Bir ömürdür beklenen 10 SANİYE

Bir ömürdür beklenen 10 SANİYE

Pop Star'la başlayan "yetenek avcılığı" hızla tüm ülkeyi sardı. Pop Star'ın elemeleri, yarışmacıları, jürisi milli meselemiz oldu.

Pop Star'la başlayan "yetenek avcılığı" hızla tüm ülkeyi sardı. Pop Star'ın elemeleri, yarışmacıları, jürisi milli meselemiz oldu. Histeri, cinayet, şefkat, aşk... Her şey bu programdaydı. Programın "başarısı" kısa sürede tüm medya kuruluşlarının iştahını kabarttı. Önümüzdeki günlerde hemen her kanalda benzeri yapımlar yayınlanacak. Bu günlerde de yurt çapında bu yarışmalara katılacak adayların seçimleri yapılıyor.

Pop Star ışığı Bu tip yarışmaların bir kısmı; "Pop Star" furyasının devamı şeklinde bir kompozisyonla sunulacak. Bu yapımlarda ulu jüriler yine "Sahne duruşu", "Pop star ışığı" gibi ne ifade ettiği belirsiz, aslında kimsenin de ilgilenmediği kavramları kalkan olarak kullanarak, adayları 'aşağılayacaklar'. Jüri, adayların geçmişlerininin bu elit zümrenin (Pop Star) arasına girmelerine engel olup olmadığını anlamak için olmadık sorular soracak, yaşanmamış olaylardan senaryolar kurup aylarca beynimize işleyecek. Sefalet, umutsuzluk, eğitimsizlik, baskı, ihanet ve benzeri bir çok etkenin harmanlamasıyla oluşturulmuş ulusal kişiliğimizi taşıyan adaylar da üzerlerine kusulan bu kompleksleri, pop star duruşları gereği, tevazuyu elden bırakmadan artı puana çevirmeye çalışacaklar. Jüriyi en çok tatmin eden ise ödül olarak kendi yaşamından kurtulacak. O, hayatta en çok ağırlığını duyduğu şeyden, yazgısından kurtulacak. Bu kurtuluşu sağlayan en önemli özelliği ise nereden ve nasıl edindiğini tam olarak hatırlayamasa da sahip olduğu "sahne duruşu" ve "pop star ışığı" olacak. Eğer bu özellikleri kendisini terketmezse, yıllar sonra o da yarışmalarda jüri olacak, yeni adayları şöyle bir süzüp hadlerini bildirecek.

Keşfedilmeyenler için son 10 saniye "Yetenek avcıları" bir diğer tuzağı ise "yıllardır keşfedilememiş oyuncuları" bulmak için kurdu. Yıllardır keşfedilemeyen bu oyuncuları il il gezip arayacak ve her adaya tam 10 saniye verip "işte yıllardır beklediğin an geldi, alık alık bakma da göster hünerini" diyecekler. O "oyuncular" ki yıllardır bırakın keşfedilmeyi, sürekli normal insanlarla karıştırıldığı için, garsonluk, işçilik, çiftçilik, boyacılık gibi işler yapmak zorunda kalmışlardır. Kimisinin en yakını olan kocası bile onu anlayamamış, sıradan bir ev kadını sanarak dövüp sövmüş, kimisinin öz babası tecavüz etmiş, kimisi patronu tarafından dövülmüştür. Onlar yarı aç yarı tok geçirdikleri yıllar boyunca her türlü eziyeti yaşamaya mahkum edilmişlerdir. İşte bu gün; hepsine son demenin zamanı geldi. En sonunda gerçek kimlikler sahiplerini bulacak. Peki buna kim aracı olacak? Tabii ki medya ve insan sarrafı, büyük oyuncu Nurseli İdiz'in ekibi.

1 milyona kahve Yer Topkapı Eresin Oteli. Jüri hazır ve az sonra "Türkiye'nin Starları" yarışmasının İstanbul elemeleri başlayacak. Tüm "keşfedilmemişler" dışarıda, otelin önünde beklemekte. Adaylar sokakta çok uzun bir kuyruk oluşturmuş. Cinsiyetleri, yaşları, meslekleri, eğitimleriyle çok geniş bir yelpaze oluşturuyorlar. Hatay, Van, Balıkesir, Aydın, Ordu her yerden gelmişler. Kimisi 7 yıldır işsiz, kimisi üniversite öğrencisi, kimisi çiftçi, kimisi garson hepsi burada toplanmış. Kendilerine verilecek 10 saniyeyi bir ömürdür bekliyorlar. Onlara, bugün, lüks otelin önünde geçirdikleri uzun saatler çerez gibi geliyor. Şanslarına kar da yağmıyor, sadece hava soğuk. Olsun onu da düşünmüş organizatörler bir milyondan kahve satışı yapılıyor otopark kapısının önünde.

Aslan payı Keşfedilmemişler 20'şer 20'şer içeri gönderiliyor. Özel güvenlik sayıyor birer birer "...19, 20 tamam sen bekle." Artık otelin bahçesindeler. Kurtuluşa adım adım ilerliyorlar. Şu iki polis otosunu geçince, otopark kapısından girecekler, 50 metre arabaların arasında yürüdükten sonra bir masa. Evrak kontrolü ve işte oda kapısı açılıyor. 10 saniye başladı, "Bayıl, gül, ağla, kahkaha at tamam çıkabilirsin". Kendilerini tekrar dışarıda buluyorlar. Çıkanların hepsi şansının yüksek olduğuna inanıyor ve anlatıyorlar: "Tamam abi, tam ben bayılırken baktım kadın işaret koydu kağıda oldu bu iş", "Evet süperdim, gülmeme gerek kalmadı hep gözümün içine bakıyordu", "Zaten ben bir kere daha çıktım Televole'ye, 18 Haziran 2002'de bir kahkaha attım, aynen televizyondaydım". Onların bir kaçı hariç hepsi kaybedecek. Kazanan ise gerçekten neyle ne kadar süre için ödüllendirilir kestirebilmek çok güç. Ama avcılar tüm iyi niyetlerine rağmen yine de aslan payını almak zorunda kalacaklar.

www.evrensel.net