Hacıdimitriadis’in Aşkale Günlüğü

Hacıdimitriadis’in Aşkale Günlüğü

Bahar ÇelikGEÇTİĞİMİZ hafta Cumhuriyet tarihinin utanç günlerinden biri olan 6-7 Eylül Olayları’nın 56. yılıydı. Aslen Rumlar’a karşı başlatılmış görülen olaylar aslında Türkiye’deki tüm azınlıkları hedefine koymaktaydı.  Dilek Güven, 6-7 Eylül Olayları ve Failleri isimli makalesinde b

Bahar Çelik

GEÇTİĞİMİZ hafta Cumhuriyet tarihinin utanç günlerinden biri olan 6-7 Eylül Olayları’nın 56. yılıydı. Aslen Rumlar’a karşı başlatılmış görülen olaylar aslında Türkiye’deki tüm azınlıkları hedefine koymaktaydı.  Dilek Güven, 6-7 Eylül Olayları ve Failleri isimli makalesinde bu durumu şöyle açıklar; 6-7 Eylül Olayları’nın sadece Kıbrıs’la ilgili olarak Rumlara yapılmış bir misilleme olmadığının bir göstergesi, olaylar sırasında tahrip edilen işyerlerinin sadece % 59’u Rumlara aitken, geri kalan % 17’nin Ermenilere, % 12’nin Yahudilere ait olması, hatta dönmelere ve Müslüman olmuş Beyaz Ruslara ait mekanların bile saldırıya maruz kalmasıdır.

Uygulanan Türkleştirme politikaları sonucunda azınlıkların başına gelen bu olayların ne ilk ne de son olmadığını biliyoruz. 1942’de çıkarılan ve 1943’te uygulanmaya başlayan Varlık Vergisi sonucunda binlerce gayrımüslim mal varlığını elden çıkarmış, pek çoğu yapılan adaletsiz uygulamalar karşısında rejime karşı güvenlerini kaybedip ülke dışına göç etmişti.

Ayhan Aktar’ın ağustos ayında İletişim Yayınları’ndan basılan Yorgo Hacıdimitriadis’in Aşkale Günlüğü isimli kitabı üzerinden geçen 69 yıla rağmen halen hesaplaşılmamış Varlık Vergisi utancına dair bir tanıklığı anlatıyor. 1883 Niğde doğumlu Yorgo Hacıdimitriadis, İstanbul’da ticaret yapan binlerce Rum’dan biridir. “1942 yılında un ticareti ile uğraşan Yorgo Hacıdimitriadis’e işinden ve sahip olduğu gayri menkullerden dolayı, kendi ifadesine göre, toplam 138.000 liralık vergi tahakkuk edilir. Vergi borcunun sadece 5.590 lirasını ödeyebilen Yorgo Hacıdimitriadis 5. kafile ile Erzurum’a yollanır.”  Gönderildiği çalışma kampında yaşadıklarını günlüğüne aktarır. Ayhan Aktar, Hacıdimitriadis’in torunu Niki Stavridi ile 2005 yılında Atina’da verdiği bir konferans sırasında karşılaşması ile günlükten haberdar olur. Varlık Vergisi mükelleflerinin yaşadıklarını oldukça detaylı bir biçimde anlatan günlüğü yayınlamak için torunundan izin alır. Günlük ayrıca Yunanca olarak 2010 yılında Yunanistan’da da basılır.

Kitapta Yorgo Hacıdimitriadis’in günlüğünün yanı sıra başka makale ve yazılar da yer almakta. Ayhan Aktar’ın Varlık Vergisi Yeniden.. isimli makalesi ile Varlık Vergisi uygulamalarını eleştiren eski İstanbul Defterdarı Faik Ökte’nin ‘Vur Fakat Dinle’ isimli cevap yazısı bunlardan bir kaçı. Kitapta ayrıca 1935-1955 yılları arasında yapılan resmi nüfus sayımlarına göre İstanbul Nüfusunda Gayrimüslimler’e ilişkin bir döküm ve Varlık Vergisi Mükelleflerinin listesi bulunuyor.

UYGULAMADAKİ ÇİFTE STANDARTLAR

Ayhan Aktar’ın kitapta aktardığına göre Azınlık temsilcileri, Varlık Vergisi Kanunu’nun hazırlıklarından haberdar olduklarından Başbakan’a ne kadar vergi toplamayı düşündüğünü sorarlar. Ve belirtilen rakamı kendi aralarında toplayabileceklerini belirtirler. Ancak Saraçoğlu’nun yanıtı; Biz bu teklifi nasıl kabul ederiz? Biz (çağdaş bir) devletiz olur. Fakat yabancı diplomatlardan gelen baskılara Saraçoğlu tıpkı bir Tanzimat paşası gibi boyun eğer; Nazi Almanyası vatandaşı olan mükelleflerin vergisinde sadece % 23’ük  indirim yapılırken, İngiliz vatandaşlarının ödeyecekleri vergide %56’lık bir indirim yapılması ve ilginç bir biçimde Amerikalardan hiç vergi alınmamış olması... Varlık Vergisi uygulanmasında ki adaletsizliğin çarpıcı bir örneğidir.

ÖDENECEK VERGİNİN TESPİTİ

Kimden ne kadar vergi alınacağını belirleyen ölçütlere bakınca bu konuda da adaletli bir yol izlenmediğini görüyoruz. “Zor şartlarda çalışan estimatörler vergi dairesi şubelerindeki memurlarla konuşuyor, kendilerini belli etmeden vergilendirecekleri insanların dükkanlarının önünden geçiyor son derece tutarsız olan kazanç vergisi beyannameleri etki olunuyor, fakat son karar, Ökte’nin deyimi ile, ‘estimatörlerin dayandığı biricik zengin hazine (olan) kendi karihaları (hayalgüçleri)’ tarafından belirleniyordu.”

Vergi mükelleflerine uygulanan adaletsizlikler karşısında maliye müfettişleri İhsan Arat ve Ekrem Türkay görevlerinden istifa ederler. O dönem İstanbul Defterdarı olan Faik Ökte ise Demoktrat Parti iktidara geldiğinde Varlık Vergisi uygulamalarını eleştiren bir kitap kaleme alır.

Yorgo Hacıdimitriadis’in Aşkale Günlüğü, içerisinde bir günlüğün yer almasının yanı sıra, konu ile ilgili makale, röportaj ve istatistiksel bilgilerin yer aldığı bir araştırma ve inceleme çalışması. Akademisyen kimliği ile titizlikle hazırlanmış bir çalışma olmasına rağmen son derece akıcı. Bu elbette Ayhan Aktar’ın başarısı.
Ayhan Aktar’ın çalışması, 69 yıl sonra hala Varlık Vergisi uygulamasını savunanlara karşı umut verici bir çalışma ve başucu kitabı olarak tarihin raflarında yerini alacak.
[email protected]

Ayhan Aktar, Yorgo Hacıdimitriadis’in Aşkale-Erzurum Günlüğü (1943), İletişim Yayınları, Ağustos 2011, 325s

www.evrensel.net