Felaket ama doğal değil!

Felaket ama doğal değil!

Yağışların sele dönüşmesini gazetemize değerlendiren konunun uzman kurumları sorunun altyapı problemlerine bağlı olarak oluştuğunu kaydettiler.

Felaket ama doğal değil!Ziya ÖzışıkBirçok ilde etkisini gösteren yağışların kısa sürede sele dönüşmesinin can ve mal kayıplarına yol açmasının ardından altyapı problemleri yeniden tartışılmaya başlandı. Plansız, ranta dayalı kentleşme, gerekliliklerini yerine getirmeyen belediyecilik anlayışı, mühendislik bilgisi kullanılmadan oluşturulan yapılaşma gibi problemlere dikkat çeken Şehir Plancıları Odası (ŞPO), İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), Mimarlar Odası gibi konunun uzman kurumları asıl felaketin doğa olaylarından değil bu sebeplerden kaynaklandığını söylediler.Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Necati Uyar, yağışların can ve mal kaybına yol açan felaketlere dönmesinin ana nedeninin alınmayan tedbirler, kuralsız belediyecilik ve betonlaşma olduğuna dikkat çekti. Bazı yasalarda geçmesine rağmen birçok yatırımın belediyeler tarafından yapılmadığının söyleyen Uyar, buna örnek olarak DSİ'den alınan projelerle yapılması zorunlu kılınan Taşkın Önleme Tesisleri'ni gösterdi. Taşkın Önleme Tesisi kurmak için belediyelerin fonlar aldığına dikkat çeken Uyar, bu fonların nerelere gittiğinin bilinmediğinin altını çizdi. Uyar, bazı alanların yine DSİ tarafından yapılaşmaya yasak bölge ilan edilmesine rağmen, belediyelerin yasadışı olarak imar izni verdiği bölgelerin bu tip felaketlere sebep olan etkenlerden olduğunu belirtti. Uyar, bu projelere uygun yapılacak bir düzenlemenin selleri engelleyebileceğini vurguladı.

Yanlış uygulamalarNecati Uyar, bir başka önemli sebebin de betonlaşma olduğunu söyledi. Suyun doğal şartlarda yerin altına inmesi gerektiğini belirten Uyar, bunun kanalsız asfalt kaplamadan kaynaklı olarak gerçekleşmediğini kaydetti. Bu sistemin her bir yolda, sokakta su birikintisine yol açtığını söyleyen Uyar, "Suyun gidebileceği hiçbir yer kalmamış. Caddelerin her biri birer su kanalı. Suyu yeraltına indirecek bir kaplama türünün kullanılması gerekir" dedi. Bunun dışında kenti sel felaketleri ile karşı karşıya kaldığı bir diğer etkenin kanalların üstünün birkaç metrelik bölüm açabilmek uğruna üstünün kapandığını ifade eden Uyar, "Değişik nedenlenle kanalların üstü kapatılıyor. Su alta akıyor sanılıyor. Ama kapalı kanallar çok çabuk tıkanır ve yeterince suyu taşıyamaz" dedi. Uyar, Mersin'deki felaketin ana nedenini buna bağlı olduğunu söyledi.

Alternatif geliştirilmiyorDünyanın birçok bölgesinde geniş ağaçlandırma çalışmalarının yapıldığını ve konut bahçelerinin geliştidirildiğini vurgulayan Uyar, ülkemizde ise konut bahçesi için yeri bulunan apartmanlarda bile otoparklar haline getirildiğini söyledi. Birçok gelişmiş kentte dev parklar veya büyük kanalizasyon sistemleri bulunduğunu örnekleyen Uyar, ülkemizde ise bunların hiçbiri yapılmayarak felakete davetiye çıkarıldığını söyledi.

Olmaması için sebep yokİMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe ise, felaketlerin yağış, deprem gibi doğal olaylardan ötürü gerçekleştirmediğini söyledi. Ana sorunun, plansız, ranta dayalı, mühendislik bilgisinden uzak, kural ve bilimdışı kentleşmeden kaynakladığının altını çizen Gökçe, "Eğer altyapınız yetersizse, dere boylarında yapılar yapmışsanız, doğal akışlı suların önüne yapılar kondurmuşsanız, heyelanlı alanlara yapılar yaptırdıysanız yağmur denilen doğal olayın felakete, afete dönüşmemesi için hiçbir sebep yok" dedi. Gökçe, son günlerde yaşanan sel felaketlerinin de bu sebebe bağladı.

Aynı nakaratlarMimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Erdal Aktulga da, kentlerin nazım planlarını kaybetmiş bir duruma getirildiğini ifade etti. İstanbul için yapılacak nazım planının en azından bu şehrin olumsuz gelişmesinin durdurulması yönünde olması gerektiğinin altını çizen Aktulga, "Kente entegrasyonu düşünülmeden sel yataklarına kurulan yerleşim alanları, ağaçlandırma yapılması gereken yerin betonlaştırılması, akan suların yönünü şaşırtıyor. Bu sebeple de felaketlerle karşılaşılıyor" dedi. 12 Eylül'ün ardından hakim olan rant anyaşının planlamayı yok ettiğini belirten Aktulga, Mimarlar Odası olarak senelerdir planlama yapılması gerektiği konularındaki uyarılarının da dikkat alınmamasını eleştirdi. "Her felaketin ardından söylenenler aynı nakarat halini alıyor" diyen Aktulga, toplumun da bu nakaratlardan artık sıkıldığına ve yapıcı çözümler beklediğine dikkat çekti.
www.evrensel.net