Yeni ödevlerle döndüler

Washington'a, uzunca bir ekonomik istekler listesiyle giden Başbakan Ecevit, ABD gezisinden yeni ödevlerle dönüyor.

Yeni ödevlerle döndülerBaşbakan Bülent Ecevit'in, Türkiye'nin Amerikan sermayedarlarına pazarlanması havasında geçen gezisi sona erdi. Gezi sonunda, ABD'nin Türkiye ekonomisinin iplerini iyice eline alması sonucunu doğuracak kararlar, Türkiye ile ABD ilişkilerinde "yeni bir sayfa" açıldığı ilan edilerek kutlanıyor. Geziden çıkan sonuç ise, "Washington'dan ekonomik yardım sağlama" amacıyla yola çıkan Ecevit hükümetinin, ABD yönetimine, ülke ekonomisi üzerinde dayatmalarda bulunabilmesi için yeni kozlar vermesi oldu.

İpler Beyaz Saray'daGezi öncesinde Ecevit'in yapacağı görüşmelerde ele alınacak siyasi sorunlar, uzun bir liste tutuyordu. Ancak Türkiye hükümeti Afganistan, Irak, Kıbrıs, Avrupa Birliği'ne üyelik ve Avrupa ordusu, NATO genişlemesi, Kafkaslar ve Bakü-Ceyhan boru hattı... gibi konularda zaten Beyaz Saray'ın istediği çizgiyi harfiyen uyguladığından, kamuoyunun dikkati ekonomik ilişkilerde yoğunlaştı. Bu konularda Ecevit ve ABD sözcülerinin ağzından, Türkiye'nin ABD politikalarına desteği teyit edildi. Dikkatlerin odaklandığı, Irak'a muhtemel bir Amerikan saldırısı konusu yalnızca ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman ve Başkan Bush ile yapılan görüşmelerde ele alındı. Ecevit, IMF başkanından dışişleri bakan vekiline, başkanın ticaret temsilcisinden savunma bakanına kadar, tüm yetkililerle yaptığı görüşmede, Türkiye'nin yabancı sermaye yatırımı için cazip hale getirdiklerini vurguladı. Gezinin öncesindeki 15 gün içinde, endüstri bölgeleri, bankalar ve tütün kanunlarını alelacele Meclis'ten geçirerek Washington'a giden Başbakan, "ödevini yapmış öğrenci" edasıyla bu düzenlemeleri duyurdu.Beraberinde, resmi programda hiçbir yeri olmayan 129 işadamını da götüren Ecevit'in çantasında, ABD'li yetkililere ileteceği birkaç talep yer alıyordu: Türkiye'nin 5 milyar dolarlık askeri kredi borçlarının silinmesi, Afganistan'a Türkiye'den gönderilecek askeri gücün masraflarının karşılanması, tekstil ihracatı kotalarının kaldırılması veya indirilmesi, "kalifiye sanayi bölgesi" uygulamasıyla ABD'li sermayedarların Türkiye'ye yönelmesinin teşviki, IMF ve Dünya Bankası'ndan kredi akışının sürmesi için destek, "Singapur modeliyle" Türkiye'deki KOBİ'lere ABD firmaları tarafından sahip çıkılması. Ecevit'in ilettiği bu taleplerin hiçbiri konusunda "taahhüt" altına girmeyen ama hiçbirini de açıkça reddetmeyen ABD yönetimi, diplomasi yoluyla bu talepleri siyasi koza dönüştürmeyi tercih etti. Bush ile Ecevit'in görüştüğü saatlerde, ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamayla, ABD-Türkiye Ekonomik Ortaklık Komisyonu oluşturulduğu duyuruldu ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ekonomik ilişkilerden sorumlu yetkilisi Alan Larson'ın, komisyonun ilk toplantısı için, 26-27 Şubat tarihlerinde Ankara'ya geleceği duyuruldu. ABD Başkanı George W. Bush, Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve ABD Ticaret Bakanı Don Evans başta olmak üzere, Ecevit'in görüştüğü yetkililer, Türkiye hükümetinin ekonomi ve dış politikada attığı adımlara büyük övgüler düzerken, Türkiye tarafının ekonomik isteklerini genel geçer sözlerle geçiştirdiler ve bunların oluşturulan komisyonda, "sürece yayılarak" ele alınacağını açıkladılar. Böylece, IMF'ye verilen niyet mektupları aracılığıyla uluslararası sermayenin hedeflerine bağlanan ekonominin yönetimine Beyaz Saray'ın "aracısız" müdahale edebilmesinin kanalı da açılmış oldu. Ayrıca, Amerikan Ticaret Odaları Başkanı Thomas Donahue'nin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile üzerinde uzlaştıkları "Türkiye-ABD İş Ortaklığı Girişimi" adlı proje kapsamında, Nisan ayında Türkiye'yi ziyaret edeceğini açıklandı. "Singapur modeli" olarak adlandırılan projeye göre, Türkiye'deki KOBİ'ler, ABD firmalarıyla "eşleştirilerek", ekonomik darboğazdaki işletmeler tekellerin kucağına atılacak.

Sezer'e baskıÖte yandan, ABD gezisinin başından sonuna kadar, Türkiye hükümeti ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i baskı altına alacak demeçler verdiler. Henüz Ecevit ve beraberindekiler ABD'ye uçmaktayken Türkiyeli gazetecileri Beyaz Saray'da toplayan Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice IMF yasalarını kast ederek, "Reformlar devam ettiği sürece, kaynak aktarımı da devam eder. Reformlar ve kaynak aktarımı, birlikte gider" diyerek, Ecevit'in ileri süreceği taleplerin "karşılıksız" kabul edilmeyeceği mesajını verdi. Geziye katılan Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş ise önceki gün, IMF'ye verilecek son niyet mektubunun hazırlandığını, yeni kredi paketinin alınabilmesi için "Ocak ayı sonuna kadar ekonomik program çerçevesinde atılacak bazı adımlar olduğunu" söyleyerek, halen büyük bankalara kaynak aktarılmasını düzenleyen yasal düzenlemeyi onaylamamış olan Cumhurbaşkanı Sezer'e gönderme yaptı. Dikkat çekici gelişmelerden biri de, resmi görüşmelerde bazı tekellerin sorunlarının da "gündeme iliştirilmesiydi." ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Başbakan Ecevit'i, Türkiye'deki santrallerin devredildiği Amerikan enerji şirketlerinin şikayetlerini iletti. Cheney, bu şikayetlerin giderilmemesi durumunda, Türkiye'ye sermaye akışının olmayacağı ve şirketlerin uluslararası tahkime başvurarak hükümetten tazminat talep edeceği uyarısında bulundu. ABD Ticaret Bakanı Donald Evans ise Ecevit'e, Telsim şirketinin Motorola tekeline olan yüklü miktardaki borcunu anımsattı ve Coca Cola'nın hükümetten vergi indirimi talebini iletti.
www.evrensel.net