Her gün deprem yaşıyoruz

Kaynaşlı'da esnaf siftah yapamıyor, kredi borçlarını ödeyemiyor. İşten atılanlar iş bulamıyor. Köylüler mazot parası bulup da tarlasını ekemiyor.

Her gün deprem yaşıyoruzRojda İldan12 Kasım depreminin büyük hasarlara yol açtığı Kaynaşlı, esnafı, işsizi ve köylüsüyle zor günler geçiriyor. Kaynaşlı'da kalıcı konutların temeli atılmamış, yaşam barakalarda sürüyor. Fakat halk bununla değil açlıkla boğuşuyor. Esnaf siftah yapamadan dükkanı kapatıyor, kahveler ekonomik krizin işsiz bıraktığı kişilerle doluyor. Kaynaşlı merkezinde kalıcı konutlar yapılmadığı gibi kalıcı işyerleri de yapılmamış. Esnaf hâlâ, İstanbul Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği'nin yaptırdığı prefabrik işyerlerinde ikamet ediyorlar. Fakat çoğu esnaf çalışamıyor ve günlerini yine prefabrik olan Esnaf Kahvesi'nde geçiriyor. Kahvede oturanlar sadece esnaflar değil. İşsizler, tarlalarını süremeyen ve artık hayvancılık yapamayan köylüler de burada oturuyor.

Krediler ödenemiyorKemal Korkmaz, Kaynaşlı Esnaf ve Sanatkâr Derneği Başkanı. 1970'ten beri Kaynaşlı'da esnaflık yapıyor. Korkmaz, "Esnaf ve sanatkârın en sıkıntılı günleri şu günler. Ekonomik sıkıntı deprem zamanındakinden çok daha büyük. İnsanlar için artık her gün deprem" diyor. Esnafın kazancıyla kendini idare ettiremediğini söyleyen Korkmaz, "Depremde aldığımız kredileri ödeme günümüz geldi ama ödememiz mümkün değil" diyor. Küçük esnafın neredeyse yok olduğunu ifade eden Korkmaz, "Yan geliri olan, bağından bahçesinden geliri olan esnaflar ayakta duruyor. Kimse tezgâhında kazandığıyla ayakta duramıyor" diyerek esnafın durumunu anlatmaya çalışıyor. Deprem sonrası kendilerine verdikleri maddi ve manevi destek için İstanbul Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği'ne teşekkür ettiklerini açıklayan Korkmaz, üzerine basa basa şunları söylüyor: "Biz kimseden beleş bir şey istemiyoruz. En azından aldığımız kredileri ödememizde kolaylık sağlanması gerekiyor."

Lüks tüketim bittiZekai Demir, "Kaynaşlı'da bakkal var ama İş yok. Kahvede oturuyoruz" diyor. Demir, şöyle diyor: "Bakkala gelen ilk önce gıda istiyor. Ekmek alıyor. Kola almıyor. Sadece temel gıdaları alıyor onu da zorla. Sigara tüketimi eskisi gibi değil. En ucuz sigarayı içiyorlar." Kendilerini depremin değil ekonomik krizin etkilediğini söyleyen Demir, bunun hükümetin sorunu olduğunu söylüyor ve hükümeti ekonomi çarkını döndürememekle suçluyor: "Hükümet ekonomi çarkını döndürecek ki o çarkın içinde yer alacağız. Ben vergimi vereceğim, vatandaş fabrikada çalışacak üretimini yapacak ki çark dönsün. Çark baştan bozuk olunca ne yaparız ki?"

Sadece ekmekHasan Aydın, işsiz. Bir süre önce Kaynaşlı Belediyesi'ndeki işinden atılmış. "Evimize ekmekten başka birşey alamıyoruz" diyor. Beş çocuk babası. Ailesiyle bir başkasının arazisinin üstüne kurdukları barakada kalıyor. "Bizi çıkarmaya kalksalar ne oturacak evimiz var ne de kiraya çıkacak paramız" diyen Aydın'ın çocuklarının en büyüğü 5. sınıfa gidiyor. Ve Aydın, onların okul ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Aydın şu soruyu soruyor: "Kimseye muhtaç olmadan, çalışarak ailemize bakabilmek ya da istediğimizi alıp yiyebilmek istiyoruz. Bunu devletin düşünmesi lazım. Vatandaş olarak eve ekmek götüremezsek o çocuklar ne yapar? Devletin bize iş imkanı sağlaması gerekmez mi?"Murat Ekşi ise Sarıçökek köyünden. Eskiden hayvancılık yaparmış, şimdi iflas etmiş. Onun gibi arabacılık yapan oğlu da iflas etmiş, kahvede baba oğul oturuyorlar. Ekşi, "Bu hükümetin yaptıklarıyla iflas ettik. Arabanın mazotunu alamıyoruz artık, yayan geziyoruz" diyor. Kaynaşlı Kavak köyü 1. Azası Zeyni Yıldırım, köylerindeki tarlaların boş olduğunu söyleyerek, "Milletin durumu hep bozuk. Deprem bozmadı, ekonomik kriz bozdu, mahvetti milleti. Millet arabasına mazot alıp, tarlayı ekemiyor. Tarlaların hepsi boş. Mazot dünya para! Adam nasıl alsın?" diyor. Köylerinde hâlâ yol olmadığını da belirten Yıldırım, şunları söylüyor: "Çocuklar okula gidip gelemiyor. Bir çocuk kaç senede meydana geliyor? Bunu devletin düşünmesi lazım, milletin değil. Milletin aldığını devlet yiyor. Türkiye'ye gelen o kadar yardım ne oldu?"
www.evrensel.net