IMF

IMF'nin siyam ikizleri

Türkiye ve Arjantin aynı programı uyguladıkları için IMF'nin siyam ikizleri olarak anılıyor. Her ikisi de krize girdi, her ikisine de "süper bakan" gönderildi ve yine aynı "kurtarma paketi hazırlandı.

IMF'nin siyam ikizleriArjantin ve Türkiye, IMF'nin "siyam ikizleri" olarak anılıyordu. Her iki ülke içinde aynı program hazırlandı, aynı koşullar dayatıldı, süper bakanlar atandı. Sonuçta Arjantin çöktü, halk IMF'ye karşı ayaklandı. Türkiye'nin gidişatı da pek farklı görünmüyor. Arjantin'in daha önce uyguladığı politikaları şimdi Türkiye hayata geçiriyor. Ve IMF tıpkı Arjantin'e bir zamanlar söylediği gibi "Türkiye bizim gözbebeğimiz" diyor. Arjantin'in 10 yıldır uyguladığı IMF programı, Türkiye'nin nereye sürüklendiğini de gösteriyor. Türkiye bir Arjantin olma yolunda ve Arjantin'in durumuna bakınca Türkiye'yi görmek mümkün.

Enflasyon baskısıIMF'nin, bir dönem için "baş tacı ettiği" Arjantin'de enflasyon 1989 yılında yüzde 3080, 1990'da ise yüzde 20266 olarak gerçekleşmişti. Bunun üzerine Nisan 1991'de Arjantin, parasını dolara endekslemiş ve Ocak 1992'de parasından dört sıfır silerek yeni para birimi Peso'yu piyasaya sürmüştü. Pesonun değerini ABD Doları'na eşitlemiş ve değerini korumak için elinde ne kadar dolar varsa, o kadar para basmayı kabullenmişti. 1994 yılına gelindiğinde enflasyon yüzde 4; 1995 yılında yüzde 2'ler seviyesine indirildi. Arjantin, 1980'li yıllarda kabusu olan kronik hiper enflasyondan kurtulmasına kurtulmuştu fakat, bunun bütün acısını Arjantinli işçi ve emekçiler çekti."Yeniden yapılanma" sürecinde Arjantin, 1990 yılında "vergi reformu", özelleştirme ve "kamu sektörü reformu"ndan oluşan IMF paketini uygulamaya koydu. Yabancı sermayeden daha çok pay kapabilmek için de, IMF ve Dünya Bankası'nın tavsiyeleri doğrultusunda, "rekor düzeyde" bir özelleştirme sürecine girişti. Ve özelleştirmeden elde edileceği iddia edilen, "serbest rekabet, üretim-verimlilik artışı, uygun fiyat ve kalite" sağlanamazken, fiyatlar arttı ve denetimsiz "karteller" oluşmaya başladı.

Sıcak para belasıYabancı sermaye, özellikle de "sıcak para" olarak isimlendirilen kısa vadeli sermaye girişi rekor düzeylere ulaştı. Örneğin; Türkiye'ye, 1990-2000 yılları arasında yaklaşık olarak toplam 10 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye girerken, Arjantin'e 80 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye, yaklaşık 150 milyar dolar da sıcak para girişi oldu. Doğrudan yabancı sermayenin girişi de ağırlıklı olarak mali sektöre yöneldi. Sıcak paranın tabiatı gereği, Meksika'da, Asya'da ve Rusya'da meydana gelen krizler, Arjantin ekonomisindeki dengeleri temelinden bozdu.Bütün bu gelişmeler kısa sürede Arjantin'deki ekonomik yapısının çökmesine neden olurken, toplumsal yapıyı da bozdu ve rüşvetle yolsuzluk yaygınlaştı. Özelleştirmede rekor kıran Arjantin, uluslararası yolsuzluk endekslerinde de, "yolsuzlukların daha yaygın olduğu ülkeler" kategorisinde yer aldı.Yıllarca süren kemer sıkma politikaları, artan işsizlik ve insanların umutlarını kaybetmesi, yolsuzlukların artmasında en önemli unsurlar oldu.

İşsizlik patladı1989'da yüzde 6 olan ortalama işsizlik oranı daha sonra yüzde 17'ye fırladı. Ülkenin bazı yerlerinde işsizlik oranı, yüzde 40'lara kadar yükseliyor.Arjantin'de büyük umutlarla işbaşına getirilen "süper ekonomi bakanı" Domingo Cavallo, ülkedeki krizi aşabilmek adına yeniden IMF paketine sarıldı. Alınan "istikrar tedbirleri"nin işsizlik başta olmak üzere sosyal bir yıkıma neden olması, giderek Cavallo'yu halkın "hedef"i haline getirdi. Cavallo, göreve geldiğinde tıpkı bugün Türkiye'de yapıldığı gibi bir dizi "tasarruf tedbiri" açıkladı. Yatırım mallarında katma değer vergisi oranı yüzde 21'den yüzde 10.5'e indirdi, KDV istisnası sadece toplu taşım, eğitim ve kitaplarla sınırlandırıldı, medya yayınları, kablolu televizyon, tiyatro, sinema ve uzak mesafe ulaştırması yüzde 21 KDV'ye tabi tutuldu. Eskiden vergiden muaf olan menkul kıymet satışlarına yüzde 15 vergi konuldu, mali işlemlerden alınan vergi oranı binde 2.5'den binde 4'e yükseltildi. Vergi ödeme ve toplama sistemlerini, kaçakları önlemek için yeniden yapılandırdı. Kamu harcamalarındaki kesinti 700 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseltmeyi hedefledi.

Borç sarmalı132 milyar dolarlık dış borcu olan ve kısa vadeli borç sarmalını aşabilmek gerekçesiyle "borç takası"nı gerçekleştiren Cavollo'nun bir tek denemediği "moratoryum" kalmıştı. Ona da IMF izin vermedi. Döviz rezervleri bir anda 15 milyar dolar düzeyine indi. IMF Arjantin'i köşeye sıkıştırdı. Kredi musluklarını kesti ve gerekçe olarak da "ekonomik reformların" gerçekleştirilememesini gösterdi. Bu ay içindeki 900 milyon dolar düzeyindeki vadesi gelen borçlarını kamu kaynaklarından ödeyen Arjantin, işçi ve emekli maaşlarını da düşürdü, ödemeleri bir süreliğine durdurdu. Arjantin'in, dış borç taksitlerini düzenli olarak ödeyebilmek için gelecek yıl Nisan ayına kadar 8 milyar dolar bulması gerekiyor. Ülkenin, dış kaynak yerine, mali yükümlülüklerini iç kaynaklarla ödemesi halkı daha da bunalttı.

Dalgalı kur"Sabit kur" politikasını, bir yıl öncesine kadar şiddetle öneren IMF, Türkiye'de, "çıpa" uygulamasının ardından meydana gelen iki krizin ardından, Arjantin'in de "Para Kurulu" uygulamasından vazgeçip, Türkiye gibi kurunu dalgalanmaya bırakmasını istiyordu. Ama bunlar gerçekleşmeden Arjantin halkı patladı.
www.evrensel.net