Çizmezsek, içimizde birikir

Latin Amerika mizahı... İstanbul'a konuk olan kolektif bir sergiyle yakından tanıma imkanı bulacağımız bu sıcak kıtanın mizahı, ilhamını hiç eksik olmayan sosyal ve ekonomik problemlerden alıyor.

Çizmezsek, içimizde birikirKoray Karaermiş Türkiye'ye defalarca gelmiş biri Marlene Pohle. Tanınmış Arjantinli çizer en son geçen sene Karikatürcüler Derneği'nin düzenlediği Nasrettin Hoca Karikatür Yarışması'nın jüri üyesi olarak ülkemize konuk olmuştu. Bu kez Latin Amerika karikatürünü Türkiye'ye tanıtmayı amaçlayan bir sergi için İstanbul'da. Schneidertempel Sanat Merkezi'ndeki 'Latin Amerikano Karikatürleri' sergisinin açılışında Pohle ile Latin Amerika karikatürü ve ülkesinin son dönemde yaşadığı sorunlar üzerine konuştuk. Latin Amerika insanına özgü sıcak ve samimi tavırlarıyla dikkat çeken Pohle, serginin amacını açıklıyor ilk önce;"Bu sergiyi açmamızın nedeni, birincisi; çok iyi sanatçılar onu göstermek istiyoruz. İkincisi de bu sanatçıları Latin Amerika dışında da tanıtmak istiyoruz. Tabii aynı zamanda okyanusu da biraz küçültmek istiyoruz. Yani kıtaları yakınlaştırmak amacımız."Sergideki Arjantin karikatürlerinin son krizden önce yapılmış işler olduğunu öğreniyoruz. Peki şu anda karikatürün ve çizerin durumu nedir Arjantin'de? Şu anda bugünkü durumla ilgili çok fazla karikatür yayınlanıyor gazetelerde. Politik durum karikatüristlerin eserlerinin yayınlanması için de çok elverişli. Çok fazla da ilgi var karikatüre. Latin Amerika karikatüründe genel olarak şöyle bir yön var: Sosyal problemleri sergilemek. Medyadan çok fazla destek alınamıyor ama bunun nedeni aynı zamanda çok fazla medya olmaması. Karikatür dergileri alan çok büyük bir okur kitlesi var. Sanatçıların çok büyük bir çoğunluğu, eğer çok meşhur değillerse çok az parayla yaşamak zorunda kalıyorlar. Kimse onlara fazla para ödemiyor. Mizah dergileri de hele şu son dönemin kriziyle beraber sürekli kapanma durumunda kalıyor. Dergilerin yaşaması çok zor bir hale geldi. Sansür var mı?Belirgin bir sansür yok ama sanatçılara çok az para ödeniyor. Karikatüristlerin yaşayabilmek için farklı işlerinin olması gerekiyor. Kimse sadece karikatür yaparak Arjantin'de yaşayamaz. Doktor, gazeteci, öğretmen, yani para kazandığın bir mesleğin olacak. Arkadaşım Lombar 35 sene bir dergide çalıştı. Çocuklar için bir dergiydi bu. Dergi kapandı. Şimdi hiçbir güvencesi yok, sigortası yok, tamamen işsiz kaldı. 60 yaşında ve yeni bir iş bulmaya çalışıyor.Şu son krizde yaşama savaşı o kadar zor bir hale geldi ki, bu karikatür sanatını olumsuz etkiliyor. çünkü insanlar başka işler yapmak zorundalar yaşamak için. Arjantin'de neler oldu? Ne oldu da insanlar sokağa çıktı? Ben öğretmenim. Yabancı dildeki kitaplar için çeviriler yapıyorum. Almanya'da işler yapıyorum. O anlamda benim durumum iyi. Maddi bir güvencem olduğu için ben politikanın ve ekonominin çözümsüzlüklerinin bende yarattığı öfkeleri çizgilerimle ifade etme şansına sahibim. Bu çok geniş bir konu. Bütün politikacılar sahtekar. Arjantin nereye gidiyor? Gelecekten umutlu musunuz? Güney Amerikalılar kolay kolay karamsarlığa kapılmaz. Biz her zaman umut ederiz. Bizim yapımızda var bu. Bu umutların sonunda çok sık aldandık, hayal kırıklıklarına