Patronlar kayıtdışılığı öneriyor

Patronlar kayıtdışılığı öneriyor

Ekonomik krizi gerekçe göstererek yeni kaynaklar isteyen patronlar, SSK primleri başta olmak üzere vergi ve işçilerin sağlık giderlerinden kurtulmak istiyorlar.

Patronlar kayıtdışılığı öneriyorSultan ÖzerPatronlar, "krizi" bahane edip, yeni yeni istekler sıralamaktan geri durmuyorlar. Çalıştırdıkları işçilerin SSK primlerinden tutun, vergiye, stopaja, enerji ve yakıt giderlerinden indirime kadar bir dizi istekleri olan patronla, bütün bunlara karşı "İş Güvencesi Yasası'nı benimseyebileceklerini" ifade ediyorlar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan Başkanlığı'nda, Türk-İş, DİSK, Hak-İş, TİSK, TOBB, TESK temsilcilerinin katıldığı toplantının gündemini de patronlara yeni kaynaklar oluşturdu. Toplantıda kısa vadeli olarak, bir yıl içinde istihdamını yüzde 30 artıran işletmelerin, prim yükünün yüzde 20'sinin devlet tarafından karşılanması, işçi sayısını yüzde 50 oranında artıranların prim ödemelerinin yarısından muaf tutulmaları, işe yeni başlayan işçilerin primlerinin üç yıla kadar süreyle ödenmemesi, sağlık giderlerinin işveren tarafından karşılanmaması, karşılanması halinde de bu işletmelere vergi kolaylığı getirilmesi, işletmelere enerji giderlerinde yüzde 25'lere kadar varan oranlarda indirim sağlanması önerileri tartışıldı. İşverenlere "yeni kaynak" anlamına gelen bu önerilere karşı işçiler için ise 8 aydır Başbakanlık'ta bekletilen, hükümetin AB için verdiği Ulusal Program'da da kısa vadede yapılması gereken ödevler arasında yer alan İş Güvencesi Yasası'nın çıkarılmasını istediler.

Zorunlu tasarruf masadaİşçilerden yapılan kesintilerden oluşan ve bugüne kadar hükümetin yandaşlarına ucuz kredi olarak kullandırdığı "zorunlu tasarruf" kesintilerinin de bu toplantılarda pazarlık konusu yapılması dikkat çekti. Oysa bu birikimlerin ödenmesi hükümetin bir lütfu ya da işçilere bir katkısı değil, gasp ettiği hakları geri ödemesi olacak.Sendikalı işçi çalıştıran işletmelerin prim ödemelerinin yüzde 50'sinin devlet tarafından karşılanmasının da gündeme geldiği toplantıda, tarım ve hayvancılığın teşvik edilmesi, vergi reformu gibi öneriler ise hayata geçmeyecek öneriler olarak değerlendiriliyor. IMF'nin dayatmasıyla tarım ve hayvancılıktaki destekleri bir bir kaldıran hükümetin, yeniden bu yönde bir desteğinin söz konusu olmayacağı, bütün bunların patronların isteklerinin gerçekleştirilmesi için pazarlık malzemesi olduğu ifade ediliyor.Yıllardır İş Güvencesi Yasa Tasarısı'na karşı çıkan, son olarak da tasarıyı 1,5 yıldır Bakanlar Kurulu'nda beklettiğini itiraf eden TİSK Genel Başkanı Refik Baydur'un, "Yılbaşından sonra yasayı gündeme getirebiliriz" sözlerinin de "Yeni kaynaklar için yasayı kabul edebileceği" şeklinde değerlendirildi.

Kaçak işçilik resmileşecekToplantıya Türk-İş adına katılan Genel Sekreter Hüseyin Karakoç, önerilerin net olarak önlerine gelmediğini iddia etmekle birlikte, patronların istediği "3 yıl süreyle SSK primlerinden muaf tutulmalarının" kaçak işçiliği resmileştirmek olduğunu söyledi. Ayrıca işverenlerin yeni alınacak işçilerin sağlık giderlerinden de muaf olma isteklerine işaret eden Karakoç, bunları kabul etmenin mümkün olmadığını söylediklerini ifade etti. Karakoç, İş Güvencesi Yasası çıkarılmadan uzlaşmayacaklarını kesin bir dille bildirdiklerini de sözlerine ekledi. Hak-İş ise daha önceden bakanlığa gönderdiği raporda, istihdamı artırmak için bazı önerilerin tartışılabileceğini, ancak bunun için kazanılmış hakların geriye götürülmesi ve kuralsızlığın teşvik edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını bildirdi. Raporda, devletin yatırımcının yükünü hafifletmesi, yol göstermesi istendi. "Bir fabrika ve işyerinde istihdamın artması, teşvik yerine engellenmektedir" değerlendirmesinin yapıldığı Hak-İş raporunda, istihdamın, 10 kişiyi ve 100 kişiyi geçmesi durumlarında, yatırımcı ve müteşebbise artı ve ağır ekonomik maliyetler yüklendiği, sakatların, şehit ailelerinin, eski yükümlülerin istihdamında sosyal devlet ilkesi çerçevesinde, maliyetlerin devlet tarafından üstlenilmesi gerekirken, yatırımcıya yüklenildiği değerlendirmesiyle, devletin yatırımcıyı teşvik etmesi, istihdam arttıkça teşvikler ve ekonomik kolaylıkların da artması gerektiği savunuldu.Hak-İş, işverene kolaylıklar getiren önerilerinin dışında, İş Güvencesi Yasası'nın mutlaka çıkması, örgütlenmenin önünün açılması, sigortalı çalışmanın teşvik edilmesi ve güçlendirilmesi, asgari ücret ile SSK tavanı arasındaki fark probleminin giderilmesi gibi isteklerde de bulundu.
www.evrensel.net