Urla'da Cumalı'yla buluşmak

Bir dost minibüsüne doluşmuştuk, sabahın erken saatlerinde. İçimizde "Baba" ünvanına sahip tek kişi olan Ahmet Bey'in öncülüğünde "I. Necati Cumalı Buluşması"na yetişebilmek için Urla'ya doğru yola çıktık.

Urla'da Cumalı'yla buluşmakBülent HaboraBir dost minibüsüne doluşmuştuk, sabahın erken saatlerinde. İçimizde "Baba" ünvanına sahip tek kişi olan Ahmet Bey'in öncülüğünde "I. Necati Cumalı Buluşması"na yetişebilmek için Urla'ya doğru yola çıktık. İzmir-Çeşme Otoyolu, aşırı zamlar yüzünden "Kuş uçmaz, kervan geçmez" durumdaydı. Sanırım bir süre sonra 'Otoyol Soyguncuları' çıkar ortaya, tek tük geçen otomobilleri soyarlar.Urla, Necati Cumalı'nın yaşamının en önemli bölümlerini geçirdiği bir kentti. 13 Ocak 1920'de doğan Necati Cumalı, geçtiğimiz yıl, 10 Ocak'ta ölmüştü. Ve "I. Necati Cumalı Buluşması", ölüm günü başlayıp, doğum gününde bitiyordu. Aylarca önce başlamıştı, bu buluşmanın hazırlıkları. Urla Belediyesi, İzmir İl Kültür Müdürlüğü, TOBAV, Cumalı Kültür Koordinasyonu ve Türkiye Yazarlar Sendikası İzmir Temsilciliği ortaklaşa olarak düzenliyordu, bu anma günlerini.

Sanatçıyla bütünleşme Ve 20 Aralık 2001'de Urla Belediye Başkanı Selçuk Karaosmanoğlu ile İzmir İl Kültür Müdürü Musa Seyirci, Kültürpark'taki İzmir Sanat'ın bir salonunda birlikte düzenledikleri toplantıda, basına, resmi olarak açıklıyorlardı I. Necati Cumalı Buluşması'nı."Ülkemizin zengin kültürel dokusunu büyük kentlerin engin olanaklarından ve birikimlerinden de yararlanarak ilçemize taşımak ve halkımızı kendi sanatçılarıyla bütünleştirmek amacıyla çıktığımız bu yolda sizlerin de katkı vereceğinizden kuşkumuz yok," diyordu Selçuk Karaosmanoğlu, o gün...

Yapılanlar yeterli değil
    Birinci gün:Toplantıların yapılacağı URİT SES'e kılı kılına yetiştik. Açılış konuşmalarının ilkini Selçuk Karaosmanoğlu yaptı. Necati Cumalı'yı Urla'yla kaynaştıran duygusal bir konuşmaydı. İzmir Vali Yardımcısı Orhan Yücesoy'dan sonra İzmir İl Kültür Müdürü Musa Seyirci söz aldı."Son yıllarda bazı yerel yöneticiler kültür, sanat, bilim insanına sahip çıkarak adlarını cadde, sokak, vb. yerlere vermekte, anısına sanat merkezleri yapmakta, yarışmalar düzenlemekte, ödüller vermektedir. Bu son derece sevindiricidir. Ancak yeterli değildir. Ulus olarak düşünmemiz, üretmemiz, çağdaş uygarlığa ulaşmamız için daha çok okumalıyız. Evlerimizde kişisel kitaplıklarımız olmalı, gazete, dergi girmeli," diyen Musa Seyirci Necati Cumalı'nın şu sözleriyle konuşmasını bitirdi: "Kendi payıma aşkı bilmeyen, tanımayan insandan korkarım. İnsanı, insan yapan duyguların ilkidir, aşk. Hangi politik kanıda olursa olsun, ne iş görürse görsün, gönlünde aşkı yaşatmamış insanın elinden çıkacak iş eksiktir. Kusurludur. Eli titremeden ölüm kararlarını imzalayan, savaşları kışkırtan, yalanı dolanı, para pul daleveralarını tezgahlayan onlardır. En acınacak, en yoksul kişilerdir, böyleleri."Benim gibi birçok yazarın, ozanın oluşumunda, gelişiminde katkı sağlayan, yönettiği ya da yayınladığı dergilerde kucak açan Sevgili Şükran Kurdakul büyüğüm de, Necati Cumalı'dan sözederken, "O, Nazım Hikmet, Melih Cevdet Anday, Orhan Veli ve Oktay Rıfat gibi dört ulu ozanın döneminde yapıtlarını üretti, gün ışığına çıkardı. O dönemde kolay mı böylesi büyük isimlerden etkilenmemek ve kendi özgün yapıtlarını üretmek? Ama Necati Cumalı bunu başardı, kendi dünya görüşünü, farklı anlatımlarla aktararak. Necati Cumalı bir yerde devrimcidir ve devrimciliği buradan gelir," dedi.

