Nasıl bir enerji? Nasıl bir tartışma

Nasıl bir enerji? Nasıl bir tartışma

‘Enerji politikaları’ ülkeler için her zaman hayati öneme sahip bir konu olmuştur. Bir ülkenin kullanmak zorunda olduğu enerjiyi hangi yolla üreteceği ve tüketimini nasıl planlayacağı ekonomisinin durumunu da doğrudan etkiler. Bu konu böyle ele alındığında hep bilim insanlarının, bürokratların ve teknokratların üzerine

Yahya Kaya


Tüm bu saydıklarımız kurulması gündemi olan bölgelerde halkın tepkisi ve direnişi ile karşılaştı. Çünkü insanlar sağlıklarının, doğanın ve geleceklerinin tehdit altında olduğu düşüncesindeler. Böylesine gündem olmuş bir meselenin üniversite gibi bir bilim ortamında da kamu yararı gözeten mühendisler ve enerji politikalarının mağduru halkın yöresel platformlarının da katılımıyla tartışılması bir ihtiyaç halini aldı. Çünkü tartışmalar kafa karışıklığı yaratmaya gayet müsait. Bir tarafta iktidar ve sermaye çevrelerinin ‘enerji de mi üretmeyeceğiz, dışa bağımlılığı mı kalalım vs’ gibi argümanlar ve bunları desteklemek için ileri sürdüğü ‘bilimsel’ veriler, öte tarafta salt bir çevreci yaklaşıma dayanan ve neredeyse enerji üretim sistemlerine tümden karşı duran, karşı tarafın ileri sürdüğü verileri çürütmekten uzak olan karşı duruş hareketleri. Gerçekten cevaplanması gereken sorular var. HES’lere tamamen mi karşı durulmalı yoksa mevcut haliyle yapılacak HES’ler  mi eleştirilmeli? Enerji politikaları özelleştirme politikalarından bağımsız düşünülebilir mi? Kontrollü nükleer ve termik enerji mümkün mü? Enerji sistemlerinin doğayı tehdit etmesinin yanında, birçok alanda daha sıkıntı yaratacağı göz ardı edilebilir mi? Temiz ve bağımsız enerjiyi nasıl üreteceğiz, alternatiflerimiz neler?.. İşte bu soruların ve daha fazlasının yanıtlarını aramak için TMMOB’ye bağlı odaların gençlik komisyonları bir araya gelerek ‘Türkiye’de Enerji Politikaları’ başlıklı bir sempozyum düzenliyor. Kendi sorunlarını ülke sorunlarından bağımsız düşünmeyen ve bir araya geldiklerinde daha da güçlü olacaklarının bilinciyle hareket eden oda gençlik komisyonları birlikteliklerini daha da güçlendirip büyütmenin kararlılığındalar.

Uğur AKDOĞAN / Eskişehir Makine Mühendisleri Odası Öğrenci Komisyonu Temsilcisi

Enerjinin, insan yaşamı ve üretim için en önemli bileşen olduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla enerji politikaları bir ülkenin ekonomisine doğrudan etki eden en önemli faktörlerden. Tabi ekonomiye birinci elden katkısı olan bir konuda özel şirketlerin ve bazı yapılanmaların bundan rant sağlamak istemeleri kaçınılmaz. Bu da enerjinin sermayeleşmesi gibi bir sorun oluşturuyor. Ülkemizin enerji yanlış politikalarının temel sebeplerinden biri de bu. Artık bu yanlışların tüm kamuoyu farkında, bu nedenle mühendislik öğrencilerini bu konuda bilinçlendirmek adına ‘Türkiye’de Enerji Politikaları’ konulu bir etkinlik düzenliyoruz. Etkinlikteki konu başlıklarına bakıldığında farklı mühendislik disiplinlerinden konuları kapsadığı görülüyor. Ancak enerji politikalarının bütününün ele alınması bize tablonun tamamını görmek anlamında iyi bir bakış açısı sağlıyor. Özellikle enerji gibi hassas ve ülkenin gündeminde olan bir konuyu bazı yönleriyle değil de tüm bileşenleriyle incelemek çok önemli. Enerjinin üretim sürecine olan etkisi de tüm mühendislik dallarını etkilediğinden enerji konusunun tüm disiplinler tarafından incelenmesi ayrı bir öneme sahip. Yine enerji politikalarını incelerken genel bir bakış açısı gerektiği gibi mühendislik olarak incelemenin yanında çevreci, yerel platformların da görüşlerine yer vermek önemli. Mühendis toplum yararına bilim üretmesi gereken kişi olduğu için sahip olduğu teknik bilgi ile üretime katkıda bulunurken aynı zamanda da toplumun yararına olacak şekilde projeler oluşturması gerekir. Yani mühendisin toplumcu olması gerekir. Bu yüzden oluşturduğumuz bu formatta teknik alana eğilirken aynı zamanda da çevreci ve halkın yararını gözetecek bir bakış açısı yakalamaya çalıştık. Bunun yanında, her konuda olduğu gibi enerji konusunda da üniversitede aldığımız eğitimin yeterli olmadığı su götürmez bir gerçek. Oda öğrenci komisyonları olarak bir araya gelerek hem üniversitelerdeki mühendislik eğitiminde üzerinden atlanan kısımlara değinmeye çalışıyoruz, hem de öğrenci sorunlarına eğilmeyi hedefliyoruz. Daha öncesinde de oda öğrenci komisyonları olarak bir araya gelme çabamız vardı, hatta birkaç ufak etkinlik de yaptık. Ama geleceğe yönelik daha nitelikli planlarımız var, ortak periyodik toplantılar yapmaya başladık. Takvimsel olarak 8 Mart ve 1 Mayıs’ı gündemimize aldık bile…

