Umutsuz hayvanların SIĞINAĞI

Sovyetler Birliği dağılınca, devlet desteği bitti, bir çok sirk şu anda ayakta kalmaya uğraşıyor. Bazıları çoktan kapandı... Peki ne oldu o değerli hayvanlara?

Dağılmadan önce Sovyetler Birliği, dünyaca ünlü sirklere evsahipliği yapardı. Cambazlar kadar, terbiye edilmiş yırtıcı hayvanların gösterileri büyük ilgi toplardı. Sovyetler Birliği dağılınca, devlet desteği bitti, birçok sirk şu anda ayakta kalmaya uğraşıyor. Bazıları çoktan kapandı... Peki ne oldu o değerli hayvanlara? Görünüşe göre bazıları Ukrayna'nın güneyindeki bir özel hayvanat bahçesine sığınmış. Karadeniz sahilindeki sayfiye şehri Yalta'dan hayvanat bahçesine gitmek, kıvrımlı dağ yolundan 10 dakika alıyor. Dik bir yamacın üzerindeki tesisin girişinde kafesler yukarı doğru sıralanıyor. En tepede, bir sürü, küçük, çitle çevrili alanlar var. Şubat güneşinde çevrede iki kanguru dolaşıyor. Uzaktaki dağların üzerinde hala kar var. İdam mahkumu üç kaplanı, bu hayvanat bahçesinin sahibi Olge Zubkov kurtarmış. Sovyet donanmasında subay eğitimi almış Oleg, Ukrayna'da yaşarken, ülke bağımsızlığına kavuşunca, kazak satan bir şirket kurmuş. Zubkov ailesi, bu hayvanat bahçesini alıp, yürütebilmek için her şeylerini satmış. Kafesin içindeki tedirgin bir maymunu, "John, uslu dur çocuğum" diye teskin etmeye çalışıyor. John bir kutudan dışarı doğru tırmanıyor. Kutu, oyuncak bebeklerin süslü evleri gibi boyanmış. Maymun, tedavi görmüş bir alkolik. Bölgedeki bir lokantanın maskotuymuş. Müşterileri eğlendirsin diye, votka, bira gibi içkilere alıştırmışlar orada. Yalta'daki hayvanat bahçesinde 500'den fazla hayvan var. Bazıları satın alınmış, ama birçoğu, kurtarılmış. "Sovyetler Birliği'nin sonu gelince, birçok sirk ve hayvanat bahçesi sıkıntı çekti" diyor Oleg. Hükümetin para kaynaklarını kesmesi üzerine hayvanları besleyemeyecek duruma geldiklerini anlatıyor. Goşa adlı deve, Kırım'da bir plajda dolaşırken bulunmuş. Bağlı olduğu sirkin sahibi iflas etmiş. Goşa şimdi domuzlara ve iki lamaya bakan, kendine ait küçük arsada yaşıyor. Aslanlar, leoparlar ve kaplanlar, bakımı en pahalı olanlar. Beslenmeleri, günde 250 dolara mal oluyor.

Mali desteği yok Ukrayna'da ortalama maaş 100 dolar. Oleg'in mali bir desteği yok. Bilet satışlarından elde ettiği gelirle tesisi yürütüyor. Ziyaretçilerin, hayvanların beslenmesi için bağışta bulunmaları da isteniyor. Girişte, "büyük kedilere vermeleri için" tavuk budu satılıyor. Nataşa Diştovanaya, sekiz kişilik personelden biri. Avrupa'da bu ölçekte bir hayvanat bahçesinde 50 kişi çalışır. Zor bir iş olduğunu itiraf ediyor. Sirklerde, lokantalarda, sahiplerinin zalimce muamele ettiği hayvanların kötü alışkanlıklarını gidermenin zor olduğunu anlatıyor. İdam mahkumu kaplanlardan Raj, pençeleri arasındaki kırmızı et kütleleriyle meşgul. Oleg kafesin içine adım atar atmaz, bir ayağını kaptırıyor. Raj, pençesine geçirdiği ayağı ağzına götürmeye çalışıyor. Oleg kurtulmaya çalışıyor. Yaralanmadı, hayatını kurtardığı hayvanın şimdi kendisine saldırmasına kızgın da değil. "Bu hayvanları koruma yükümlülüğüm var, Raj sadece aç" diyor. Oleg, hayvanat bahçesini Avrupa standartlarına ulaştırmak için çok şey yapılması gerektiğini kabul ediyor. Kademeli olarak, küçük tel kafesleri devreden çıkarıp, çitlerle çevrili sahaları kullanıyor. Hayvanların böyle tutsak yaşaması, birçoklarını kızdırır. Ama en azından burada, bu sığınak olmasa, hayvanların çoğu ölecekti.

(*)BBC Kiev Muhabiri

www.evrensel.net