Cumalı evi Daha sonra, Cumalı'nın yakın dostlarından İskender Özturanlı konuştu. Arkasından Güzel Sanatlar Akademisi Topluluğu'nun düzenlediği Cumalı'nın şiirlerinden oluşan dramatizasyonu Türker Alpagun sundu.Sonra, toplu halde, Urla Belediyesi'nin birkaç ay önce tamamladığı Necati Cumalı Evi'ne gidildi, sergi açılışı için. Serginin açılışından sonra Cumalı'nın yaşadığı, ürünlerini verdiği evde Urla yemekleri yendi. Akşam üzeri, Nebi Yaşar'ın saz dinletisinden sonra, benim yönettiğim, toplantıya hava muhalefetinden dolayı kıl payı yetişen TYS Genel Başkanı Cengiz Bektaş'ın ve yazar Öner Yağcı'nın katıldığı bir söyleşi yapıldı. Yalnız bizim söyleşinin sonunda, tüm güzel şeylerde olduğu gibi yine bir hazımsızlık ya da çekememezlik olayı yaşandı. Tükiye'nin değerlerine karşı poposunu çevirerek oturan bir "Çıkıntı", bizlere "Teşekkür Belgesi" verilmesi gündeme gelince, adı söylendiğinde, "Ben vermem," diye bir saygısızlık yaptı. Yaşının küçüklüğüne verdim. Dilerim ilerde büyüyünce bazı şeyleri öğrenir, hele devlet adamlığından emekli olduğu zaman.Akşam bir lokantada, Cumalı'yı sevenler bir araya geldi. Bir grup, Şükran Kurdakul, Güngör Gençay, Raik Alnıaçık, Yılmaz Yeşildağ, Orhan Kurtuldu, Öner Yağcı, Han Otel'de kalırken, bizler de Cengiz Bektaş, Bilsen Başaran, Mustafa Yalçın ve ben, Seferis'in doğduğu evde, Yorgo Seferis Motel'de kaldık.

Öğrencilerden ilgi
    Ertesi gün:Erkenden İstanbul'a döndü, Cengiz Bektaş. Bizler de Necati Cumalı Evi'ne gittik, imzalar, söyleşiler için. Urla'lılar ve çoğunlukla öğrenciler bizi yalnız bırakmadı. İstanbul'dan gelen Necati Cumalı'nın eşi Berrin Cumalı'nın, İzmir'den gelen Asım Gönen'in katılımıyla Güvendik Tepesi'ne çıktık. Panorama'da çaylarımızı içtikten sonra yine URİT SES'e geldik. TOBAV'ın hazırladığı "Necati Cumalı Aramızda" başlıklı söyleşiye Yılmaz Yeşildağ, Şükran Kurdakul, Raik Alnıaçık, Öner Yağcı ve Orhan Kurtuldu katıldılar. Arkasından Cumalı'nın dostları, İskender Özturanlı, Berin Taşan, Turgay Gönenç, Avni Anıl ve Fikret Tartan anılarını anlattı.Daha sonra Berrin Cumalı'ya Onur Plaketi verildi. İlk gün, 1.Necati Cumalı Buluşması'nın Onur Konuğu olan TYS Genel Başkanı Cengiz Bektaş'a verilmişti, ilk plaket. Arkasından Cumalı Kültür Koordinasyonu, şiir dalında Bilsen Başaran ve öykü dalında da Ferda İzbudak Akıncı'ya ödülleri verildi.O gece, 1. Necati Cumalı Buluşması'na katkılarından dolayı içlerinde gazetemiz muhabiri Sinan Sarısaltık'ın da bulunduğu önde gelen gazeteci ve televizyonculara katkı ve teşekkür belgeleri verildi.Gece yine URİT lokantalarından birinde biraraya geldik. Berrin Cumalı onur konuğumuzdu. O gece de tatsız bir olay oldu, İskender Özturanlı rahatsızlandı, hastaneye kaldırıldı.Çıkıntı da vardı yemekte. Bir süre konuştuk. Hazımsızlığını, çekmemezliğini hissettim.Gece, Berrin Cumalı, eşim ve ben yine Muzaffer Bey'in Yorgo Seferis'indeydik.

Ellerine sağlık
    Son gün: Sabahleyin Necati Cumalı Evi'nde toplandık. Cumalı'yı sevenler eşini ve dostlarını yalnız bırakmadılar.İzmir'den ozanlar geldi, son günün etkinliğine katılmak için. Gelenler artarken, bir bölüm de dönüş hazırlığına başlamıştı. İkinci gün, İstanbul'daki Necati Cumalı Heykeli'nin açılışı için TYS Genel Başkanı Cengiz Bektaş dönmüştü. Arkasından ben dönmüştüm İzmir'e. Daha sonra da Şükran Ağabey İzmir'e, oradan da Salihli'ye yöneldi, Güngör Gençay, Öner Yağcı, Orhan Kurtuldu İstanbul'a doğru yola çıktılar.Feyza-Selçuk Karaosmanoğlu'nun öncülüğünde, Selçuk Tunalı'lar, Aysel Nalçacı'lar, Meral Gül'ler, Filiz Songür'ler, Ayça Gültiken'ler, Urla'da bir ilki gerçekleştirmişlerdi. Eksikliklere, yanlışlıklara karşın, böyle bir "Buluşma"yı ortaya çıkardıkları için kendilerini sadece kutluyorum. Beyinlerine ve ellerine sağlık...
www.evrensel.net