Patronun gözü işçi hakkında

Esnek çalışmanın yasalaşmasını, fazla mesai ve izinler için ödedikleri ücretlerden kurtulmayı, kıdem tazminatlarının kaldırılmasını, SSK ve işsizlik sigortası primlerinden muaf olmayı ve ödedikleri vergilerin indirilmesini istiyorlar.

Patronun gözü işçi hakkındaŞahin BayarPatronlar konfederasyonu TİSK, bu yıl özel sektörde başlayacak toplusözleşme görüşmeleri öncesinde hükümete, "yükümüzü hafifletin" çağrısı yaptı. Başta kıdem ve ihbar tazminatı olmak üzere iş yasasının temel maddelerinin yeniden düzenlemesini isteyen TİSK, işyeri hekimliği, özürlü ve hükümlülerin istihdamı, yıllık ve bayram izinlerinin ücrete tabi tutulması ile fazla mesai ücretinin zamlı ödenmesi gibi yasal zorunluluklardan kurtulmak istiyor. TİSK, bütün bunları hayata geçirmek üzere Ekonomik Sosyal Konsey'in bir an önce toplanmasını da istiyor. 2001 yılını "değerlendirmek" ve 2002 yılına "ışık tutmak" amacıyla "Ekonomik Durum ve Çalışma Hayatına İlişkin Öneriler" konulu rapor hazırlayan TİSK, öncelikle bu yıl özel sektörde başlayacak toplu iş sözleşmesi görüşmeleriyle ilgili önerilerini dile getirdi. Yıl sonu değerlendirmelerinde "krize rağmen kâr ettik" itiraflarıyla bir yılı geride bıraktıklarını açıklayan büyük patronlar, toplusözleşmeler söz konusu olunca yine "kriz" silahına sarılıyor. İşletmelerin ayakta durması için "yükün hafifletilmesi" gerektiği kaydedilen raporda, İş Yasası'nın en temel maddelerinin yeniden düzenlenmesi talep ediliyor.

Fazla mesai ücreti fazlaymış!Kıdem ve ihbar tazminatı ile İşsizlik Sigortası için yapılan kesintilerin "mükerrer" olduğunu öne süren TİSK, raporunda İşsizlik Sigortası kesintilerinde yapılan yüzde 1'lik indirimi de "olumlu" ama "yetersiz" buluyor. Çalışma yaşamına esnekliğin mutlaka getirilmesi gerektiği savunulan raporda; fazla mesai için yapılan ödemelerin Avrupa Birliği ülkelerine göre yüksek olduğu iddia ediliyor. Aslında, TİSK bir an önce yasalaştırılmasını istediği esnek çalışma ile, fazla mesailer için ayrıca ücret ödenmesi uygulamasının tamamen kaldırılmasını hedefliyor. TİSK, bordro kesintilerinin yani işçinin ödediği gelir vergisinin, SSK ve İşsizlik Sigortası primlerinde işçi hissesinin ve damga vergisinin yüksek olduğundan da yakınıyor. İlk bakışta TİSK'in işçiyi de düşündüğü sanılabilir. Ancak, sayılan kesintilerin işgücü maliyetini yükselten unsurlar olduğu dikkatten kaçmıyor. Patronların işçileri ne kadar düşündüğü asgari ücretle ilgili öne sürdükleri isteklerden anlaşılıyor! TİSK, asgari ücretin belirlenmesinde, "toplu iş sözleşmeleri gereğince yapılan ve ücreti ikiye katlayan yan ödemelerin dikkate alınmaması"ndan şikayetçi. Yani asgari ücreti fazla buluyor!

İşsizlik tacirleriİstekler bitmiyor. Kriz fırsatçılığı yaparak yüzbinlerce işçiyi kapı önüne koyan patronlar, işsizliği de rant kapısı olarak görüyor. TİSK, yeni istihdam alanlarının yaratılması için teşvik istiyor. SSK primlerinden muaf tutulmayı, vergi indirimi talep edilen raporda, "Bu tür teşviklerin, özellikle sendikalı ve toplu iş sözleşmeli işyerleri bakımından getirilmesi, ülkemizde sendikal sistemin gelişmesine ve kayıtdışı sektörün daraltılmasına da destek olacaktır" deniliyor. Raporunda, ekonominin içinde bulunduğu "olumsuz şartlarda işletmelerin devamı ve istihdamın korunarak işsizlikteki tırmanışın önüne geçilebilmesi, girişimciliği teşvik eden bir sosyal ortam yaratılması bakımından, çalışma hayatına yönelik olarak alınacak tedbirlerin özel bir önem taşıdığı" görüşünü ifade eden TİSK'e göre bunun ilk adımı Ekonomik Sosyal Konsey'in toplanması. Sık sık "sosyal uzlaşma" ve "işbirliği"nden söz edilen raporda işçi sendikalarına da açık çağrı yapılıyor:"İşçi-işveren kesimleri konfederal düzeyde yapacakları çerçeve anlaşmalarla da toplu iş sözleşmelerinin genel şartlarını ve ortak girişimde bulanabilecekleri konuları belirleyebilirler."
www.evrensel.net