Uzmanlar

   altyapı politikalarını sorguluyor

Uzmanlar altyapı politikalarını sorguluyorİnan ÜstünTürkiye'nin günlerdir maruz kaldığı soğuk ve yağışlı hava koşulları, başta egemen yapılaşma politikaları olmak üzere yerel yönetimlerin altyapı çalışmalarını sorgulatıyor. Tüm bu sorunlara karşın ivedilikle "Arazi Koşulları Haritaları"nın çıkartılması, bilimsel ve ilgili mesleki çalışmaların dikkate alınması gerektiğini vurgulayan bilim insanları ve meslek odaları temsilcileri, "Artık tedbir alınmalıdır" diyorlar. Yakın zamanda Mersin ilinin sel baskınları ve taşkınların altında kalmasının hemen ardından açıklama yapan Adana Belediye Başakanı Aytaç Durak'ın, "Adana, Mersin gibi olmaz" sözleri tüm halk kesimleri tarafından tepki görmeye devam ediyor.Türkiye'nin yeraltı kaynaklarının peşkeş çekilmesine karşı mücadele ettiklerini belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Genel Sekreteri İsmet Cengiz, bütün kitle örgütlerini de bu mücadelede birleşmeye çağırdı. Mersin'deki sel felaketine değinen Cengiz, sel zararlarını devletin önlem almaması, doğa-insan yaşantısında ranta dayalı anlayışın hakim anlayış olmasından oluştuğunu vurguladı. Sel, yer sarsıntısı vb. oluşumların doğal doğa olayları olduğunu hatırlatan Cengiz, "Asıl olan bunlara karşı hazırlıklı olmaktır" dedi. 17 Agustos, Mersin'deki sel felaketinin nedenlerinin başında Mühendislik ve bilim raporlarının dikkate alınmaması olduğuna vurgu yapan Cengiz, bunlara karşın toplumsal olarak yapılması gerekenin sıkça yapılmayan sistemi sorgulamak olduğunun altını çizdi.

Bilim normları uygulanmalıDoğa olaylarından doğan zararların nedeninin çarpık kentleşmeyi rant amaçlı meslek haline getirmiş ve yönetenler tarafından desteklenenler olduğunu söyleyen Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Sedat Türkmen de, tüm bunlara rağmen acil olarak birşeyler yapılması gerektiğini hatırlattı. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan (Çalılık, bataklık, heyalan alanları, dik yarlar vs.) yerlerin özel mülkiyete geçirilmiş olmasının ve buraların yapılaşmaya açılmasının sonunda oluşan taşkınların felaketle sonuçlandığına dikkat çeken Türkmen, 1985 yılında yürürülüğe giren 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun bu gibi yanlış uygulamalara yol açtığını dile getirdi. Deprem, sel, çığ, heyelan gibi doğa olaylarının önceden tespit edilerek önlem alınmasının gerekliliğini hatırlatan Türkmen, "Başımıza gelenlerden ders çıkarmalı butür sonuçlarla karşılaşmadan önlemlerimizi almalıyız. Yapılaşmalar bilim ve ilgili meslek normlarına uygun olması gözetmeliyiz" dedi. Bir an önce tüm Türkiye'yi kapsayacak şekillde arazi koşullarının haritalarının (imar alanları, sanayi alanları, tarım alanları, afet bölgeleri, orman alanları vd) çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Türkmen, "Toplu yerleşim yerlerinin daha sağlıklı inşaa edilmesi için bu tespitler ivedili olarak yerine getirilmelidir" dedi. Türkiye'nin vurdumduymazlık, çıkar çevreleri ve sefalet üçgenine sıkıştırıldığını belirten Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve JMO Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Akyıldız, planlı yerleşimin yapılmamasını eleştirdi. Adana'nın altyapısının tamamalındığını söyleyen Adana Büyükşehir Belediyesi Aytaç Durak'ın sözlerini hatırlatan Akyıldız, "Eğer altyapı görünen birkaç yerin altyapısının tamamlanması ise evet Aytaç Durak'ın dediği doğru ama yüzbinlerin yaşadığı çevre, semt ve mahallelere baktığımızda bunun böyle değil Aysberg'in sadece suyun üstündeki kısmı görülmek ve gösterilmek isteniyor" dedi. Kamuda çalışanlara zorunlu tasarrufların ana parası karşılığında verilmek istenen hazine arazilerinde de söz eden Akyıldız, hazine arazilerinin tespit edilmesi ve bunların üzerine rastgele yapıların dikilmesinin önlenmesi gerektiğini belirtti. Yönetenlerin ve çıkar çevrelerinin her dönem yapmaya çalıştıklarının artık sorgulanması gerektiğini dile getiren Akyıldız, "Sorgulayan bir toplum olmak zorunluluğu artık kendini daha çok hissettiriyor" dedi.
www.evrensel.net