Sadece 5 milyon için

Sadece 5 milyon için

İşsizlik, yokluktan dolayı bu çalışma koşullarına katlanan tarım işçileri, çamur ve suyun içinde, bata çıka narenciye toplamak zorundalar. Çizmesi olanlar çok şanslı!

Sadece 5 milyon içinSinan AramanÇukurova'nın tarım işçileri, çoğu zaman geç ödenen üç kuruş için kışın en soğuk aylarında çalışıyorlar. Yıllardır sorunları çözülmeyen işçiler, her yıl aynı sorunlarla boğuşuyor. Ama bu yıl bir de kışla mücadele etmek zorundalar.Gecenin karanlığında Şehit Erkut, 19 Mayıs, Levent mahallelerinin kaldırımlarında birikmeye başlayan kadın-erkek, genç, yaşlı ve çocuk binlerce tarım işçisi, kendilerini tarlalara götürecek kamyonları bekliyorlar. Büyük çoğunluğu Kürt göçmenleri.

Çizme dahi alınmıyorKamyon kasalarında dondurucu soğuğa karşı süren yolculuğun ardından portakal, mandalina, limon ağaçlarının arasına dağılan tarım işçileri, inanılmaz derecede kötü koşullara dayanmak zorundalar. Soğuklarla birlikte yağmurların da bastırmasıyla bataklığa dönen bahçeler, tarım işçileri için toplama kamplarından farksız. İşsizlik, yokluktan dolayı bu çalışma koşullarına katlanan tarım işçileri, çamur ve suyun içinde, bata çıka narenciye toplamak zorundalar. Çizmesi olanlar çok şanslı! Çünkü kazandıkları para, çizme dahi almaya yetmiyor. Gün boyu uzun ve yorucu bu çalışmanın karşılığı aldıkları para 5 milyon lira. Çizmesi olmayan bir genç kız, bu dondurucu soğukta neden terliklerle çalıştığını sorduğumuzda, yüzümüze sıkılarak bakıyor: "Hangi parayla alalım çizmeyi?"Tarım işçilerini taşıyan kamyonların kaza yapması sonucu ölüm ve yaralanma olayları eksik olmuyor. Sigorta başta olmak üzere hiçbir sosyal hakkı olmayan tarım işçilerinin işgüvenlikleri de yok. Zor ve ağır çalışma saatleri boyunca kazandıkları, hastalık durumunda hastane masraflarını dahi karşılayamıyor. 12 saatin üzerinde alınteri döken tarım işçileri, hem işverenler hem de kimi elçilerce hakaret ve angaryaya maruz kalıyorlar.

Yeni ücret açıklanmadıEkipler halinde bahçelerde çalışan tarım işçileri, gün boyunca istenen verimi gösteremeseler, komik bir rakam olan 5 milyon lira yevmiyelerinden bile kesinti yapıldığını söylüyorlar. Çoğu zaman aylıkları geciktirilerek ödenen tarım işçilerinin Valilik tarafından hâlâ yeni yıl toplama ücretleri ve yevmiyleri açıklanmış değil. Valilik öncülüğündeki komisyonca resmi çalışma ücreti açıklanmayan tarım işçilerine verilen miktar şu anda 5 milyon lira. Geçen yıl da Valilik aynı şekilde birinci ayda açıklaması gereken ücretleri üçüncü ayda açıklamış, işçiler büyük zarara uğramıştı. Valiliğin üçüncü ayda açıkladığı ücretin farkları işçilere ödenmemişti. Üçüncü aya kadar narenciyede çalışan binlerce tarım işçisinin emeğine böyle el konulmuştu. İşçiler, birinci ayın ortalarına gelinmesine rağmen hâlâ Valiliğin ücerteleri açıklamaması dolayısıyla işverenlerin verdiği 5 milyon liraya çalışmaya devam ediyorlar.

Bir dokun, bin ah işitSabahın saat beşinden itibaren Şehit Erkut'ta cadde üzerinde kamyon bekleyen tarım işçilerinden Abdullah Şimşek, 12 yıldır tarım işçiliği yaptığını belirtiyor. İki-üç ayda bir para alabildiklerini belirten Şimşek, acımasız çalışma koşullarını, "Evimize bir parça ekmek götürmek için, sabahın köründe yollardayız" diyerek özetliyor.20 yaşındaki gençlerden biri olan Şabettin Yaman ise, üç yıldır tarım işinde çalıştığını anlatıyor. Yaman, sabah erkenden akşamın geç saatlerine kadar 5 milyon lira için çalıştıklarını, bunun insafsız bir ücret olduğunu ifade ediyor.Tarımda işçilik yapan binlerce genç kızdan biri olan Çiçek Kanık da aynı sorunları anlatıyor. Geçim şartlarının çok ağır olduğunu belirten Kanık, ailesinden üç kişinin tarlaya işçilik yapmaya gittiğini söylüyor. Çiçek de diğer tarım işçileri gibi en çok ücretin düşüklüğünden yakınıyor."32 yaşındayım. Bir çocuğum var. Aldığım para çocuğumun masraflarına bile yetmiyor" diyerek dertlerini bir çırpıda sıralayan Abdulrahman, ailece üç kişi tarım işçiliğine gitmelerine rağmen ellerine hiçbir şey geçmediğini belirtiyor. Zifiri karanlıkta ve olağanüstü soğuklarda kalkıp işe gittiklerini anlatan Abdulrahman, elçilerin kendilerini çok fazla çalıştırdığını dile getiriyor.Üç yıldır ücretlerin neredeyse aynı düzeyde olduğunu ifade eden tarım işçileri Doğan Yiğit ve Mehmet Kaya ise mecburiyetten dolayı çalışmak zorunda kaldıklarını belirtirken, "Aldığımız parayı elektiriğe mi versek, suya mı?" diyorlar. Ücertelerin düşüklüğüne sitem eden Doğan ve Mehmet, tarımda çalışan binlerce işçinin aynı kaderi paylaştığını söylüyorlar.İnşaat işçiliği yaptığını ama kriz nedeniyle işsiz kaldığından dolayı tarımda işçilik yapmaya başladığını söyleyen Osman Tosun, düşük ücretle iki çocuğa, bir de eşine bakmaya çalıştığını anlatıyor.
www.evrensel.net