Halkın yadsınan kültürü sahnede

Halkın yadsınan kültürü sahnede

Teatra Jiyana Nû'nün geçen ay "güvenlik" gerekçesiyle ertelenen Kürtçe oyunu "Gurzek (Ne) Lèdan", Muammer Karaca Tiyatrosu'nda sahnelendi.

Halkın yadsınan kültürü sahnedeMustafa Kara"Teatra Jiyana Nû (Yeni Yaşam Tiyatrosu)", köy seyirlik tarzında doğaçlama olarak derlediği "Gurzek (Ne) Lèdan", sahnelemeye başladı. Kendisini "yapılandırma tiyatrosu" olarak nitelendiren "Teatra Jiyana Nû", kendi deyimleriyle "sıfırın altından başlayarak bir Kürt tiyatrosu oluşturma"da önemli adımlar atıyor. İlk olarak 1991 yılında Mezopotamya Kültür Merkezi Tiyatro Grubu olarak çalışmalarına başlayan grup, 1992'den bu yana çalışmalarını "Teatra Jiyana Nû" adıyla sürdürüyor. Bu süre içinde 30'dan fazla oyun sahneleyen grup, bu kez farklı bir çalışmayı izleyici ile buluşturuyor."Bir Demet Mistik Oyun" adıyla duyurulan "Gurzek (Ne) Lèdan", aslında bir tiyatro oyunundan çok, bir tiyatro çalışması. Geleneksel halk tiyatrosu formuna uygun olarak, çalışmalar sırasında ortaya çıkmış, gıdasını köy seyirlik oyunlarından alan ve kendini sürekli yenileyebilen/yenileyen bir oyun.Oyun, Newroz geleneğinde yer alan "yiyecek isteme"nin sahneye taşınması ile başlıyor. Daha doğrusu, fuayeden başlayarak sahneye taşınan bir oyun bu. Oyun, sadece sahnede değil, salonun her yerinde oynanıyor. Köy seyirlik oyunlarının bu özelliği, başarılı biçimde uygulanıyor, izleyiciler kah karşılıklı diyaloglar, kah da sahneye çıkartılarak oyunun bir parçası haline getiriliyor. Köy meydanlarında, kahvelerinde, düğünlerinde yaşanan tiyatral gösteri, geleneksel bir tiyatro formu olarak sahneye taşınıyor. Oyunların konusu da, köy seyirliklerinden üretilmiş.

Yadsınan kültürOyunun yönetmeni Erdal Ceviz, "halkın yadsınan kültürü üzerine kurulan bir tiyatro olduklarını, sanatçılar tarafından değil, halkın içinden oluşturulduğunu" söylüyor. Ceviz, halkın kendi kültürel altyapısını oluşturabilmesi için, kendi kültürel yapısına, tiyatro söz konusu olduğunda da tiyatral kaynaklarına dayanması gerektiğini, bunun da "köy seyirlik oyunlar" olduğunu dile getiriyor. Daha önce oynadıkları modern oyunların aksine, bu oyunda geleneksel Kürt halk tiyatrosunun belli nüvelerini, modern bir oyuna dökülebilecek çerceveye oturtmaya çalıştıklarını anlatan Ceviz, seyircinin oyuna katılmasını da tiyatro anlayışlarının doğal bir gereği sayıyor.Oyunun dekor ve kostümleri de, özelliğine uygun olarak, halkın günlük kıyafetlerinden seçilmiş. Dekoru da, askılardaki geleneksel giysilerden ibaret. Ayaklardaki kara lastikler, kırmızı yeşil renklerin ağırlıkta olduğu yöresel kıyafetler oyunla oldukça uyumlu tercihler. Oyuncuların ellerindeki uzun sopalar da, halk tiyatrosunun "bir asa, bir mendil" diyen meddah geleneğini çağrıştırıyor.

Geleneksel tiyatroErdal Ceviz, asıl olarak Zazaca ve Kürtçe olarak oynanan oyunda, Türkçe'yi, Türkçe'nin ve Kürtçe'nin farklı lehçe ve ağızlarını da yer yer kullandıklarını belirterek, "Geleneksel halk tiyatrosu yaptığımız için bu yola başvurduk. Daha önceki modern oyunlarımızda, böyle bir şey yok" diyor."Gurzek (Ne) Lèdan", farklı dil ve lehçeleri aynı oyunda bir araya getirme özelliğinin yanı sıra, ortaya koyduğu eserle Anadolu, Asya ve Ortadoğu'daki pek çok halkın ortak değeri olan geleneksel tiyatroyu yöntem olarak benimseme özelliği taşıyor. Bu da, farklı dil ya da lehçelerin yanı sıra, farklı kültürleri de aynı oyunda buluşturabilme olanağı tanıyor. Halkların kültürel anlamda ortak noktalarından biri olan geleneksel tiyatroyu sahneye taşırken, Kürt orijinli olma olasılığı yüksek oyunlar seçilmiş.Geleneksel tiyatro formunun seçilmesinin özel bir tercih olduğunu vurgulayan Erdal Ceviz, bunun "Teatra Jiyana Nû"nün temel özelliklerinden biri olduğunu anlatıyor: "Bu sadece bu oyun için seçilmiş bir yöntem değil. Burada ortaya çıkan özellikler, yarın oynayacağımız, Moliere oyununa da yansıyacak, orada da ifadesini bulacak. Böyle olmazsa, sadece dili Kürtçe olan bir tiyatro oluruz".

Salonların dışındaGeçen ay "güvenlik" gerekçesiyle ertelenen oyun, önceki akşam Muammer Karaca Tiyatrosu'nda sahnelenme olanağı bulabildi. Yönetmen Erdal Ceviz, yeni engellemeler konusunda kaygılı: "Önümüzdeki haftalarda da İstanbul'da değişik salonlarda, bir engel çıkmazsa oynamayı düşünüyoruz" diyor. "Teatra Jiyana Nû", oyunlarını bugün için kimi okul etkinliklerinde, kahvelerde, çardaklarda, bazen genişçe odalarda, kısaca tiyatro salonlarına bağlı kalmaksızın, sergiliyor. Daha önce, Ankara'da festival programından çıkarılmışlar, geçen yıl oyunlarını sahneledikleri MKM'nin tiyatro salonu kapatılmış. "Gurzek (Ne) Lèdan" adlı oyunlarını ise tiyatro salonları dışında, "izne bağlı olmaksızın" sergileyebiliyorlar. Geçen haftalarda Dersim'de Elazığ'da oynadıklarını anlatan Erdal Ceviz, "Bu şekilde sürüyor, ama tiyatro salonlarına giremiyoruz bir türlü" diyor.Oyunun, kendi kültüründen kopuşu, yabancılaşmayı eleştiren bir oyun olduğunu anlatan Ceviz, Kürt kültürünün çok zengin özellikleri olduğunu, tiyatronun bu özellikler üzerine çok ciddi bir yapılanma oluşturabileceğini düşünüyor. Bunun Türkiye'deki tiyatral gelişim için de çok önemli olduğunu dile getiren Ceviz, "Resmi bir kültür oluşturuyorsunuz, ve her şeyi onun şekline sokuyorsunuz. Bu ülkede sanatın özgürlüğünden ne kadar bahsedebilirsiniz ki; Türkiye'de insanlar özgür değil" diye ekliyor.
www.evrensel.net