uğradık; Ordu geldiği zamanda biz yine umut ettik, düzen gelecek diye. Sonunda 40 bin insan kaybedildi, bir sürü problem yaşandı. Arkasından demokrasi geldi. Biz yine umut ettik, her şey düzelecek diye. Ama bu defa da politikacılar geldi, enflasyon binlere çıktı, özelleştirmeler yapıldı, politikacılar kendilerini zengin ettiler. Ve halk o umutlarının sonucunda yine aldandı. Ama Arjantin halkı her zaman yeniden umut eder. Tanrıya inanmak gibi umuda çok inanır. İnsanların sokaklara çıkması cesaret verici bir şey tabii. Aylardır maaşlarını alamayan insanlar var. IMF hakkında ne düşünüyorsunuz?IMF bizim için her zaman düşman. ABD de bizim hep düşmanımızdır. Biz Arjantinliler genel olarak Amerikalıları sevmeyiz. Bu bizim eskiden beri gelen uzun tarihimizle ilgili. Latin Amerika'daki bütün askeri diktatörlükleri ABD destekledi. Ama bütün bu olanlarda sadece onlar suçlu diyemeyiz. Biz de en az onlar kadar suçluyuz. Onlara sabır gösteriyoruz. Bunu biraz açar mısınız? Biz hiçbir şeyi bozmadık. Biz sadece çalıştık. Krizlerden sonra şöyle bir gelişme oldu. Zenginler daha da zenginleşti, fakirler daha da fakirleşti. Zaten çok zengin olanlarda kazandıkları paraları yurtdışına kaçırdılar. Latin Amerika'da orta sınıf genellikle zayıftır. Ama Arjantin'de öyle değildi, orta sınıf güçlüydü ve esas olarak çalışan, ülkeyi yaratan o orta sınıftı. Ama şimdi bu orta sınıf çok darbe yedi. Kim politikacı olursa olsun hiçbir şey değişmiyor, sonuçta yine çalıyorlar. Bence Latin Amerika'nın en büyük sorunlarından bir tanesi şu: Avrupalı sömürgeciler yüzyıllar boyunca soyup soğana çevirdiler ama daha sonra kendi hükümetlerimiz de daha iyi bir şey yapmadılar. Onlar da bizi hayal kırıklığına uğrattılar. Çözüm nerede?Çok zor bilemiyorum. Ama bir gün birisi gelecek, iyi bir planı olacak kafasında. Biz böyle garip bir halkız. Hep böyle bir şeylere inanırız. Arjantin halkı çok umut dolu bir halk diyorum ama bugün insanların büyük bir çoğunluğu da depresyon yaşıyor. Bounes Aires'te bugüne kadar hiç bu kadar büyük şikayetler olmadı. Bir iki sene öncesine kadar iyiydi insanların durumu. Şimdi ise bir sosyal yıkım var. Gidişattan şikayetçi olmayan insan kalmadı Bounes Aires'te. Bu süreç karikatürcülerin işlerine nasıl yansıdı? Birey olarak bütün bu olaylar bizi de kötü etkiledi. Biz de onun bir parçasıyız. Ama bizim karikatürümüz daha çok ironiye dayanıyor. Neredeyiz? Ne yapıyoruz? Aslında hiç de o kadar harika değiliz? Bunları göstermeye ve insanları düşünmeye itmeye çalışıyoruz. Bir diğer yönü de karikatürün; içimizdeki o üzüntü, acı gibi şeylerin dışarıya taşması, ifade edilmesi. Onları ifade edemezsek onlar içeriden bizi yiyecek. Latin Amerika karikatürünün ayırt edici özelliği nedir? Latin Amerika'daki sosyal problemler ülkeden ülkeye hiç değişmiyor, hep aynı. Bizim beslendiğimiz kaynak da işte bu yoğun sosyal problemler. Onun için bizim humorumuz çok sert diğerlerine göre. Bizde söylemek istediğini direk söylüyorsun. Yani fazla dolandırmıyorsun. Tabii Batıdaki insanlar bir konfor içinde yaşıyorlar ve onlar bizim kadar direk değiller ama özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde ve Türkiye'de de ben bu sert ve direk söylemi karikatürde görüyorum.
www.evrensel.net