Hokkabazlar korosu

Hokkabazlar korosu

Dün bütün gazetelerin manşetlerinden verdiği "umut haberleri"nin tamamı Avrupa Birliği'ne üyelik, IMF'nin "yapısal reformları", TBMM'de bekleyen yasa tasarılarına endeksli.

Hokkabazlar korosuHükümet, sermaye kesimi ve sözcüleri olan medya grupları, 2002 yılının ilk günü "umut" lafları ediyor. Ama 2002 yılından beklenilen ve umut edilen gelişmeler, emekçi kesimler için yeni sıkıntıların, ülke için çöküşe daha fazla yaklaşmasının nedenleri olacak. Dün bütün gazetelerin manşetlerinden verdiği "umut haberleri"nin tamamı Avrupa Birliği'ne üyelik, IMF'nin "yapısal reformları", TBMM'de bekleyen yasa tasarıları ve mali ile reel sektöre ilişkin düzenlemelere endeksli. Yani sermaye kesimlerinin 2001 yılında yapamadığı, yarım kalan bütün ekonomi politikaları, 2002 için iyi gelişmeler olarak yansıtılıyor. Oysa 2001 yılında bütün faturayı sırtında taşıyan emekçi kesimler için bu düzenlemeler, geçen yılki sorunlarının, yoksulluklarının kaynağı durumunda. Nitekim daha dün, yüzde 50-100 arasında bütün vergiler artırıldı. Bu artış aynı zamanda temel mal ve hizmetlerin zamlanması anlamına geliyor. Hükümet temsilcilerinin ilk iş olarak önüne koyduğu program, TBMM'de bulunan ve IMF'nin geçen yıl mutlaka çıkartılmasını istediği yasa tasarıları. Bunlar; tütün, kamu ihaleleri, endüstri bölgeleri ve bankacılıkla ilgili. Meclis bu yasaları 3-11 Ocak tarihleri arasında görüşecek ve yasalaştıracak. Üstelik bunlar için Genel Kurul'un çalışma saatleri de uzatılacak.

Bu yasalar kimin için?Tütün yasa tasarısı, ülkedeki milyonlarca çiftçi ve ailesinin sonu anlamına geliyor. Tütün pazarını yabancı şirketlere açan tasarı ile ülke içindeki tütün üretimi de büyük ölçüde kısılmış olacak. Aynı şekilde kamu ihaleleri ile ilgili tasarı da yabancı sermayeye istisnalar ve yeni avantajlar sağlıyor. Geniş bir rant alanına sahip kamu ihalelerine yabancı şirketlerin katılımı sınırlandırılıyordu. Bu tasarı ile bu sınırlandırmalar ortadan kaldırılacak. Meclis'teki en önemli yasalardan birisi de endüstri bölgeleri ile ilgili. Bu tasarı, çevre, sağlık, yatırım vb. alanlardaki yasal kısıtlamaları yine yabancı sermaye lehine kaldırıyor. Yabancı sermayeye istediği yeri endüstri bölgesi olarak seçme hakkı tanıyor. Bankacılık ile ilgili düzenleme ise "yasal hortumculuk" olarak şimdiden anılmaya başlandı bile. Kemal Derviş'in çabaları sonucunda Meclis Genel Kurulu'na gönderilen tasarıya göre, pazar payı yüzde 1'in üzerinde olan bütün bankalara Hazine'den yedi yıl boyunca kaynak aktarılmasını öngörüyor. Bu standarta uyan 11 özel banka bulunuyor. Üstelik bu bankalar, geçtiğimiz yıl kriz ortamında dolar-faiz spekülasyonundan büyük kazançlar sağlayan bankalar.Hükümetin işi bununla da bitmeyecek. AB kriterlerini yerine getirmek için tarımsal desteklemeleri, sosyal güvenliğe aktarılan cüzi kaynağı, bütçe açığını düşürmek için yatırımları kısması gerekiyor. Özelleştirme de yine bu yılın gözdesi olacak. Tam 36 kamu kuruluşu satış listesine alındı bile. IMF'nin 2002 Bütçesi'nde 3 katrilyon liralık ek bir kaynak yaratılmasını istemesi de, zamların bütün yıl boyunca devam edeceği anlamına geliyor. Hükümetin 2002'de yapacaklarının sadece bir kısmını oluşturan bu liste bile, 2002'de umut olarak sunulan düzenlemelerin kimin için olduğunu göstermeye yetiyor.
www.evrensel.net