DGD üretimi engelliyor

Milli Prodüktivite Merkezi tarafından düzenlenen toplantıda konuşmacılar, Doğrudan Gelir Desteği (DGD)'ni uygulamaya sokan Türkiye'nin üretimden vazgeçtiğini gösterdiğini dile getirdiler.

DGD üretimi engelliyorMilli Prodüktivite Merkezi (MPM) tarafından düzenlenen "Doğrudan Gelir Desteği Uygulamaları" konulu toplantıya katılan konuşmacılar, Doğrudan Gelir Desteği (DGD)'ni uygulamaya sokan Türkiye'nin üretimden vazgeçtiğini gösterdiğini dile getirerek, DGD'yi tek başına uygulamaya sokan tek ülkenin Türkiye olduğu ve bu uygulamanın birkaç yıl içinde üretimi tamamen bitireceği vurgulandı.Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya'nın yönettiği oturuma Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Ahmet Bayaner, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu üyesi Nuri Sorman ve MPM uzmanı Yücel Çağlar katıldı.Tayfun Özkaya konuşmasında, IMF'ye verilen tahhütlerle ve uygulamaya sokulan DGD ile Türkiye'nin tamamen üretimden vazgeçtiğini açıkça ilan ettiğini vurgulayarak, ABD ve AB'nin uluslararası kurumlar aracılığıyla dayattığı politikaların çifte standardı yansıttığına işaret etti. DGD'nin pilot bölgelerdeki uygulamasının da çok net bir şekilde üretimi ve verimi artırmayacak bir uygulama olduğunu gösterdiğini dile getiren Özkaya, serbest piyasa diye kabul ettirilmeye çalışılanların mafya ve talan ekonomisi olduğunu vurguladı. DGD'nin pilot bölgelerde uygulanmasının işleyişinde görev yapan Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü'nden Ahmet Bayaner de, pilot bölgelerde yaşanan örneklerin DGD'nin Türkiye gerçekleri ile uzaktan yakından ilgisi olmadığını gösterdiğini söyledi. Bayaner, Türkiye'de tapu kadastro işlemlerinin tamamlanmamış olmasının, TZOB'un arazi kayıtlarındaki çelişkilerin uygulamada destekten gerçek üreticilerin yararlanamamasına neden olduğunu ifade ederek, pilot bölgelerde de uygulamadan daha çok üretici olmayanların yararlandığını vurguladı. Polatlı'da 20 dekarlık arazinin 20 hissedarı çıktığını belirten Bayender, DGD'nin hedef kitlesinin bile net olmadığını kaydetti. Bayender, gidilen köylerde üreticinin devlete güvensizliğinin çok açık bir şekilde ortaya çıktığını dile getirerek, köylerde üreticilerin "Devlet bu parayı bizden ne zaman alacak" diye sorduklarını söyledi. Bayender, uygulamaya kademeli olarak geçilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye yok ediliyorNuri Sorman ise Türkiye'nin silahla, topla, tüfekle değil, ekonomik güçler tarafından yok edilmeye çalışıldığının altını çizerek, 1980'den sonra üretim hızı yüzde 1 oranında azalırken, nüfus artış hızının yüzde 2 arttığını söyledi. 20. yy'da da tarımsal desteklemeyi uygulamaya sokan ilk ülkenin ABD olduğunu dile getiren Sorman, ABD ve AB'de uygulanan tarım politikalarının sürekli üretimi ve verimliliği artırmak gibi amaçlar taşırken, Türkiye'ye bunların tam tersinin dayatıldığını kaydetti. Sorman, DGD adı altında verilen destekleri komik olarak nitelendirdi. Yücel Çağlar da, Türkiye'de Gayri Safi Milli Hasıla'dan desteklemeye ayrılan payın OECD ülkelerinde ayrılan paydan 4.5 kat daha az olduğunu vurgulayarak, DGD'yi tek başına uygulayan hiçbir ülkenin olmadığını söyledi. Üreticiye nakit verilen bu paranın üreticiyi üretimsizliğe ittiğine işaret eden Çağlar, Cumhuriyet tarihi boyunca uygulanan desteklemelerin bir gecede değiştirildiğini, uygulamanın sonuçlarının çok ciddi olacağını dile getirdi.
www.evrensel.net