Durgun yılbaşı

Durgun yılbaşı

İşsizlik ve yoksulluk sorununun büyük boyutlara ulaştığı, insanların çöplerden ekmek ve yiyecek toplamaya başladığı bölgede, yılbaşı, piyasalarda bir canlılık yaratmadı.

Sessiz sedasız yılbaşıŞerif KarataşYılbaşında olağan hale gelen süslenmiş mağaza vitrinleri, tasarlanan eğlence programları bölge illerinin birçok yerinde yok denecek kadar az. İşsizlik ve yoksulluk sorununun büyük boyutlara ulaştığı, insanların çöplerden ekmek ve yiyecek toplamaya başladığı bölgede yılbaşı piyasalarda bir canlılık yaratmadı. Önceki yıllarda, yılbaşına bir hafta kala vitrinler süslenip çeşitli eğlenceler düzenlenirken, bu yıl hiçbir hareketlilik gözlenmiyor.

Satış yokHediyelik eşya satıcıları, her yıl en büyük işi yılbaşı ve bayramlarda yaptıklarını ancak, bu yıl hüsrana uğradıklarını söylediler. Esnaf, yılbaşına olan bu ilgisizlikten dolayı vitrinlerini süsleyemediklerini belirterek, şöyle konuştu: "Uzun süreden beridir zaten satışlar durmuştu.Batıdan bölgeye gelenlerde yılbaşı kutlamalarını unutuyor veya unutmak zorunda kalıyor. Hediyelik eşya satışını bırakmayı düşünüyoruz. İnsanlar krizden dolayı alışveriş yapamıyor. Hediye alımı ise lükse kaçtığı için gereksiz bulunuyor. Zaruri ihtiyaçları karşılayamayan halk hediye almayı gereksiz görüyor."

Diyarbakır'da durumYoksulluğun dört bir yanı sardığı Diyarbakır'da insanlar yeni yıla umutla bakamıyorlar. Köyleri zorla boşaltıldığı için Diyarbakır'a yerleşen ve işporta tezgahı açarak yaşamını sürdürmek isteyenler ise daha dertli. Sur Belediyesi tarafından açılan 1. İşporta Pazarı'nda tezgah açan işportacılar işlerin olmamasından şikâyet ederek, "Bayram da yeni yıl da bizim için bir şey ifade etmiyor" diyorlar.

Köyden kovuluncaFerhat Reçber, işporta pazarında tezgahı olanların çoğunun köyleri zorla boşaltıkları için bu işi yaptıklarını söyledi. Aydın Ekinci ise, hayatlarından memnun olmadıklarını anlatarak, "Ekonomik kriz en alt tabakadaki insanları vurdu. İşporta pazarı açıldı. Ama ondan sonra sahip çıkan olmadı. Buraya tıkandık. Dünyadan haberimiz yok. Ama, Türkiye'nin de kötüye doğru gittiğini biliyoruz" dedi. Ekinci'den sonra sözü alan Reçber "Buradaki insanların hepsi köylerinden zorla çıkartıldılar. Gelip yaşamlarını burda sürdürüyorlar. En başta OHAL'in kalkması lazım. İnsanlar köylerine dönmek istiyor. Devlet köyleri onarsa insanlar köylerine geri dönecek" diyor.

Bu gidişle zorYanımıza gelen Abdulhaluk İlhan, yeni yıl beklentilerini bizimle paylaşmak istediğini söyleyerek konuşmaya başlıyor: "2002 yılında Türkiye'de milletvekilleri, gerçek bir yurtsever ve barışın gelmesi için çalışmalılar. Dürüst hizmet versinler, millete yalan söylemesinler. Milleti yolsuzluktan, fakirlikten ve açlıktan kurtarmalarını istiyoruz". İlhan, yanımızdan ayrılırken Ferhat Reçber, özellikle 1990'dan bu yana bölge insanın çok baskı gördüğünü söylüyor. 2002 yılının barış, sağlık ve mutluluk getirmesini dilediğini belirten Reçber, ülkenin yönetimine bakıldığında bunun gerçekleşmesinin çok zor olduğunu da sözlerine ekliyor. Reçber, köyleri zorla boşaltıldığı için altı yıl, Ekinci ise 12 yıldır işportacılık yaptığını belirtiyor.
www.evrensel.net