Pentagon küreselleşiyor!

Pentagon küreselleşiyor!

"Terörle mücadele" bahanesinin ardındaki gerçek, Amerikan ordularının her kıtada onlarca ülkeye yerleşmesi oldu.

Pentagon küreselleşiyor!Amerikan hükümeti, "terörizmle mücadele" bahanesiyle, dünyanın birçok bölgesindeki askeri nüfuzunu önemli ölçüde artırdı. Bu ülkelerin orduları ile girilen örtülü ilişkiler, ortak tatbikatlar, çeşitli ülkeden askerlerin ABD'de eğitilmesi ve bu ülke topraklarında daha fazla Amerikan askeri bulundurulması, bu olgunun ilk yansımaları. Uzmanlara göre yeni "konsept" gereğince, çok daha fazla Amerikan askeri "yurtdışı görevlerine" katılacak ve çeşitli ülkelerdeki askeri varlığı koruyup güçlendirmek için yeni gerekçeler üretilecek. Amerikan özel kuvvetleri, halen Afrika çapında birçok ülkenin ordusuna "eğitim" veriyor. Pentagon, Ortadoğu'daki uşak rejimlere sözünü dinletmekte sıkıntı çekmiyor. Latin Amerika'dan Güneydoğu Asya'ya kadar onlarca ülkede, ABD askerlerinin katıldığı ortak tatbikatlar düzenleniyor.

140 ülkede işgal askeri11 Eylül saldırılarından önce, Amerikan ordusu, tam 140 ülkede faaliyet yürütüyordu. Şimdi ise bu ülkelere Afganistan, Kırgızistan, Özbekistan, Ermenistan, Azerbaycan (Kafkasya ve Orta Asya), Somali (Afrika), Filipinler, Endonezya (Güneydoğu Asya) gibileri ekleniyor. Özellikle Asya kıtasındaki yoğun hareketlilik, ABD'li stratejistlerin bundan birkaç yıl önce yaptıkları uyarılara kulak verildiğini gösteriyor. Çeşitli strateji kuruluşları, önümüzdeki dönemin çatışmalarının Asya kıtası ekseninde gerçekleşeceğini öngörerek, Pentagon'un bu bölgeye "özel önem" vermesi gerektiğini söylemişlerdi. Ancak aynı bölge, Rusya ve Çin gibi potansiyel rakiplerin "arka bahçesi" niteliğinde. Bu nedenle, Amerikan askeri varlığı, gerilimleri azaltmaya değil, artırmaya hizmet edecek.

Askeri harcamalarWashington'daki askeri gözlemcilerden John Pike, "Genel olarak, dünyadaki Amerikan askeri varlığının, ABD tarihinde ilk kez bu kadar kapsayıcı olduğu söylenebilir" yorumunu yaptı. Buna karşılık, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, sadece Bosna-Hersek'teki Amerikan askerlerinin üçte bir oranında azaltılmasını talep ediyor. Diğer bölgelerdeki artış göz önüne alındığında, ABD ordusu için bir sorun daha ortaya çıkıyor: Asker sayısının yetersizliği. Bu durumda, Pentagon'un orduyu şişirme ve askeri harcamaları büyük miktarlarda artırma yolunu tercih edeceği belirtiliyor. Çıkarları ABD ile çatışan pek çok devlet, Amerikan askeri varlığının yayılmasından rahatsız. Ortadoğu uzmanlarından Judith Kipper'a göre İran ve Çin, bu ülkelerden en önemlileri. Güneybatı Asya ve Ortadoğu'daki halkların tepkisi ise, şeriatçı grupların güçlenmesinde ifade buluyor.

Çıkar paranoyasıGözlemciler, ABD Başkanı Bush'un, seçim kampanyası sırasında rakibi Bill Clinton'a yönelik eleştirileri ile, şimdiki tutumu arasındaki karşıtlığa dikkat çekiyor. Bush, 2000'deki seçim kampanyası boyunca, "ABD askerlerinin, hayati Amerikan çıkarlarının söz konusu olmadığı bölgelere müdahale ettiğini ve askeri gücün fazla gerildiğini" söylemişti. Ancak şimdi Pentagon, "çıkar alanları" ile ilgili ilginç bir rapor hazırlamış bulunuyor. Bu raporda, Afrika kıtası hariç dünyanın her bölgesinde "hayati Amerikan çıkarları" bulunduğu öne sürülüyor. Bu "paranoyak" görüş, Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice tarafından da onaylanıyor. Rice, geçtiğimiz günlerde, "Afganistan operasyonu, bize, gözden ırak ülkelerle ilişkilere sahip olmanın faydalarını gösterdi. ABD, yarın bu ülkelere ihtiyaç duyabilir" demişti.

Cephanelikler kuruluyorABD; şimdiden Pakistan'daki hava üslerine yerleşti. Ardından, eski Sovyet cumhuriyetleri olan Özbekistan ve Kırgızistan'da aynı gelişme yaşandı ve bu ülkelere askeri eğitim-malzeme verilmeye başlandı. İki ülkenin, yolla ABD'ye bağlanmaları hedefleniyor. Singapur başta olmak üzere Asya'daki birçok kıyı ülkesi ise, limanlarını ABD gemilerine açıyor. 11 Eylül'den sonra yaşanan bir diğer gelişme de, birçok ülkede Amerikan "cephanelikleri" oluşturulması. Lexington Enstitüsü'nden Loren Thompson, ABD'nin, "sorun çıktığında" kargo uçaklarına bağımlılığını azaltmak için, dünyanın dört bir tarafında silahlarını önceden konuşlandırmak istediğini belirtiyor. Pentagon'un önerilerine göre, Arap Denizi ve Hint Okyanusu'ndaki üsler, yeni silahlarla tıka basa doldurulacak.

İnsan hakları mı?ABD'ye hizmet eden uşak devletler, bunun karşılığında, örgütlü muhalefeti bastırma "özgürlüğü" elde ediyorlar. Rusya'nın Çeçenya operasyonları, Kolombiyalı gerillalara karşı taarruz hazırlıkları ve Endonezya'daki milliyetçi-şeriatçı hareketlerin ezilmesi, örnekler arasında. ABD yönetimi, "gerektiğinde insan haklarını boşvereceğini" açıkça dile getiriyor. Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz, geçtiğimiz günlerde, insan hakları meselesinin, "11 Eylül ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini" söylemişti.
www.evrensel.net