Said DİDİN/Eskişehir Mimarlar Odası Öğrenci-Gençlik Komisyonu Temsilcisi

Enerji verimliliği ve bu konudaki çalışmalar Türkiye’de maalesef  halen daha tam anlamıyla yer edinememiştir. Her ne kadar kimi yönetmelik ve zorunluluklar konulmaktaysa da bu konu hakkında hem üniversite öğretim görevlileri, hem çalışan mimarlar, mühendisler ve işverenler, hem de yeni aday öğrenciler bakımından yeterli bilinç oluşturulamamıştır. Bizler de bu bilinçlenmeye katkıda bulunmak isteğiyle ‘Türkiye’de enerji politikaları’’nı tartışmaya açmak istedik. Amaç enerjinin politik ve uygulama olarak verimli kullanılabilirliğine dair bir bilgilendirme yapabilmek. Mimarlar ve mimarlık öğrencileri olarak bizim enerji politikaları konusunda özel olarak ele aldığımız bir başlık da ekolojik binalar. Şu anda uygulanan sistemde enerji üretmek için enerji tüketmek zorundasınızdır. Mesela ısı enerjisi için şu anda kullanılan başlıca enerji kaynağı fosil yakıtlarıdır. Bu yakıtların da hem kirlilik hem de tüketim faktörü vardır. Ekolojik yapıların öngördüğü yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması, doğaya zarar vermeyen, kirlilik yaratmayan enerji kaynaklarının kullanılmasını sağlamaktır. Bu açıdan bakıldığında dalga, güneş ve rüzgâr enerjisi gibi enerji kaynaklarının kullanılması çevreci bir yaklaşımdır. Ayrıca sürdürülebilirlik de önemlidir. Yarını düşünen mühendisler ve mimarlar olarak bu konuda hassas davranmamız gerektiğini düşünmekteyim. Çevreye saygılı yapılar, minimum zarar veren şehirleşme gelecek için şarttır. Enerji  politikaları ana başlığını düşünecek olursak Türkiye’de uygulama olarak en çok karşılaştığımız ve bir çok tartışmaya neden olan HES’ler, termik ve nükleer santraller konusunda mimarlık öğrencilerinin yaklaşımları sözel bilgiden ileri gidememektedir. Bunda hem okulda alınan derslerin etkinliği hem de piyasada uygulanan sistemin etkinliği kıyaslanmalı ve sorgulanmalıdır. Ayrıca ekonomik girdi düşüncesinin hat safhada olduğu, çevreye ve doğaya saygının olmadığı bir ortamda üretim yapmak da güç olmaktadır.

Anıl ASİL/ Genç-İMO Merkez Konsey Üyesi

Türkiye’de yıllardan beri ne garip alışkanlıktır ki politikasızlık bir ‘’politika’’ haline gelmiş. Eğitim, ekonomi, enerji ve çevre politikaları hep anı kotarmak, gücü elinde bulunduranları daha da güçlü kılabilmek için araç haline getirilmiştir. Bu mevcut durum ülkenin geleceğinden kaygı duyması gereken üniversite öğrencilerinin gözünden kaçmamaktadır. 3. köprünün yerini helikopterle belirleyen, mesleki doğruları ve bilim insanlarının (mühendis, mimar, şehir plancıları vb…) görüşlerini hiçe sayarak hareket edenlere karşı örgütümüz TMMOB ‘nin enerji raporlarının, sempozyumlarının önemini bilerek mühendislik-mimarlık öğrencilerinin de enerji politikaları ve çevre konularını tartışabilmelerini, bilimi ve tekniği kullanırken toplum yararını gözetmenin amacı ile böyle bir etkinlik yapma ihtiyacı duyduk. Bu alanda meseleyi bütün olarak ele almanın ve bu değerlendirmeleri yaparken mesleki     doğruları göz ardı etmemenin gerekliliğine inanıyoruz! Eskişehir’de TMMOB’ye bağlı odaların öğrenci komisyonları olarak sorunlarımızın ortak olduğunu bilerek geçen yıllarda 2-3 etkinliği beraber gerçekleştirdik. Bunlardan bazıları; şenliklere alternatif müzik gruplarını çıkarmak, işsizlik ve güvencesiz çalışma ile ilgili panel,  ‘Üniversitelerde Özerklik ve YÖK!’ konulu panel… Bunlara ek olarak geçen yıl ilk kez mühendislik öğrencileri olarak kendi taleplerimizi dile getirmek için 1 Mayıs Dünya Emek ve Dayanışma gününde baretlerimiz ve T cetvellerimizle alanlardaydık. Gerçekleştireceğimiz ‘enerji politikaları sempozyumu’nun örgütlenmesi sürecinde de oda öğrenci komisyonları arası ilişkilerimiz daha da arttı. Daha etkin bir şekilde hareket edebileceğimizi düşünüyorum. Ayrıca geçtiğimiz günlerde genç-İMO öğrenci meclisini gerçekleştirdi ve orada da bir dizi kararlar aldık. Birliktelikleri genişletme adına kulüp, topluluk, TÖK vb. ile ortak hareket etme; hem mesleki alanda hem de özellikle öğrenci sorunları konusunda eylem ve etkinlilerde bu birlikteliğe öncülük etme gibi bir kararımız var. Eskişehir’de buna örnek olabilecek çalışmalar yapmaya başladık. Mecliste kurulan komisyonlar ve konseyimiz aracılığıyla bu tavrı tüm illere yayarak, koordineli bir şekilde daha güçlü tepkiler oluşturmaya çalışacağız.

www.evrensel.net