Tarım biterse ülke biter

Tarım biterse ülke biter

Tarım Haftası nedeniyle düzenlenen sempozyumda, gündem IMF programıydı. Birçok bilim insanı bildirgeler sunuyor.

Tarım biterse ülke biterIMF programının ülkeyi adım adım bitirdiğini belirten ZMO Başkanı Gürol Ergin, tarımın da bu programdan en fazla zarar gören alan olduğunu vurguladı. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO)'nın Tarım Haftası nedeniyle düzenlediği "Küreselleşme ve Türkiye Tarımı" sempozyumunda yine IMF programı baş gündemdi. Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in de katıldığı sempozyumda birçok bilim insanı bildirgeler sunacak. İki gün sürecek sempozyumun önceki gün yapılan açılış konuşmalarında, küreselleşme ile Türkiye'nin ulusal politikalarından vazgeçtiğinin altı çizildi ve uluslararası sermayenin dayatmalarının Türkiye tarımının ipini çektiği ifade edildi.

Bakan çoştuSempozyumun ilk gününe katılan Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, Türkiye tarımının içinde bulunduğu durumu 60'lar, 70'ler ve 90'larda uygulanan politikalara bağladı. Uluslararası kurumların dayatmalarını kabul eden Gökalp, IMF ve Dünya Bankası'nın isteklerini kabul etmediklerini iddia etti. Üretici ile yüz yüze gelince Şeker ve Tütün Kanunu'nu eleştiren Gökalp, sempozyumda tarımın yalnızca şeker pancarı ya da tütün olmadığını, Tütün Kanunu'nun daha önce çıkartılması gerektiğini iddia etti. Gökalp, Türkiye'nin kendine yeten söyleminin tam bir kandırmaca olduğunu Türkiye'nin hiçbir zaman kendine yeten bir ülke olmadığını öne sürerek, yeni getirilen uygulamalar ile üreticinin tefeciden, faizciden kurtarıldığını ileri sürdü. ZMO Başkanı Gürol Ergin, son 20 yılda IMF ve Dünya Bankası dayatmalarına göre politikalar üretildiğini ve bu politikalar sonucunda enflasyonunun kronikleştiğini, Türk parasının değerinin düştüğünü, iç ve dış borç stoğunun arttığını belirtti. Ergin, "Açlık oranı yüzde 8'lere ulaşmıştır. Bir ülke ekonomisi için olumsuz tüm gelişmeler yaşanmıştır" diye konuştu. Ergin, 2001'de üreticinin eline geçen paranın yüzde 25 daha azaldığını belirterek, büyük devletin küçültüldüğünün ve Türkiye'nin küçültülerek yok edilmeye çalışıldığının altını çizdi.TMMOB Başkanı Kaya Güvenç ise, 2001 yılının krizler yılı olduğunu ifade ederek, bu krizlerin nedeninin küreselleşme sürecinden kaynaklandığını dile getirdi. Güvenç, bugünlerde tartışılan doğalgaz fiyatları dışında, tarımda kullanılan tüm girdilerin, elektriğin de Türkiye'de herşeyin el yaktığını belirterek, "Bu küreselleşmenin sonucudur. Devleti ticari bir işletmeye dönüştürüp, vatandaşı müşteri olarak görmeye devam ederseniz olacağı budur" dedi.

Bildirgeler sunulduSempozyumun, "Türkiye Ekonomisi'nin Cumhuriyet Boyunca Gelişimi" konulu oturumuna ise, Ankara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Yetkin Güngör, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Araştırmacı Yazar Tevfik Çavdar, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya konuşmacı olarak katıldı. Türkiye tarımının 1923-946 dönemini anlatan Bilsay Kuruç, 1920'lerden sonra tarımda çok başarılı bir çizgi izlendiğini belirterek, 1929'da yaşanan krizden sonra 1936 da tarım fiyatlarının tüm dünyada dibe vurması ile birlikte Türkiye'de de tarım sektörünün yüzde 27'ye gerilediğini söyledi. 1946-1980 dönemini aktaran Tevfik Çavdar ise 1946'dan sonra sermayenin Türkiye'nin kaderini değiştirmeye başladığını belirterek, bu dönemde yapılan tarımsal desteklerin oldukça önemli olduğunu ancak, bu desteklerin toprak ağalarına gittiğini söyledi. Tayfun Özkaya da, 25 Oacak 1980 kararlarından sonra Türkiye tarımının ipinin çekildiğini dile getirerek, o tarihlerden bu yana bugün gelinen noktada tüm desteklerin dayatmalarla kaldırıldığını, Türkiye tarımının üretimsizliğe mahkum edildiğini söyledi.

Tarım tahrip edilmiştirSempozyumun dünkü bölümünde konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bugün gelinen noktada sağlıklı bir tarım politikası yürütülme şansı kalmadığını belirterek, tüm politikaların kamu açıklarının kapatılması için oluşuturulduğunu, ülkenin tarımınının sanayisinin kimse tarafından umursanmadığını dile getirdi.Dışardan telkinler ile Türkiye tarımına yön verildiğini ifade eden Baykal, Türkiye tarımının çok ciddi bir tahribata uğratıldığını, sahipsiz kaldığını kaydetti. Baykal, Türkiye tarımında çarpıklık olduğunu, bazı ürünlerde fazlalık olurken, bazı ürünlerde az üretim yapıldığını söyleyerek, Türkiye'nin net tarım ürünleri ithalatçısı bir ülke olduğunu belirtti. Batı'dan daha batıcı yöneticiler yüzünden gümrük duvarlarının yıkıldığını, Türkiye tarımının dünya tarımı ile haksız rekabete açıldığını ifade eden Baykal, Türkiye'nin dünyadaki kurallara direnemeyeceğini, tek başına kurallar koyamayacağını iddia etti. Yoğun kar yağışından dolayı insanların şikayetçi olmasının insanların kafa karışıklığına bağlayan Baykal, "kuraklık devam edecek mi? etmeyecek mi? derken kardan şikayetçi olmak, zihin karmaşasının somut ifadesi, sakıncalı bir perspektif kaymasıdır" dedi.
www.evrensel.net