Ülkeyi kim yönetiyor?

TİSK Genel Başkanı Refik Baydur'un "İş Güvencesi Yasası'nı 1.5 yıldır Bakanlar Kurulu'nda bekletiyorum" şeklindeki sözlerine tepki gösteren DİSK ve Hak-İş başkanları bunun ülkenin kimler tarafından, nasıl yönetildiğini gösterdiğini söylediler.

Ülkeyi kim yönetiyor?DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, TİSK'in hafta sonu yapılan 21. Olağan Genel Kurulu'nda "İş güvencesi yasasını 1.5 yıldır Bakanlar Kurulu'nda bekletiyorum" diyen Refik Baydur'a sert tepki gösterdi. Çelebi Baydur'un açıklaması ile hükümeti kimin yönettiğinin ortaya çıktığını belirterek "Bundan sonra kimse bizden sorumlu davranmamızı beklemesin" dedi.DİSK/Tekstil Genel Merkezi'nde dün saat 12.00'de yapılan basın açıklamasına Süleyman Çelebi, Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Ziya Yılmaz ve Genel Sekreteri Muzaffer Şahin, Sosyal-İş Genel Örgütlenme Daire Başkanı Ali Camcı ile DİSK'e bağlı sendikaların şube yöneticileri ve üyeleri katıldı. Çelebi basın açıklamasına Refik Baydur'un "İş güvencesi yasa tasarısını 1.5 yıldır Bakanlar Kurulu'nda tutuyorum. Bunun yanında esnek çalışmanın da gelmesi gerekiyor" sözlerini hatırlatarak başladı.

Fırsatçı patronlarKrizin kimileri için felaket kimileri için ise servetlerini büyütme fırsatı anlamına geldiğini söyleyen Çelebi, "Kimler için felaket anlamına geldiği bellidir. Bir yıl içinde 1.5 milyon kişi işten atıldı. Sokaktaki beş kişiden biri işsizdir" dedi. Krizin sosyal boyutunun büyümesinde fırsatçı patronların payının büyük olduğunu kaydeden Çelebi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her fırsatı ekmeğimize, haklarımıza saldırı olarak kullananlara karşı sessiz kalamayız. Fırsatçılar krizi gerekçe göstererek binlerce emekçiyi kapının önüne koydular. Amaçları bellidir: Üç kişinin işini bir kişiye ve en ucuza yaptırmak; vergi, sigorta gibi sorumluluktan kaçmaktır."

Baydur'un amacıRefik Baydur'un sözlerinin Türkiye'deki siyasetin nasıl olduğunu ortaya koyduğunu söyleyen Çelebi, "Bu tasarıyla gelecek sistem yasalara, emeğe, hukuka saygılı hiç kimseye, hiçbir kuruma yük ve yükümlülük getirmemektedir. Bu yasa tasarısının muhatabı vergi kaçırmak isteyen, sigortasız kaçak işçi çalıştırmak isteyen, yasayla, hukukla işi olmayanlardır. İşte Refik Baydur'un tüm çabası iddia ettiği gibi işverenleri korumak değil, gözü hukuksuzlukta olan böylesi sözde işverenlerdir. TİSK Genel Başkanı Refik Baydur, sırf koltuğunu korumak onbinlerce emekçinin ve ailesinin geleceğini karatmaktan çekinmemiştir" diye konuştu.

Sermayenin hükümetiAsıl sorumluluğun hükümette olduğunu ifade eden Çelebi, ILO'nun 158 sayılı sözleşmesi gereği hazırlanması gereken işgüvencesi yasa tasarısının hükümet tarafından sümenaltı edildiğini kaydetti. "Bir işveren temsilcisi 'Ben yasayı 1.5 yıldır Bakanlar Kurulu'nda tutuyorum' diyebiliyorsa, bu sözler o hükümetin artık halkı temsil etmediğinin açık kanıtıdır" diyen Çelebi, emekçilerin eleştirilerine hızla yanıt veren hükümetin Baydur'un "Hükümet benim emrimdedir, ben ne dersem onu yapar" yönündeki sözlerine sessiz kaldığına dikkat çekti. "Kendini IMF ve Dünya Bankası'na, 65 milyon içinde yalnızca işverenlere karşı sorumlu sayan bir iktidarın bu topluma vereceği hiçbir şey olamaz" diyen Çelebi, işgüvencesi yasasının çıkması için mücadele etmenin işçilerin ve halkın görevi olduğunu söyledi."Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar" atasözünü hatırlatan Çelebi "Halkın değil sermayenin hizmetinde olmayı sürdüren iktidar ve keseleri uğruna hiçbir sorumluluk üstlenmeyen, aksine çözüm yollarını tıkayan işverenler bu kıyamet ortamını hazırlamaktadır" dedi. "Bu ülkeyi Bakanlar Kurulu mu yoksa Refik Baydur mu yönetiyor, ortaya çıkacaktır" diye konuşan Çelebi, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Sorumluluk beklenmesinÇelebi, işgüvencesi yasa tasarısı için eylem yapıp yapmayacakları yönündeki bir soruya karşılık, işgüvencesi yasa tasarısının işçilerin bütün arzularını yerine getirmediğini sadece sendikalı oldukları için işçi atanları cezalandırmaya yönelik olduğunu söyledi. İşverenlerin krizden çıkmak için üç yıl süreyle sigorta ve vergiden muaf olabilecekleri bir sistem istediklerini belirten Çelebi, "Kriz fırsatçılığı dediğimiz budur. Artık DİSK'ten kimse sorumlu davranış beklemesin" dedi. Konuyu Emek Platformu'nda görüştüklerini, platform bileşenleriyle birlikte, gerekirse DİSK olarak en sert tepkiyi göstereceklerini söyledi. Süleyman Çelebi, "Saldırı genel bir saldırıdır ve tüm emek örgütlerine görev düşmektedir" diye konuştu.
www.evrensel.net