Tüzel’den acılı aileye ziyaret

Tüzel’den acılı aileye ziyaret

Sanayi şehri OSTİM’de 20 kişinin ölümü ile sonuçlanan 2 iş yeri patlamasının olması bir yandan denetim eksikliklerini gözler önüne sererken, diğer yandan da acılı ailelerin yüreklerini hâlâ acıtıyor. İkinci patlamada hayatını kaybeden makine mühendisi Dilek Gürer’in ailesine dün taziye ziyaretinde bu

EMEP Genel Başkanı Tüzel, Mecliste görüşülen torba yasa ile OSTİM’deki kayıt dışı, güvencesiz ve esnek çalışma koşullarının giderek yaygınlaştırılmak istendiğinin altını çizdi.  “Sizin ocağınıza ateş düştü. 20 insanın bir çırpıda hayatını kaybetmesi yürek burkucu. Torba yasa Meclisten geçerse işçi ve emekçileri çok daha kötü koşullar bekliyor” diyen Tüzel, bu yasaya karşı topyekün bir direniş gösterilmesi gerektiğini söyledi.  Davutpaşa’da yaşanan patlamaların ardından sorumluların yaptıklarıyla kaldığını belirten Tüzel, işçi aileleri başta olmak üzere, sendikalar ve tüm emek güçlerinin olayın peşini bırakmamasının önemli olduğunu vurguladı. Tüzel, iş cinayetlerinin sorumlusunun sadece iş yeri sahipleri olmadığını belirterek, asıl sorumluluğun hükümet ve bakanlıklarda olduğunu ifade etti.

‘İNSAN BAŞINA GELMEDEN ANLAMIYOR’

Acılı anne Nevruz Gürer de, olaya ilişkin yaşadığı acıyı anlattı. “Akşam 7’de konuştum kızımla. ‘Tez gel’ dedim. Yarım saat sonra kızım öldü. O benim her şeyimdi” diyerek yaşadıklarını anlatan anne Gürer, sık sık kızının fotoğrafına bakıp ağladığını dile getirdi. Ağabey Nihat Gürer de, Türkiye’de insan hayatın ucuz olmasının üzücü olduğunu belirterek, konuya ilişkin kamuoyu oluşturmak gerektiğini ifade etti. Gürer, “Başbakan Erdoğan 3 çocuk yapın diyor. Bunlar ucuz iş gücü olacak” dedi.  Dilek Gürer’in kardeşi Cihat Gürer ise, “İnsan başına gelmeden anlamıyor. Bu denetimler çok önemli. Biz de başımıza gelince anladık” dedi.

‘ARTIK İŞ MÜFETTİŞİ BİLE YOK’

EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara İl Başkanı Selma Gürkan da, ikinci patlamanın olduğu yeri ziyaret ettiklerinde patlamanın boyutunun çok büyük olduğunu gözlemledikleri ifade etti. Gürkan, olayın planlı bir iş cinayeti gibi olduğunu belirtti. Çalışma Bakanı Ömer Dinçer’in “Teknolojik olarak biz ne kadar önlem alsak da, işçiler kendi güvenliğini sağlamalıdır” sözlerini eleştiren Gürkan, bu kazaların sorumluluğunun dahi işçilerin üzerine yıkılmaya çalışıldığını söyledi.  EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu da, kendisi çalışırken en azından iş yerlerine iş müfettişlerinin geldiğini, artık bu denetimlerin bile ortadan kalktığını anlattı. (Ankara/EVRENSEL)


Her yer Tuzla oluyor

TUZLA İşçi Kurultayı Komitesi OSTİM’de yaşanan iş cinayetlerini. son bulması, sorumlularının yargılanması için Tuzla tersanelerinde bildiri dağıtımı yaptı. Sabah erken saatlerde Aydınlı tren istasyonunda bir araya gelen işçiler, OSTİM’de, Tuzla’da Antalya’da, Maraş’ta yaşanan ölümlere karşı işçileri ortak mücadeleye ve 13 Martta yapılacak Anadolu yakası işçi kurultayına çağırdılar. 150 ölümün yaşandığı Tuzla tersanelerinde alınmayan iş güvenlik tedbirleri nedeniyle patlamalar, elektrik çarpmaları, halat kopması, sac düşmesi gibi bir çok nedenden dolayı iş cinayetlerine bir çok işçinin kurban gittiğini anlatan işçiler, şimdiler de Türkiye’nin her yerinin Tuzla olmaya başladığına dikkat çektiler. Bunun başlıca sebebinin hükümetin uyguladığı politikalar olduğuna değinen işçiler, taşeronlaşmanın yasaklanması iş güvenliği ve iş sağlığının güvenceye alınması, işten atmaların yasaklanması, ücretlerin artırılması ve çalışma saatlerinin düşürülmesi talebiyle başta tersane işçileri olarak tüm diğer işçilerle birleşerek mücadele edeceklerini duyurdular. 13 Martta Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezinde yapılacak Anadolu Yakası işçi konferansının söz konusu mücadelenin önemli bir ayağını oluşturacağını dile getiren kurultay komitesi üyeleri, Tuzla’daki tüm emekçileri kurultaya davet etti. (Tuzla/EVRENSEL)

www.evrensel.net