Sermayenin yeni silahı: Euro

Sermayenin yeni silahı: Euro

Euro'ya uyum gerekçesiyle ileri sürülen şartlar, gerçekte Euro ile yapılmak isteneni net olarak ortaya koyuyor: Bütçe açıkları, sosyal güvenlik sistemi, vergi reformu, işgücü piyasasının katılığı...

Sermayenin yeni silahı: Euro"Euro dünyayı nasıl etkileyecek?" Avrupalılar'ın en fazla sorduğu sorulardan birisi bu. 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren Avrupa'nın parası Euro olacak. Ama derin bir resesyonun yaşandığı bir dönemde Euro'nun krizi daha da derinleştireceği görüşünde olanlar da var. "Euro"ya evet diyenler ise bu konuda son derece kendilerinden emin bir şekilde ortak paranın nimetlerinin saymakla bitmeyeceğini savunuyorlar. Ama Euro'dan AB sermayesinin büyük beklentilerinin bulunduğu bir gerçek. O da, AB merkezli olarak bir Euro bölgesi oluşturarak sermaye hareketleri için bir standart getirmek.Avrupa Birliği Komisyonu, yılbaşında Euro'nun tedavüle girmesinden ekonomik konjonktürün olumlu etkileneceği görüşünde. Birlik Komisyonu'nun sorumlu üyesi Pedro Solves, şirketlerin en büyük probleminin güvensizlik olduğunu ve para birliğinin başarıyla tamamlanmasının tüketiciyi ve iş alemini güvene kavuşturacağını ileri sürüyor. Eski banknot ve madeni paraların Euro'yla değiştirilmesinin pürüzsüz geçeceğini ise kimse garanti edemiyor. AB Komisyonu'nun son raporuna göre Euro bölgesindeki ekonomik branşların 1 Ocak hazırlığında önemli farklar var. Bankacılık branşında hazırlıklar tamamlanmış sayılır. İlk aşamada nakit ihtiyacını karşılayacak miktarda Euro stok eden bankalar şubelerinin Euro ihtiyacını da rahatlıkla karşılayabiliyorlar. Ticaret şirketlerinin durumu ise farklı. Perakendeci yüksek maliyet nedeniyle Euro mevcudunu asgaride tutuyor. Sigorta primleri ve bankaların faiz faturası tüccarı son dakikaya kadar beklemeye itiyor. AB Euro stoklarına 1 Ocaktan itibaren faiz uygulanmasını öneriyor ama bankaları buna zorlama yetkisi yok.Ticaret sektöründe çok sayıda küçük şirketin faaliyet gösteriyor olması bir dezavantaj. Bu şirketler büyük tröstler kadar hazırlıklı değiller.

Tebliğ hazırlandıBirlik Komisyonu değişimin başarılabilmesi için 20 maddelik tedbirler kataloğu hazırlamış. Bütün malların fiyat etiketlerine şimdiden Euro karşılığının eklenmesi ve nakit kullanılmadan yapılan havalelerde, telefon, gaz, elektrik ve su faturalarının Euro'yla havale edilmesi ve bankamatik ve benzeri otomatların Euro banknotlarına göre ayarlanması gibi. Gelelim Euro'dan asıl beklenenlere. Avrupa'da ortak bir mali sistem ve ortak para politikasını dayatacağını ancak bunun henüz gerçekleşemeyeceğini savunanlar Euro'nun erken alınmış bir karar olduğunu söylüyorlar. Euro'yu destekleyenler ise, Euro ile birlikte Avrupa Birleşik Devletleri'nin kuruluşunun hızlandığını, böylece ABD'nin karşısında yeni bir "süper güç" olarak çıkılabileceğini iddia ediyorlar.

Yapısal sorunlarDiğer yandan Euro'ya uyum gerekçesiyle ileri sürülen şartlar, gerçekte Euro ile yapılmak isteneni daha net olarak ortaya koyuyor. "Yapısal sorunlar" olarak da adlandırılan ana başlıklar şöyle: Bütçe açıkları, sosyal güvenlik sistemi, vergi reformu, işgücü piyasasının katılığı...İşte aslında Euro olsun olmasın Avrupa sermayesinin çözmek için kolları sıvadığı sorunlar bunlar. Ve bu sorunların çözümü işçi ve emekçilerin kazanılmış haklarının gaspı ile mümkün oluyor. Bu açıdan Alman Merkez Bankası Bundesbank'ın Başkanı Hans Tietmeyer'in söyledikleri sorunu tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Tietmeyer, "Euro, parasal birlik kendi başına yapısal sorunları çözemez. Ekonomik büyümeyi destekleyip işsizliği azaltmaz. Ama şuna dikkat: Euro'yla enflasyona gösterilecek azıcık müsamaha bir anda enflasyonun patlamasına neden olabilir. O yüzden, Euro'dan beklenen faydanın sağlanabilmesi için vergi ve sosyal güvenlik sisteminden işçi-işveren ilişkilerine kadar radikal reformlardan başka çare yoktur" diyor.

Emekçiler etkilenecekBütçe açıklarının kamu harcamalarının kısılması ile kapatılacağı iddia ediliyor; doğru ifade ile ücret ve maaşlar olarak adlandırılan kamu personel harcamaları düşürülecek. Vergi reformu ile vergi gelirlerinin artırılması ve bütçe açıklarının azaltılması hedefleniyor; gelir vergisi oranlarının yükseltilmesi ve dolaylı vergilerin artırılması ile vergi yükü tamamen ücretlilerin üzerine yıkılacak.Sosyal güvenlik sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiği öne sürülüyor; aslında istenen işsizlik sigortasının kaldırılması, sağlık, yaşlılık sigortalarının ise tamamen özelleştirilmesi.İşgücü piyasalarının "katı"lıktan kurtarılması için çalışmalar yapılması ise AB ülkelerindeki sorunları çözmek için ortaya atılan en önemli uygulama olarak dikkat çekiyor. Esnek çalışmanın yasal dayanakları ile birlikte hayata geçirilmesinin hızlandırılması olarak şekillenen öneri ile, işgücünün verimliliği artırılarak kârların düşme eğiliminin durdurulması sağlanmaya çalışılıyor. Bu sonuncu öneri ile birlikte Avrupa Birliği ülkelerindeki 'yapısal sorunun' ne olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor: Kâr oranlarındaki düşme eğilimi. Böylece Euro ile birlikte "yapısal sorunlar", "enflasyona müsamaha göstermeme" gerekçesi ile işçi ve emekçi haklarına yönelik saldırılar olarak şekilleniyor.
www.evrensel.net