Havadayken irtifa kaybettiler

Havadayken irtifa kaybettiler

Başbakan Bülent Ecevit henüz Washington'a uçakla hareket halindeyken, ABD gezisiyle ilgili yaratılan büyük beklentilere gölge düştü.

Havadayken irtifa kaybettilerHükümet ve holding medyası, Başbakan Bülent Ecevit'in ABD ziyareti öncesi yarattığı "beklenti havası" dalgalanmaya başladı. Daha bir ay öncesinden "büyük randevu" olarak sunulmaya başlanan gezinin "bir dönüm noktası" olduğu yönündeki şüpheler henüz ziyaret kervanı Washington yolundayken hem ABD hem de Türkiye taraflarından yapılan açıklamalarla ortaya çıktı.

Umuttan ihtiyataBaşbakan Ecevit, önceki gece ABD'ye hareket halindeyken uçakta AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Ecevit, ziyarete başlamadan hemen önceki "Umutluyum ama ihtiyatlıyım" açıklaması hakkındaki soruyu yanıtlarken, geziden hükümetin göreve geldiğinden beri uyguladığı politikalar dışında bir sonuç çıkmayacağının sinyalini verdi: "Umutlu olarak gidiyorum, ama sonuç ne olacak belli olmaz. Çünkü nihayet ABD'nin kendi çalışma yöntemleri var. Kongrenin büyük ağırlığı var. Lobilerin büyük ağırlığı var. Onun için her şeyi başkanlıktan, hükümetten umduğumuz gibi sağlayamayabiliriz. Fakat Türkiye'nin zorluklarını Sayın Bush ve arkadaşları biliyorlar. Ve ellerinden gelen katkıyı yapmaya çalıştılar. Özellikle IMF ve Dünya Bankası konusunda." Türkiye'nin yıllardır öne sürdüğü tekstil kotaları, Amerikan sermayesinin ülkeye akışı gibi konulardaki taleplerini yineleyeceğini açıklayan Başbakan, yabancı sermayeye büyük kolaylık sağlayan Endüstri Bölgeleri Yasası'nın çıkarıldığını hatırlattı. Ecevit'in açıklamaları, ABD diplomatlarının, "ABD ekonomisinin de kötü durumda olduğu, Türkiye'ye kısa vadede kaynak akışı olacağı beklentisinin gerçekçi olmadığı" yolunda uyarı yolladıkları haberleriyle birlikte, geziden IMF programının ötesinde yenilik çıkmayacağına işaret etti.

Siyaset cephesiAfganistan saldırısı, Kafkasya'daki gelişmeler ve AB'nin kuracağı Avrupa ordusunun NATO'ya bağımlı kılınması gibi konularda Türkiye hükümeti zaten ABD politikalarına desteğini ilan ettiğinden, ziyaretin siyasi gündeminde de, "yankı uyandıracak" gelişmeler beklenmiyor. Kıbrıs konusunda da, adadaki Türk ve Rum tarafları arasında başlayan "doğrudan görüşme" süreci konusunda iyimser açıklamalar tekrar edilecek. En kritik gündemlerden biri gibi gözüken Irak'a muhtemel bir Amerikan saldırısı konusunda bile, "yeni bir uzlaşma" sağlanması gibi bir sorun ortada görülmüyor. Bu konu hakkında, Washington Post gazetesinin pazar günkü sayısında, ABD eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'in öne sürdüğü görüş, Türkiye hükümetinin "itirazlarının" nasıl sona erdirileceğine de ışık tuttu. Kissinger, "Eğer, Saddam Hüseyin'in devrilmesinde Irak'taki Sünni çoğunluğu kazanmak istiyorsak, Amerikan siyasetinin amacının Irak'ı parçalamak olmadığını açıkça ifade etmeliyiz" ifadesini kullandığı makalesinde, saldırıya Türkiye ve Suudi Arabistan'ın destek vermesi için, "Kuzeyde bir Kürt devleti, güneyde ise Şii cumhuriyeti kurulacağı kanaatlerini ortadan kaldırmak gerektiğini" yazdı. ABD'nin bir dönemine damgasını vuran Kissinger'in dile getirdiği, "Birleşik bir Irak'ta federal bir yapı oluşturulması" formülü, ordu da dahil olmak üzere Türkiye yönetenlerinin "Kürt devleti" kaygısını giderir nitelikte. İki hafta önce Ankara'ya gelen Amerikalı senatörler heyetinden Joseph Lieberman da Ecevit'e, "Bağdat'taki Saddam rejimi düşürülünceye kadar terörizmle savaşın bitmeyeceğini, ama her şeyin Türkiye ile iştişare halinde yapılacağını" söylemişti. Ecevit'in ABD yoluna düştüğü önceki günkü sayılarında, Wall Street Journal, "Ecevit'in Washington'da, ABD'nin Irak planlarıyla ilgili sorular soracağını ve Türkiye'nin bu planların oluşumunda üstleneceği olası bir rol karşılığında hangi avantaj ve teşviklerden faydalanabileceğini öğrenmeye çalışacağını"; New York Times ise, "Irak konusunun, Ecevit-Bush gündeminin ön sıralarında yer alacağından kimsenin şüphesi bulunmadığını, ancak Türkiye'nin ekonomiyle ve Kürt devleti kurulması ihtimaliyle ilgili kaygılarının olduğunu" yazdı.

ABD istediğini zaten almışABD Başkanı George W. Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice da, henüz Ecevit Washington'a ayak basmaya hazırlanırken, yapılacak görüşmeler hakkında Türkiyeli gazetecilere açıklamalar yaptı.Ecevit'in görüşmelerde, "ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi"ni öne çıkaracağını soran bir gazeteciye yanıt veren Rice, Türkiye'nin uyguladığı IMF programını "cesaret verici" olarak niteleyerek, "ekonomik reformlar devam ettiği sürece kaynak aktarımının süreceğini" söyledi. Rice, "radar ekranında olmasına rağmen, daha ne yapılacağı konusunda bir karar oluşturmadık" dediği Irak konusunda Türkiye'nin rolünü tanımlarken, Türkiye'nin 11 Eylül'den sonra "terörizmle savaşta ön cephe ülkesi olduğunu" belirtti ve "Türkiye'nin desteğini almaktan çok memnunuz" demekle yetindi. Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı, ABD Başkanı'nın Kıbrıs konusunda "Ecevit'in görüşlerini dinlemek istediğini" anlatırken, Avrupa ordusu konusunda, Türkiye'nin Avrupa askeri gücünün ABD'ye bağımlılığını desteklemesini övdü.
www.evrensel.net