Hani gereksizdiler!

Hani gereksizdiler!

Yapısal Uyum Programı ile "gereksiz" oldukları ilan edilerek tasfiye edilen ya da edilmek istenen kurumlar, bugün yaşanan kara kış koşullarında ilk yardıma koşanlar oldu.

Hani gereksizdiler!Tüm Türkiye'yi etkisi altına alan yoğun kış, en büyük otoyolları bile kullanılmaz hale getirdi, binlerce insanı yollarda bıraktı. Yollarda, köylerde mahsur kalanların sayısı devasa boyutlarda. Bu karakış tablosu içinde, "Karayolları nerede?", "Köy Hizmetleri ne yapıyor?", "Zararları kim karşılayacak?" sesleri yükseliyor. Oysa, "devleti küçültelim" propagandası altında yıllarca ihmal edilen Karayolları ve Köy Hizmetleri'nin tamamen iş yapamaz duruma getirecek IMF kararları kısa süre önce açıklanmıştı: Köy Hizmetleri kaldırılacak, Karayolları'nın şubeleri kapatılacak!

Köy HizmetleriKurulduğu günden beri sınırlı olanaklarla kar temizleme çalışması yapan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nü tasfiye etme kararı, özellikle yılın önemli bir bölümünü kar altında geçiren binlerce köye "kötü haber" olarak ulaşmıştı. Nitekim, son bir haftadır yaşanan ağır kış koşulları, Köy Hizmetleri'nin "neden gerekli olduğunu" ortaya koydu. Kar nedeniyle kapanan yollara karşı ilk müdahaleyi Köy Hizmetleri'nde çalışan işçiler yaptı. Çünkü, toplam 294 bin kilometreye ulaşan köy yollarında yaz-kış çalışan Köy Hizmetleri işçileri, daha çok kış aylarında yürütülen, karla mücadele çalışmaları ile biliniyor. Türkiye nüfusunun yüzde 40'nı oluşturan köylere içme suyu götürme, yol, köprü ve hayvancılığın yapıldığı bölgelere gölet yapma ile kar temizleme gibi birçok insani hizmeti götüren tek kurum Köy Hizmetleri çünkü."Devletin küçültülmesi" gerekçesiyle Köy Hizmetleri, pek çok olanaktan yoksun bırakılınca, bugünkü ağır tablo ile karşılaşılması, tamamen ortadan kaldırılması halinde Türkiye'yi nasıl bir felaketin beklediğinin göstergesi.

KarayollarıKarayolları Genel Müdürlüğü de, bugün felaket boyutuna varan kış koşullarının yeniden gündeme getirdiği önemli bir başka kurum. Devlet Bakanı Kemal Derviş'in "Şubeleri kapatılacak, sadece müdürlükler kalacak" dediği Karayolları, bugün zor duruma düşen insanların ilk yardımına koşan kurum. Hatta, bugün "Yollar neden açılmıyor?", "Niye yeterli tuz dökülmüyor?" gibi pek çok eleştiriye de maruz kalıyor. Türkiye'deki karayollarının yenilenmesi, onarılması dahil, pek çok sorumluluğu olan kurum, bugün kapalı ana yolların açılmasından da sorumlu. Ancak, "devletin küçültülmesi" hedefi gereği; gerekli onarım, yatırım ve yenileme çalışmalarının yapılamaması, bugün yaşanan pek çok sorunun da kaynağı. Küçültülmüş, bir masabaşı kurumuna indirgenmiş bir Karayolları'nın ise, ülkeyi bugünkü kötü tablodan daha ağır bir tabloyla karşı karşıya bırakacağı aşikar.

Afet FonuHükümetin IMF'nin isteği üzerine iki yıl önce tasfiye ettiği afet fonunu tasfiye etmişti. Yapısal reformlar gerekçesiyle fonların tasfiyesi çerçevesinde 7269 Sayılı "Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun" değiştirilmiş ve bundan böyle devletin afet yardımı yapmayacağı belirtilmişti. Bu fon ile daha önce geçmişte kuraklıktan, selden ya da bir afet durumundan zarar gören üreticiye tohumluk yardımı yapılıyor, ürün kaybı karşılanıyordu.Ancak kuraklığın ardından şimdi de yağışlar nedeniyle üretici büyük zarara uğradı. Hatay'da ve son olarak da, Mersin'de binlerce kişi mağdur oldu. Kemal Derviş'in karşı çıkması ve IMF'ye verilen sözler yüzünden bu bölgelere yardım yapılmadı. Şimdi de kış nedeniyle milyanlarca insan mağdur durumda ve hükümet tek kuruş yardım etmiyor.Bugün yaşanan kara kış tablosu; hükümetin "gereksiz" diye tasfiye ettiği Afet Fonu'nun, tamamen yok etmek istediği Köy Hizmetleri'nin ve iyice küçültmeyi hedeflediği Karayolları'nın ne kadar gerekli olduğunu ve yok edilmelerinin ne kadar büyük felaketlere yol açacağını, acı biçimde de olsa, kanıtlamış oldu.
www.evrensel.net