BDP kongresinin örtülen gerçekleri

BDP kongresinin örtülen gerçekleri

BDP’nin 2. Olağan Kongresi’ne dair birinci sayfalara taşınan başlıklarda, “BDP kardeşliği tüzüğünden çıkardı”, “Arda BDP’lileri ofsayta düşürdü”, “BDP’den Meclisi boykota devam” ifadeleri öne çıktı.BDP yöneticilerinin “Meclisten çekilmiş değiliz&rdqu

Cem Gurbetoğlu

BDP yöneticilerinin “Meclisten çekilmiş değiliz” biçimindeki ifadeleri, demokratik çözüm için dile getirdikleri somut öneriler ve Türkiye’nin diğer sorunlarına dair söylemleri, ideolojik bir örtünün altında bırakıldı.

BDP’liler, Kürt sorununun demokratik anayasal çözümüne ilişkin de temel ilkelerini açıkladılar. Kısa vadede önerilenler, seçim sisteminin demokratikleştirilmesi, tutuklu Kürt siyasetçilerin serbest bırakılması, düşündüğünü ifade etmeyi suç sayan yasaların değiştirilmesi/kaldırılması, Emek Demokrasi ve Özgürlük Blokunun yeni anayasa çalışmalarında taraf kabul edilmesi, hakikatleri araştırma komisyonu kurulması ve İmralı’yla müzakerelerin sağlıklı yürütülebilmesinin koşullarının sağlanması.

EMEKÇİ HAKLARI, KADIN, ÇEVRE

BDP’nin uzun vadeli çözüm ilkeleri ise, sadece Kürt sorununa ilişkin değil, Türkiye’nin diğer yakıcı sorunlarını da içeriyor (Emekçilerin hakları, kadın sorunu, çevrenin kâr uğruna talan edilmesi, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller). Üstelik BDP, bu sorunların anayasa eliyle çözülmesini öneriyor. Bunu birlikte başaracağı güçler olarak da Türkiye’nin emek ve demokrasi güçlerini, inançları, kültürleri yok sayılan toplumun diğer kesimlerini kendine müttefik olarak belirtiyor.

DEMİRTAŞ’TAN ÇAĞRI

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın konuşması da, bir kısmı hâlâ BDP’ye ve Kürt hareketine mesafeli tutum alan bu kesimlere bir çağrı niteliğindeydi. 12 Eylül 1980 darbesinin nihai hedefinin “Neoliberal ekonomik politikalara uygun, ekonomik açıdan uluslararası sermayeye teslim olmuş bir Türkiye yaratmak” olduğunu vurgulayan Demirtaş, geçmişte bu hedefe yönelik cuntacılar eliyle yürütülen politikaların bugün AKP eliyle kurumsallaştırıldığını söyledi. Demirtaş, darbenin bütün ekonomik ve politik hedeflerine ulaşıldığının, tek başarılamayanın Kürt sorununun şiddetle bastırılması olduğunun altını çizdi. Derin devletin eski kalıntıları bir yandan Ergenekon davasıyla temizlenirken, diğer yandan onların kirli yöntemlerinin yeni biçimlerle sürdürüldüğünü belirten Demirtaş, bütün bu gerçeklerin “AKP darbelerle hesaplaşıyor” iddiası ile örtbas edilmek istendiğine dikkat çekti.

HALKLARIN KARDEŞLİĞİ VURGUSU

Bugünün acil görevinin bu gerçekleri Türkiye kamuoyuna anlatmak olduğuna vurgu yapan Demirtaş, “Bugüne kadar ulaşamadığımız bütün toplumsal kesimlerle daha sağlıklı bir diyalog kurmalıyız. Çözüm önerilerimizi herkesin anlayabileceği bir şekilde ve içerikte anlatmak zorundayız. Bu konuda eksikliklerimiz olduğu aşikar” dedi. Demirtaş, seçim öncesi kurulan ve şimdi partileşme yolunda ilerleyen Emek Demokrasi ve Özgürlük Blokunun bu eksiklikleri aşmak için önemli bir adım olduğunu söyledi. “BDP kardeşliği tüzüğünden çıkardı” gibi yorumları öne çıkaran gazeteler, Demirtaş’ın, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Blokunu “Kürt ve Türk halklarının bir arada yaşayacaklarına dair stratejik bir karar.” diye tanımlamış olmasında ve “Bundan sonraki temel görevimiz bu birliğin sağlam bir temele oturması için mücadele etmek” sözlerinde haber değeri görmedi. (Ankara/EVRENSEL)


DEMİRTAŞ: BDP’NİN KARDEŞLİĞİ BIRAKMA GİBİ BİR AMACI YOK

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, parti tüzüğünden “(BDP) kardeşliğin temelinin tarihin derinliklerinde yattığını beyan eder” ibaresinin, medya organlarında “BDP kardeşliği bitirdi” biçiminde sunulmasına tepki gösterdi. Demirtaş, bir gazetecinin tüzükteki değişikliği anımsatarak “BDP kardeşliği bıraktı mı?” sorusu üzerine “Hayır, o konuda kesinlikle öyle bir tartışma yok. Suni bir tartışma olarak gündeme girmesini, bu şekilde tartışılmasını biz doğru bulmayız. BDP’nin öyle bir niyeti, öyle bir amacı da yok. Tüzüğümüzde birçok yerde benzer ifadeler vardır” dedi.

Demirtaş, “Bengi Yıldız’la ilgili bir ihraç kararı olduğu söyleniyor, doğru mu?” sorusuna da “Hayır arkadaşlar, bunların tamamı asparagas haberlerdir. Yeni yönetim, yeni disiplin kurulu bu konuyu değerlendirecektir. Eğer varsa uygun olması gereken bir yaptırım, yeni yönetim kararı alacaktır” yanıtını verdi. Bir gazetecinin “Kandil’e çağırılması gibi bir durum var mı?” “Bunu yazan gazeteci arkadaşı ben merak ediyorum. Kandil’le bağlantısı mı var, nereden öğreniyor, nereden uyduruyor bu haberi? Yok böyle bir şey” dedi. Yıldız’ın kongre salonuna neden gelmediğinin sorulması üzerine de Demirtaş, Yıldız’la görüştüklerini, kongre salonuna gelmemiş olmasının da Yıldız’ın kendi tercihi olduğunu söyledi. Demirtaş, “Hiçbir arkadaşımıza genel kurula gelmeyin diye bir telkinde bulunmayız. Dolayısıyla kendi kişisel tercihidir” diye konuştu. “Tüzüğe Kürdistan ifadesinin girmesi bekleniyordu, niye girmedi?” sorusu üzerine de Demirtaş, şunları kaydetti: “Arkadaşlar bizim dışımızda bir tüzük, amblem, isim tartışması yürüdü. Bu, bizim başlattığımız bir tartışma değildir. Yani basından arkadaşlar bu yorumları yaptılar. Kendi takdirleridir. Ama bizim gündemimize hiçbir zaman gelmemişti bunlar zaten.” (ANKARA)

www.evrensel.net