenen durumun ortadan kalkmayacağını, sadece ihbar etmenin ve bunun karşılığında devlet tarafından ödüllendirilmenin meşrulaşmasının sağlanacağını söyleyen Özgen, “Burada ihbar edilen suçlu olarak ilan edilerek üzerine gidilecek bir gruptur. İktidar hangi grubun üzerine gidileceğini seçer ve ihbar mekanizmasını meşrulaştırarak daha bu grup üzerinden daha geniş bir toplum yapısını denetimi altına alır. Bu durumda, insanların birbirlerine güvenleri kaybolur. Bütün ülke bir kamp halini alır ve paranoyaklaşır. Ama dahası sadece birbirimizden korkmakla kalmayız. Egemenden daha çok korkmaya başlarız. Çünkü suçun ne olduğu sadece iktidar tarafından tanımlanıyorsa herkes her an suçlu olabilir” dedi.

İhbarcılık gibi bir durumun meşrulaşması için uygun bir gerekçe yaratılması gerektiğini belirten Özgen şöyle konuştu; “Türkiye’de de mevcut olan durum Kürtlere karşı yaratılmakta olan yeni şiddet dalgası. Özellikle kamusal alanda sokaktaki insanın etnik milliyetçiliğinin aşırı derecede körüklenmesi, Kürtlerin son dönemlerde giderek artan biçimde ‘katil’ olarak toptan suçlanması bu olağanüstü durum için, bu kamp hali için uygun bir gerekçe yaratıyor. Ama şöyle de bir şey var tabi. Bir kez uygun gerekçe yaratacak bir kurban grubu seçildikten sonra, bundan zarar görecek olan bütün bir toplumsal yapı olacaktır.” Bu yasayla birlikte herkesin birbirini ihbar etmeyebileceğini belirten Özgen, “Ama asıl mesele bunun meşrulaşmış olmasıdır. Yani şunu bilirsiniz; ‘Karşımdaki beni her an herhangi bir şeyle suçlayabilir.’ İhbarcılık mekanizmasında yasa askıya alınır. Herhangi bir gruba karşı yasanın askıya alınabileceğinin meşru kılınması, bunun insanların gözünde de ahlaken meşrulaştırılmasıdır” dedi.

‘HİTLER ALMANYASI GİBİ...’

“Bu Hitler Almanyasının savaş dönemine benziyor” diyen Özgen, “Hitler, yasayı, yasamayı, anayasayı ve Meclisi askıya aldı. Ve ondan sonra da istisna halini meşrulaştırarak bütün toplumu bununla yönetti. Tam da bu döneme benziyor. Yani şu anda kullanılamaz bir anayasayla karşı karşıyayız. Meclis’in meşruluğunu tamamiyle zedeleyecek bir müsteşar sistemi, yeni bakan müsteşarlıkları ortaya çıkarıldı ve kanun hükmünde kararnameler aracılığıyla durum yürütülüyor. Tam olarak bir istisna halinin içerisine girmek üzereyiz diye düşünüyorum” dedi.  

‘OTOKRATİK DEVLETE DOĞRU’

Özgen sözlerini şöyle sürdürdü; “Herkesin herkesi ihbar etmeyeceğini öngörebiliriz. Fakat herkesin, her durumda her an ihbar edilebileceğinin meşrulaşması, bunun ahlaken ve yasa olarak meşrulaşması toplumsal olarak çok ciddi streslere, sürtüşmelere neden olur. Ve bu sürtüşmeleri idare edebilecek bir yürütme partisi gerekir. Yani otokratik bir liberalizm gerekir. Ki bu otokratik liberalizme doğru, otokratik devlet modeline doğru gidiyoruz. İhbarcılık böyle bir yasayla bir kez meşrulaşınca süreklileşir. Bu süreklilik hepimiz içindir. Bu tasarıyla hepimiz terörist ilan ediliriz. Buna karşı çıkmalıyız” dedi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Öcalan'a görüşe yine engel

SONRAKİ HABER

Meclis’e gönderilen 25 fezlekenin 24’ü HDP’li vekillere ait

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa