Hikâye nasıl da değişiyor!

ABD'nin dış politikasına ve onu izleyen propaganda sürecine inanan kimse kaldı mı?

Hikâye nasıl da değişiyor!William BlumABD'nin dış politikasına ve onu izleyen propaganda sürecine inanan kimse kaldı mı? Aylar boyunca, 11 Eylül saldırılarının "elebaşı" olduğu söylenen Muhammed Atta'nın, Nisan ayında, Prag'da Irak haberalma servisinden bir yetkiliyle görüşmüş olduğu masalını dinledik; Irak'ın bu saldırıya bir şekilde dahil olduğuna dair uğursuz kinayeler içeren bu hikaye, ABD'nin Irak'a yönelik bir misillemeye girişebileceği tehdidini de barındırıyordu.Arada şunu atlamış olabilirsiniz: New York Times gazetesi, 20 Ekim 2001 tarihli sayısının B6 sayfasında, Çek yetkililerin, "Washington'ın kendilerinden, Atta'nın, Çekoslavakya'da, herhangi bir Iraklı diplomat veya ajanla görüşmüş olup olmadığının araştırılmasını istediğini" belirten bir haber çıkmıştı. Haberin devamında ise, Çek yetkililerin, ABD'ye, bu tip bir görüşmeye dair hiçbir ize rastlamadıklarını bildirdiği kaydediliyordu. Çek Cumhuriyeti Meclisi Savunma Komitesi Başkanı Petr Necas, "Atta'nın bir Iraklı ajanla grüştüğüne dair hiçbir inandırıcı delil bulmadık" demişti. Bu haber, bu yöndeki tüm iddialara son noktayı koymalıydı, değil mi? Irak halkını bir canavara dönüştürebilecek en ufacık bir fırsatı dört gözle bekleyen Amerikalı yetkililer, bir başka kulp uydurmak zorundalardı. Ve, 27 Ekim tarihli Times gazetesinde aynen şöyle yazıyordu: "Prag'da bir basın açıklaması yapan Çek İçişleri Bakanı Stanislav Gross, Atta'nın, nisan ayında, Çek yetkililerce bir gizli servis ajanı olduğu saptanan Iraklı diplomat Ani ile görüştüğünü söyledi."

Bir dakika! Neler oluyor burada?Times şöyle devam ediyordu: "Gross ve diğer Çek yetkililer, bu ayın başlarında yaptıkları açıklamada, Atta'nın Prag'ı ziyaret ettiğine dair bilgilerin mevcut oludğunu, fakat Iraklı bir ajanla görüştüğüne ilişkin hiçbir kanıt bulunmadığını söylemişlerdi. Yargılarını neyin değiştirdiği tam olarak bilinemese de, Irak'ın terör saldırılarına dahil olduğuna ilişkin politik suçlamaları pek seven Amerikalı yetkililerin, Çeklere, sessiz durmaları için baskı yapmış olabilecekleri fikri akla yakın geliyor."İkinci cümle, Times yazarının, Irak'ın bu işe dahil olduğuna dair ABD'li yetkililerin çığırtkanlık yapıyor olabileceği kuşkusuna sahip bulunduğunu gösteriyor. Fakat bunun hiçbir anlamı olmayabilir de. Asıl önemli olan, Çek hükümetinin ilk açıklamasının, ABD'nin, açıklamayı değiştirmeleri için Çekler'e baskı yapmasına yol açmış olabileceği iddiası. New York Times, ABD'nin dış politikası hakkında böylesi alışılmamış horgörülerde bulunabiliyorsa, biz niye kuşkularımıza gem vuralım ki?
www.evrensel.net