Öfke salona sığmadı

Öfke salona sığmadı

İki gün boyunca, üretimi elinden alınmaya çalışılan üreticinin tüm siyasilere ve tarım ile ilgili örgütlere öfkesi ATO'nun toplantı salonuna sığmadı.

Öfke salona sığmadıNur KarabacakTürkiye Ziraatçılar Derneği'nin Ankara'da düzenlediği Ulusal Tarım Kongresi sona erdi. Üretici kuruluşlarının desteğini alan kongrede uluslararası kurumların dayatmaları ile uygulanan Türkiye tarımının tasfiye süreci masaya yatırıldı. İki gün boyunca üreticilerin muhalefet ve iktidar partilerinin temsilcilerine, tarım ile ilgili bazı örgütlere öfkeleri ve tepkileri ATO'nun toplantı salonuna sığmadı. Kongreyi değerlendiren TZD Başkanı İbrahim Yetkin, "Kongrede tepkisini ifade eden üreticiler küreselleşme adı altında Türkiye'yi kuşatma altına alanları kapı dışarı edeceklerini gösterdiler" diyerek, 2002 yılının üretici için hak mücadelesi yılı olacağını ve kongrede bunun ayaklarının örüldüğünü vurguladı.Türkiye'nin dört bir tarafından üreticinin, bilim insanlarının, uzmanların ve tarım ile ilgili örgütlerin temsilcilerinin katıldığı kongreye tarım tekellerine teslim edilmek istenen üreticinin öfkesi damgasını vurdu. Kongreyi gazetemize değerlendiren Yetkin, "Türkiye'de şu anda ulusal çıkarları ölçüsünde politika yapanlar ile ulusal politikalara dayanmayan IMF ve DB güdümlü politikalardan yana tavır koyanlar arasındaki ayrım çok net bir şekilde bu kongrede ortaya çıktı. Her yerden kuşatılmış üreticinin bu kadar tepki göstermesi çok doğal. Bu tepkiler 2002 yılı için üreticinin bir hak mücadelesi yılı olacağını gösteriyor" dedi. Yetkin, kongrede bilim insanlarının ve üreticilerin net bir şekilde üretimden ve ulusal politikalardan yana tavrını koyduğunu ifade ederek, "Üreten bir Türkiye ürettiğini de tüketen bir Türkiye, dünya pazarlarında söz sahibi olabilecek bir Türkiye'nin ayakları bu kongrede örülmüştür" diye konuştu. Yetkin, üreticinin önündeki yolun gerçekten zor olduğunu; ancak, kongreye katılan üreticinin bunları aşacağını gösterdiğini dile getirdi.Kongrenin son oturumu olan "Ulusal Tarım Politikaları ve Kırsal Örgütlenme" konulu panelde ise üretici örgütlerinin başkanları örgütlülüğünün önemine vurgu yaparak, 2002 yılında üreticinin ekim yapabilmesi için örgütlerin derhal ortak mücadele için harekete geçmesi gerektiğini ifade ettiler.

Ekmeğimize göz diktilerOturumun en coşkulu konuşmasını yapan Tür Köy-Sen Genel Başkanı Şevki Konur, Türkiye'yi yönetenlerin vatana ihanet ettiğini vurgulayarak, artık üretmeyen üreticinin üretenden daha kârlı olduğunu söyledi. Ayçiçeğinin maliyetinin 210 bin lira olmasına rağmen, 165 bin liradan alım yapıldığını dile getiren Konur, üreticinin 55 bin lira zararda olduğunu ifade etti. "Pancarımız şekere dönüştü ama pancar paraları hâlâ belli değil" diyen Konur, üretimin devamı için derhal kotaların kaldırılması, üreticinin borçlarının ertelenmesi, tarımda desteklerin devam etmesi, icraların kaldırılması gerektiğini vurguladı. Konur, "Ekmeğimize göz diktiler" diyerek, ulusalarası birkaç tekelin ülkenin egemenliğine hakim olmasına üreticinin izin vermeyeceğini söyledi. Pankobirlik Genel Müdürü Doç. Dr. Mikdat Çakır da ABD'nin uluslararası kurumların aracılığıyla dünya tarımının kontrolünü elinde tutmaya çalıştığını vurgulayarak, Türkiye'nin artık birilerin dayatması ile uygulanan tarım politikalarından vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de üretim yapan tatlandırıcı üreten firmaların gündeme yabancı yatırım olarak gelmesinin tamamen aldatmaca olduğunu dile getiren Çakır, "Bunlar yabancı yatırım değil, Amerikan çiftçisine örtülü emperyalist yatırımlardır" dedi. Çakır, "Tarımda kurtuluşun yolu uluslararası ilişkilerde ulusal tarım politikaları ile kendi koruma altına almasından geçmektedir" diye konuştu. Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü Kadir Arıcı da Türkiye'nin ciddi bir tarım politikası olmadığını ifade ederek, tarımda örgütlenmenin Türkiye'de yeterli olduğuna, ancak bu örgütlenmenin ne Türkiye tarımına ne de üreticiye bir faydası dokunmadığını söyledi. Arıcı, bu örgütlerin köylünün ihtiyacı üzerinden doğmadığına dikkat çekti. Türkiye Ziraat Odaları Birliği adına katılan Ünal Örnek de küreselleşmenin tüm saldırılarına karşı üreticinin ancak örgütlenerek güçlenebileceğini söyledi.

Oda ve kooperatiflere tepkiOturumun soru cevap bölümünde ise, üreticilerin Türkiye Ziraat Odaları Birliğine ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan tepkileri dikkat çekti. Bir üreticinin oturuma katılan TZOB temsilcisine, "İşçi memur meydanlarda, TZOB her yerde örgütlü, neden tüm bu saldırılara tepki göstermiyorsunuz?" sorusuna, Örnek, çözümün sadece sokakta olmadığını, hükümet nezdinde görüşmelerle çözüm aranmaya çalışıldığını iddia ederek cevap verdi. TZOB temsilcisine yöneltilen diğer bir soru ise, üreticiden toplanan paraların ne yapıldığı idi. Örnek, bu soruya, ATO'yu örnek göstererek cevap verdi. ATO'nun üyelerinden çok daha fazla para aldığını dile getiren Örnek, "ATO gibi bir binamız bile yok" dedi. Bir üretici de Kadir Arıcı'nın konuşması sırasında araya girerek, "Sizin kuruluşunuz üreticinin kapısına jandarma getirdi" diye bağırdı.
www.evrensel.net