Fotoğraf: Evrensel

Organize doğalgaz soygunu

Piyasa mantığı, son derece insani bir ihtiyaçta bir kez daha kendini ele verdi. Milyonlarca kişi soğuk kış günlerinde doğalgazını kullanamıyor. Faturalardaki aşırı artışın sorumluları ise suçu birbirlerine atıyorlar.

Organize doğalgaz soygunuDoğalgaz fiyatları konusundaki tartışmada herkes topu birbirine atıyor. Belediyeler "Biz en fazla yüzde 45 kâr payı koyuyoruz. Asıl büyük kazığı BOTAŞ atıyor" derken, BOTAŞ da belediyeleri suçluyor. Sonuçta her iki tarafta kendi karını düşük gösteriyor. Kimse kârsız bir satıştan, kamu hizmetinin maliyetine halka ulaştırılmasından bahsetmiyor. Piyasa mantığı, son derece insani bir ihtiyaçta bir kez daha kendini ele verdi. Milyonlarca kişi soğuk kış günlerinde doğalgazını kullanamıyor. Faturalardaki aşırı artışın sorumluları ise suçu birbirlerine atıyorlar. "Kim daha çok zam yapıyor" tartışmasını aşmayan çekişmeden sonuçta zararı yine halk görüyor.

Hizmette kâr anlayışıOysa kamu hizmetinin herkesin yararlanacağı ve herkesin maddi gücüne uygun şekilde verilmesi gerektiği Anayasa'da dahi yer alıyor. Ama kamu olunca özelleştirme ile kendini gösteren piyasa mantığı, "mümkün olduğunca kârlı satma" anlayışını dayatıyor. Sonuçta da fatura bütün ağırlığı ile emekçi kesimlerin üzerine yıkılıyor. Doğalgazın halka ulaşana kadarki süreci incelendiğinde BOTAŞ'tan belediyelere, hükümetten Maliye Bakanlığı'na kadar birçok kurumun, özel şirketin bu karlı alandan "ne kadar fazla koparırsak o kadar iyi" anlayışı ile halka hizmet sunduğu bütün açıklığı ile ortaya çıkıyor.

Kim kazıkçı?Müstakil Tüketiciler Birliği'nin yaptığı karşılaştırmada, doğalgazın ülke içindeki ilk uğrağı olan BOTAŞ'ın maliyeti 105 bin lira. BOTAŞ satış fiyatını 243 bin lira olarak belirlemiş. Yani yüzde 131 gibi çok yüksek bir kâr oranıyla satıyor. Her metreküpte de 138 bin lira kazanıyor. Ardından bu gaz dağıtımcı şirketler olarak belediyelere ulaşıyor. İGDAŞ'ın eline geçen gazın maliyeti nakliye vb. dahil edildiğinde 245 bin liraya çıkıyor. Tabii ki bunun içinde BOTAŞ'ın yüzde 131'lik kâr payı da var. Yani maliyet gerçekte aşırı şişmiş oluyor. İGDAŞ da "ne kadar bindirirsem kardır" deyip yüzde 39 bir kâr oranı belirliyor. Sonuçta fiyat bir anda 338 bin 500 liraya fırlıyor. Ancak vatandaşa fatura geldiğinde fiyat daha da artmış oluyor. Çünkü araya Maliye Bakanlığı da giriyor. Hemen yüzde 18 KDV, yüzde 5 ATV kesiyor. Böylece halktan 310 bin 855 bin lira, oran olarak yüzde 296 gibi büyük bir kar payı konulan doğalgazı tüketmesi isteniyor.
www.evrensel.net