Nâzım İsviçre'de anıldı

Nâzım Hikmet 100. doğum yılında İsviçre'de yapılan etkinliklerle anıldı. Nâzım Hikmet 100. yıl Etkinlikleri Girişimi üyesi Şair Yazar Şükran Kurdakul tarafından başlatılan etkinlikler, çok sayıda işçi ve emekçinin katılımıyla oldukça canlı geçti.

Nâzım İsviçre'de anıldıBüyük bir sanayi kenti olan Winterthur'da 21 Aralık günü Nâzım Hikmet'i konuşup tartışan bir kalabalığı ağırladı. Alevi Dernekleri Federasyonu'nun, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu'yla (DİDF) ortak düzenlediği etkinliğe, Nâzım Hikmet 100. yıl Etkinlikleri Girişim Komitesi üyesi Şükran Kurdakul ve EMEP GYK Üyesi Cevriye Aydın katıldı.

Yoğun ilgi "100. doğum gününde Nâzım Hikmet, Küreselleşen yeni dünyada evrensel emeğin rolü, 11 Eylül olayları ve günümüzde Nâzım Hikmet" başlıkları altında yapılan panelle çok sayıda izleyici katıldı. Panel'in konuşmacılarından Cevriye Aydın, emperyalist devletlerin 11 Eylül sonrası dünya halklarına "kan kusturduklarını, çıkarları için barbarlıkta sınır tanımayacaklarını ilan ettiklerini" aktardı. Aydın, 'Yeni Dünya Düzeni' denilen şeyin, dünyanın her yerinde savaş, IMF ve Dünya Bankası'nın ipotekleri, katliam, işgal, işten atma, özelleştirme ve sosyal hakların budanması anlamına geldiğini söyledi. Paneli, Nâzım Hikmet etkinliği ile birleştirilen tartışmalar, Şükran Kurdakul'un Nâzım'ın doğduğu Türkiye ve dünya koşullarını, Osmanlı'nın çöküş dönemini, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı, 2. Dünya Savaşı ve sonrası dönemleri anlatmasıyla başladı. Kurdakul, Nâzım Hikmet'in evrenselliğini; ustanın her dönemi çok somut olarak tahliline, hapiste ya da ülke dışında, her koşulda özgür bir kişilik olmasına, canlı bir sanat üretmesine ve ürünlerini halkın anladığı bir dile vermesine bağladı. Konuşmasında Nâzım'ın şiirlerinden de örnekler okuyan Şükran Kurdakul, katılımcıların ve izleyicilerin yoğun alkışını aldı.

'Sahte sahiplenmeye' öfkeKurdakul, devletin ve burjuva basınının bugün de Nâzım'a sahip çıkamadığını ve dolayısıyla bu konuda hiçbir hakkı olmadığını kaydetti. Kuldakul konuşmasını şu sözlerle bitirdi; "28 yıl hapsedeceksin, zindanlarda yok etmeye çalışacaksın sonra da sahip çıkacaksın bu olsa olsa iki yüzlülük ve sahtekârlıktır. Biz Nâzım Hikmet'in dostları ve sosyalistler hiçbir koşulda bu sahtekârlığa sessiz kalamayız. İşte 38 aydın ve sanatçının bildirgesi ve 100. yıl etkinlikleri bunun kanıtıdır. Tüm çabamızla devletin ve burjuva medyanın içi boşaltılmış Nâzım Hikmet çabalarını boşa çıkaracağız. Nâzım'ı hak ettiği gibi kapitalizme karşı sosyalizm için mücadele eden sanatçı kişiliğiyle savunacağız." Winterthur'da yapılan panel, işçilerin katılımıyla canlı bir tartışma ortamına dönüştü.

Emekçiler Nâzım'ı tartıştıŞükran Kurdakul ve Cevriye Aydın 23 Aralık tarihinde bu kez Frauenfeld-Bodensee'de düzenlenen"Nâzım Hikmet ve Sanatı" konulu söyleşiye katıldılar. 100'ü aşkın gencin katıldığı söyleşi, salonda bulunanlarla sohbetinin ardından sona erdi. Kurdakul, 28 Aralık'ta DİDF'e bağlı Basel ve Çevresi Türkiyeli İşçiler Cemiyeti'nce Basel'de, 30 Aralık'ta ise Le Chant de Fond-Neuschatel'de düzenlenen etkinliklerde, Nâzım'ı çok sayıda emekçiye anlattı.
www.evrensel.net