Onların derdi 'ABD zaferi' değil

ABD yönetiminin tüm kaygılarına rağmen Afganistan'a giderek bombardıman mağdurlarını ziyaret eden Amerikalılar, "Politikacılar bizim adımıza öfkelenmeye çok hevesliler" dediler.

Onların derdi 'ABD zaferi' değilKim Sengupta (The Independent)70 yaşındaki Rita Lasar, bir bombanın Necibe Şakar'ı kendi evinin enkazına nasıl gömdüğünü dinledi. Sonra onun omuzuna dokunarak "Üzgünüm, çok üzgünüm" dedi, gözündeki yaşları silerek.Kardeşi Dünya Ticaret Merkezi'nde ölen bir Amerikalı ilk kez ABD tarafından bombalanan bir Afgan ailesi ile tanıştı; yeşil çay, meyve ve nazik gülümemeler eşliğinde küçük sohbetler yapıldı. Amerikalılar'ın ziyareti, kendi ülkelerinde bir dizi tartışma yarattı. Ziyaret insan hakları örgütü Küresel Değişim tarafından düzenlendi ve sevecenlikle ziyarete katılan kişiler, ülkelerinin tamamıyla yanlış buldukları icraatlarını itiraf etme amacı taşıyordu. Önümüzdeki günlerde, Afganistan'a gelen ABD Kongresi üyeleri, Dışişleri Bakanı Colin Powell ve Afganistan lideri Hamid Karzai ile görüşecekler. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ve diplomatlar ziyareti kaygıyla izliyorlar ancak olaya medyanın gösterdiği büyük ilgiyi engelleyemiyorlar. Şakar, Markayan'daki evinde, neredeyse tamamıyla boş olan bir odada ziyaretçilerini sabırla bekledi. Bir zamanlar güzel olan yüzünde şimdi yaralar var; ayakta durmakta, konuşmakta güçlük çekiyor. Ağrısı olduğunu, dinlenmek istediğini söylüyor. 17 Ekim'deki Amerikan bombardımanından başında ve bacaklarında ağır yaralarla kurtulmuş, haftalarca hastanede kalmış. Şakar, dört aylık hamile ve doğmamış bebeği için de endişeleniyor. 38 yaşındaki Şakar, savaşın "yan" etkilerinden. Bomba, üç çocuğu ile birlikte kaldığı Kâbil'ni merkezindeki evinde bir delik açmış. Şaşırtıcı bir şekilde yara almadan kurtulan çocukları, annelerinin vücudunun buldozerler tarafından enkazın altından çıkarılışını ağlayarak izlemişler. Şimdi, babalarının kötürüm annelerine bakmasına yardımcı oluyorlar.

ÖğretmendiRita Lasar, Derrill Bodley, Eva Rupp ve Kelly Campbell, ailelerinin kendileri için getirdiği, ailenin elinde kalan birkaç değerli eşyadan biri olan kırmızı siyah Herat halısının üzerinde oturdular. Şakar'a bebek giysileri verdiler, o da onlara teşekkürlerini sundu. Televizyon ışıklarının altında, 40 yaşındaki baba Şakar, Taliban yasaklamadan önce öğretmenlik yapan eşini anlattı. Eşinin nasıl gizli gizli Birleşmiş Milletler Gıda Programı için çalıştığını, Taliban gidince işine dönmek için umutlandığını. "Hayatı, tüm hayalleri ve amaçları mahvedildi. Çocuklarım ve ben, hâlâ hayatta olduğu için mutluyuz" diyor; "Olanlardan sizi suçlamıyoruz, siz de çok acı çektiniz. Ama hiçkimse bana yerleşim alanın ortasında bulunan, askeri arazilerin uzağındaki evimizin neden bombalandığını açıklayamadı." Şakar'ların 15 yaşındaki oğlu Muhammed Biyukara ise, "Amerikalılar öfkeli çünkü bir günlük bir savaş gördüler. Biz 23 yıldır savaşın içindeyiz" diyor.

KahramanlıkCalifornia'da müzik profesörlüğü yapan 56 yaşındaki Derrill Bodley de, 11 Eyül'de ölen kızını anlattı. Sakallı, iri yapılı adam yumuşak bir ses tonuyla konuşuyordu: "Kızım bir uçağa binmişti. Beni ziyarete geliyordu. Uçak çarptı. Daha 20 yaşındaydı. Umarım sizin çocuklarınızın mutlu ve uzun bir yaşamı olur. Umarım böyle bir şey bir daha asla olmaz." Bayan Lasar'ın kardeşi Dünya Ticaret Merkezi'nden kurtulabilirmiş ama çıkabilecek durumda olmayan bir arkadaşı ile kalmayı tercih etmiş. Kahramanlığı Başkan Bush tarafından da övülmüştü. "Sivilleri bombalamanını kahramanca bir tarafı yok. Birçok kişi, özellikle de politikacılar bizim adımıza öfkelenmeye hevesli görünüyor" diyor Lasar; "Kızgın olmayanlar sadece kurbanların aileleri herhalde. Biz öfkelenemeyecek kadar üzgünüz. Aynı şeyi bu ailede de gördüm, üzgünler ama yıkıcı bir öfke hissetmiyorlar" diyor.

'Kullanılmasından koktum'Craig Amundson, Pentagon'a yönelik saldırıda ölen askerlerdendi. Baldızı Kelly Campbell, çocuklarına baktığı için gelemeyen Craig'in dul eşi Amber adına burada. Uzlaşmadan söz etmesiyle tanınan bayan, kimileri tarafından "hain" olarak kabul edilmişti. Campbell da, "Duyduğum öfke, Craig'in ölümünün başka masum kurbanlara yönelik şiddeti haklılaştırmak için kullanılması korkusuyla karıştı" diye konuşuyor. Şakarlar, bir dostlarının evinde yaşıyor. Ancak kısa süre içinde kendi evlerine taşınacaklar. Bay Şakar, bunu nasıl başaracaklarını bilmiyor. Tıpkı, altı aydır maaş alamayan diğer kamu çalışanları gibi. Sohbet, artık Şakar için çok sancı verici bir hâl alıyor. "En kötüsü, ben çocuklara bakacağıma, onların bana bakması" diye fısıldıyor. Ve misafirlerine dönüyor: "Ne kadar uzaktan geldiğinizi biliyorum ama..."
www.evrensel.net