İHD: Türkiye kayıplar sözleşmesini imzalasın

İHD: Türkiye kayıplar sözleşmesini imzalasın

İHD İstanbul Şubesi, Türkiye’nin “Bütün Kişileri Zorla Kaybedilmeden Korumak için Uluslararası Sözleşme”nin imzalanmamasını protesto etti.İHD İstanbul Şubesi, 6 Şubat 2011’de yürürlüğe giren ve 61 ülkenin imzaladığı “Bütün Kişileri Zorla Kaybedilmeden Korumak için Uluslararası S&

İHD İstanbul Şubesi, 6 Şubat 2011’de yürürlüğe giren ve 61 ülkenin imzaladığı “Bütün Kişileri Zorla Kaybedilmeden Korumak için Uluslararası Sözleşme”nin hâlâ Türkiye tarafından imzalanmamasına ilişkin Galatasaray Lisesi önünde basın açıklaması yaptı. “Zorla kaybetme insanlığa karşı suçtur. BM kayıplar sözleşmesi çekince konulmadan hemen imzalanmalıdır” pankartını Galatasaray Lisesi duvarına asan İHD’liler, daha sonra en çok kayıpların yaşandığı ülkelerin isimlerinin yazılı olduğu mumları yakarak eylemlerine başladı. İlk sözü alan kayıp yakınları, kaybedilen yakınlarının öykülerini anlattıktan sonra basın açıklaması yapıldı. İHD Gözaltına Kaybedilenlere Karşı Komisyon Üyesi İlker Eraslan, bu günün Dünya Kayıplar Günü olduğunu ve dünyanın bir çok yerinde “Kayıpların akıbeti açıklansın, gözaltında kaybetmelerden sorumlu olanlar bulunup yargılansın, bir daha hiç kimse kaybedilmesin” taleplerinin yükseldiğini söyledi. Türkiye’nin derhal “Bütün Kişileri Zorla Kaybedilmeden Korumak için Uluslararası Sözleşme”yi imzalamasını isteyen Eraslan, “Göz altında insan kaybetme suçunun resmi olarak inkar edilmesi, kayıp yakınları açısından ‘işkence ve zalimce insanlık dışı aşağılayıcı muamele’ niteliğindedir. Aynı zaman gözaltında insan kaybetme zamanla sınırlı olmayan insanlığa karşı işlenen bir suçtur” dedi.

‘DÜNYADA YÜZBİNLERCE KİŞİ 'KAYIP'

Birleşmiş Milletler, yasal düzenlemelere ve uluslararası anlaşmalara karşın ‘’zorla izini kaybettirme’’ uygulamalarının kaygı verici yaygınlıkta olduğu uyarısında bulundu.

‘Kayıplar’’ sorununa, ortadan kaybolanların ve yakınlarının acılarına dikkat çekmeyi amaçlayan 30 Ağustos Dünya Kayıplar Günü kapsamında uyarılarda bulunan Uluslararası Kızılhaç Örgütü de, kayıp yakınlarının ihtiyaçlarının gözardı edildiğini vurgulayarak destek çağrısı yaptı.

Dünya genelinde zor kullanma sonucu ortadan kaybolan kişilerin sayısı tam olarak bilinmiyor. Ancak gözlemciler, sayının yüzbinlerle ifade edilebileceğini kaydediyor. Kayıplara karışanların çoğu, bir askeri yetkili, hükümet ya da polis tarafından ‘’engel ya da sorun’’ olarak görüldükleri için ailelerinden ya da evlerinden zorla koparılıp izleri kaybettirilen insanlar.

Ailelerinin bu yakınlarıyla temas kurma, hatta yaşayıp yaşamadıklarını öğrenme ve hatta uygun şekilde matemlerini tutma olanakları bulunmuyor. Kızılhaç yetkilileri, bu belirsizliğin yıllarca sürebildiğini söylüyor. BM’nin ‘’zor kullanma sonucu kaybolma” olaylarıyla ilgili yasal mevzuatı geçen yıl yürürlüğe girdi.

Ancak yetkiler, uygulamanın kaygı verici yaygınlıkta olmasından yakınıyor. BM yetkilileri, bu yöntemin, devletlerce, meşru demokrasi çağrılarını bastırmak ya da organize suçlarla ve terörle mücadele etme adına kullanıldığına dikkat çekiyor. Ancak ne olursa olsun uygulamanın yasak olduğunun altını çizen BM yetkilileri, ‘’gözaltına alınanların meşru yargı sürecine tabi tutulmaları gerektiğini, ailelerinin de yakınlarına ne olduğunu bilmeye hakları olduğunu’’ vurguluyor. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net