Saldırının yeni adı;

Saldırının yeni adı; 'kiralık işçi'

TİSK, bir yandan yönetimini yenilemeye çalışırken, bir yandan da başta esnekleştirme, kiralık işçi, ihbar ve kıdem tazminatlarının kaldırılması gibi isteklerini yinelemeyi ihmal etmiyor.

Saldırının yeni adı; 'kiralık işçi'Sultan ÖzerYönetimini yenileyecek olan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, bu 'yeni' yönetimle, yeni saldırı yöntemlerine imza atmaya hazırlanıyor. İş güvencesi yasasını engelleyen TİSK'in önümüzdeki dönemde hedefinde çalışma yasalarının esnekleştirilmesi, kıdem tazminatları ve ücretlerin düşürülmesi var.TİSK'in bu hedefi, 21'inci Genel Kurulu için hazırlanan Çalışma Raporu'nda açıkça gözler önüne seriliyor. Raporun bütününde, işçi haklarının çok olduğundan, iş güvencesi değil, öncelikli olarak işyerinin güvencesinin olması gerektiğinden, kıdem ve ihbar tazminatlarının çok yüksek, yasaların işçi lehine katı olduğundan söz edilerek, "çağdaş iş yasaları" adı altında esnekleştirme dayatılıyor. Özellikle "Ödünç iş ilişkisi" başlığı altında önerilen, bir patronunun emri altındaki işçilerin başka bir patrona kiralanması yöntemi, saldırının boyutlarını göstermesi açısından dikkat çekici. "Esnekleştirme" başlığı altında getirilen bu öneri ile işçilerin posası çıkana kadar çalıştırılması, bir patronunun değil, birden çok patronun işçilerin kanını emmesi öneriliyor. "Kiralık işçi" uygulamasının, "özellikle ihtisas gerektiren işlerde, geçici olarak duyulan işgücü ihtiyacının karşılanmasına imkan tanıyacağı" öne sürülüyor. TİSK öneriyi şirin göstermek için de "sakat ve hükümlülere yeni iş imkanı yaratma gibi olumlu yönleri bulunduğunu" iddia ediyor.TİSK, beş boyutta esnek çalışma dayatıyor. "Sayısal esneklik" adı altında, işletmelerin gereksinim duyacakları işgücü miktarı ve niteliğini, değişen ekonomik ve teknolojik şartlara, piyasadaki talep miktarına ve yeni üretim tekniklerine göre "değiştirme serbestisi" isteyen TİSK, buna imkan vermeyen "katı" istihdam yasalarının, toplam istihdamı azaltıp, kayıt dışı istihdamı artırdığı tehdidini de yöneltiyor.

Biri olmazsa biri"Zamana göre esneklik" adı altında çalışma sürelerinin "kayganlaştırılmasını" öneren TİSK, "işletmelerin rekabet gücünü artırma" amacının yanına, işçilere zamanını dilediği gibi düzenleme imkanı verdiği iddiasını da ekliyor. İşgücünün değişik şekillerde kullanılabilmesini ifade eden "Fonksiyonel esneklik" uygulamasıyla da "İşgücü verimliliğinin ve rekabet gücünün artırılması, teknolojiye uyum sağlanması" amacını güden TİSK, ayrıca ücret esneklik ve uzaklaştırma stratejileri gibi yöntemler de öneriyor. Toplusözleşme düzenini ortadan kaldırmayı hedefleyen TİSK, ayrıca, hizmetin ve üretimin işletme dışındaki başka işyerlerinde başka işçiler çalıştırılarak yerine getirilmesi adı altında da taşeronlaştırmayı meşrulaştırmak istiyor. İş Güvencesi Yasası'na kesinlikle karşı çıkan, ayrıca İşsizlik Sigortası'nın olduğu ülkelerde de ihbar ve kıdem tazminatlarının olmadığını öne süren TİSK, hedefine yine kazanılmış hakları aldı. Kıdem tazminatının mali güçlükler yaratıp, birçok işletmenin kapanmasına neden olduğunu ileri süren TİSK, kıdem tazminatı birikmesin diye sık sık işçi çıkarıldığını da itiraf ederek, "kıdem tazminatı, işyerinde sık sık işçi değiştirilmesine ve sonuçta iş istikrarsızlığına neden olmaktadır" savunmasında bulunuyor. Kıdem tazminatının kayıt dışılığa yol açtığını da öne sürerek, kayıtdışı sektöre mazeret aramaya ve işçileri tehdide yönelen TİSK, hep "ağacı kendinden yana yontacak" öneriler getiriyor.
www.evrensel.net