Yüzyıldır taşa şekil veriyorlar

Yüzyıldır taşa şekil veriyorlar

ARKEOLOG Elif Yıldırım, üç kuşaktır taşa şekil veren bir ailenin üyesi. Ailenin bütün torunları gibi o da küçük yaşta dedesi Şıh Ali’nin (Ali Özalp) izinden gitmiş. Arkeoloji bilgisini de kullanan Yıldırım, antik dönem kaynaklarından yararlanarak biblolar, kolyeler, süs eşyaları yapıyor. Yıldırım’ın ve

Cem Gurbetoğlu

Özalp ailesinin taşlara olan ilişkisi geçtiğimiz yüzyılın başlarına, Antakya’nın Fransız işgalinde olduğu döneme denk düşüyor. Ali Özalp bir Fransız askerin isteği üzerine taşa bir figür çiziyor. Asker figürün karşılığında para verince, taşlara şekil vermek daha çoçuk yaşlardan Ali Özalp’in mesleği haline geliyor. Antakya Harbiye’de Şıh Ali olarak tanınan Özalp, geçtiğimiz yıl 92 yaşındayken hayata veda etmiş. Ölene kadar Şelaler’in yanında taşlarını biçimlendiren Şıh Ali, önce çocuklarına, sonra da torunlarına bu mesleği öğretmiş.

ŞIH ALİ’NİN İZİNDEN

Şıh Ali’nin torunlarından Elif Yıldırım da çocuk yaşlarından itibaren taşları oymaya başlamış. Minyatürlerini yaptıkları heykeller, Özalp ailesinin arkeolojiyle yakınlaşmasına yol açmış. Elif Yıldırım ailedeki birkaç arkeologdan biri. Akdeniz Üniversitesi’nde arkeoloji öğrenimini tamamlayan Yıldırım, kışın Harbiye ve Antalya’daki atölyelerde amcaları ve kuzenleriyle birlikte ürettiklerini, yazın Bodrum’da meraklılarına ulaştırıyor.

Arkeoloji bilgisini ürünlerine aktaran Yıldırım, Antakya taşı olarak bilinen siyah renkli serpantinin yanında, beyaz renkteki alabastar ve mermer üzerine işlemeler yapıyor. Müzelerin katologlarını inceleyen Yıldırım, sergilenen eski paraların (sikkelerin) da imitasyonlarını (taklitlerini) hazırlıyor. Sikkeler, arkeloji meraklılarının yanı sıra, “şans parası” ya da kolye ucu arayan turistlerin de ilgisini çekiyor. (Bodrum/EVRENSEL)

www.evrensel.net