Irak'ta 11 yıllık bilanço:

   1 milyon 600 bin ölü

Irak'ta 11 yıllık bilanço:
   1 milyon 600 bin ölüIrak, BM tarafından 1990 yılından bu yana uygulanan ekonomik yaptırımların, 1 milyon 600 bin milyon kişinin ölümüne neden olduğunu açıkladı. Resmi INA ajansının haberinde, Irak'ın, BM misyonu tarafından BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a gönderdiği mektuba yer verildi. Haberde, Annan'a gönderilen mektupta, "yaptırımların uygulandığı günden bu yana 5 yaşın altında 667 bin 773 çocuk dahil olmak üzere toplam 1 milyon 614 bin 203 kişinin öldüğü" kaydedildi. Mektupta, yaptırımların uygulanmasından 1 yıl önce 1998 yılında 5 yaşın altındaki ölümlerin sadece 258 olduğu ifade edildi ve ABD ve İngiliz temsilcilerinin, BM Güvenlik Konseyi yaptırımlar komitesinde tıbbı malzemelerin satın alınmasının onaylanmasını geciktirerek ölümlerin artmasına yol açtıkları belirtildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


KÜ'de anadilde eğitim talebine retNazım FıratKocaeli Üniversitesi (KÜ) öğrencileri, anadilde eğitim ve Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulması talebiyle topladıkları dilekçelerin rektörlük tarafından kabul edilmemesini, Kocaeli İHD Şubesi'nde düzenledikleri basın toplantısıyla protesto etti. Kampanya çerçevesinde Kocaeli Üniversitesi'nde 150'yi aşkın dilekçe toplayan öğrenciler, dilekçeleri vermek için gittikleri rektörlükte hiçbir muhatap bulamadıklarını söylediler. Konuyla ilgili görüştüğümüz öğrencilerden Endüstiri Mühendisliği 4. sınıf ögrencisi Bilal Serhat Sarıdaş, dünyanın birçok ülkesinde anadilde eğitime doğal bir hak gözüyle bakıldığını, demokratikleşme iddiasındaki Türkiye'de ise yöneticilerin Kürtçe konusunda samimi olmadığını ifade etti. Sarıdaş, "Kürtçe eğitim talebi salt bir dil eğitimi değil, bu aynı zamanda demokratik bir eğitim, bilimsel eğitim talebidir. Üniversitelerde kendisine 'demokratım, aydınım, devrimciyim' diyen birçok birey maalesef bu talebi ilkel bir talep olarak yorumlayabiliyor" dedi.Emek Platformu'nun son toplantısında anadil sorunu değerlendirilip, Kürt sorununun emek sorunundan bağımsız olmadığının vurgulanmasının önemli ve olumlu bir gelişme olduğunu söyleyen Sarıdaş, YÖK'ün ve üniversete yönetimlerinin okuldan uzaklaştırma ve benzeri tehditlerine rağmen taleplerinde ısrarcı olacaklarını söyledi. Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Azad Mete ise kampanyaya dilekçe vererek destek olanların sadece Kürt öğrencilerden oluşmadığını, bu durumun sevindirici olduğunu belirtti. Mete, anadilde eğitim kampanyasını sadece üniversite ile sınırlamadıklarını ve bu amaçla içinde kitle örgütleri ve siyasi partilerin de olduğu 35'e yakın kurumu ziyaret ederek destek aldıklarını ifade ederek, "Topladığımız dilekçeleri rektörlüğe iletmek istediğimizde bir muhatap bulamadık, çalışanların hepsi dilekçeleri almamaları gerektiğini biliyor ama nedeni konusunda bir cevap veremiyorlardı, dilekçelerimizi almak zorunda olduklarını, almazlarsa, yazılı bir gerekçe ile belirtilmesini söyledik ancak gerekçe de göstermediler" diyen Mete, kampanyanın Türkiye'nin demokratikleşme sorunundan bağımsız algılanmaması gerektiğini vurguladı.
www.evrensel.net