Beypi

Beypi'de kıyım bitmiyor

Bir buçuk yıl önce 200 işçinin sendikaya üye oldukları için işten atıldığı Beypi'de şimdi de 25 kişi 'görevlerini gerektiği gibi yapamadıkları' gerekçesiyle işten atıldı.

Beypi'de kıyım bitmiyorRojda İldan"Ekonomik krizin en üst boyutlara ulaşması zorunlu olarak kadro değişikliği yapmamızı ve en rantabl şekilde çalışmamızı zorunlu hale getirmiştir. Yaptığımız etüdler sonucu görevinizi gereği gibi yerine getirmediğiniz anlaşıldığından işinize son verilmiştir. Bilgilerinize rica ederiz" Türkiye'ye adını Beypi olarak duyuran Beypazarı Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nde çalışan 25 işçi, 10 Aralık sabahı işlerine geldiklerinde bu mektupla karşılaştı, işten atılmışlardı. İşten atılanların ortak bir özelliği vardı. Yaklaşık bir buçuk yıl önce Beypi'de işçiler sendikaya üye olmuşlar ve bu yüzden 200'ü aşkın işçi işten atılmıştı. Şimdi atılanlar, sendika üyeliklerinden vazgeçerek 1.5 yıl önce işlerine devam edenler. "Görevlerini gereği gibi yerine getirmedikleri" anlaşıldığı için işten atılan bu işçilerin ortak bir özelliği daha var: İşçilerin hemen hepsi yıllardır Beypi'de çalışıyor ve hemen hepsi formen (şef yardımcısı) ya da şef. Bu durumda verilen gerekçeler onlar için komikleşiyor ve işçiler şunu soruyor: Akıllarına yeni mi geldi işimizi kötü yaptığımız?

'Nasıl çalışmıyor muşuz?' Dursun Kurt, iki yıl yedi ay önce eşiyle birlikte Beypi'de işe başladı. Eşinin adı Gülşah. İkisi de ayın onunda yukarıdaki mektupla işlerinden atıldılar. Dursun Kurt, Bolu'da bir gurbetçi. Yaşam savaşına katılmak için Karabük'ten kalkarak Bolu'ya gelmiş. Eşiyle birlikte işten atılınca kolları kanatları kırılmış. Ev kiraları 60 milyon lira. "Nasıl yaşarız? Gerisini siz düşünün" diyor Kurt. Eşini, işten atıldıktan sonra Zonguldak'a yollamış. Kurt, şef yardımcısı olarak çalıştığı Beypi'den atılmasına kızıyor. O, yüzde 44 oranında özürlü. Ama işveren ondan yasal kesinti yapmaması gerekirken çalıştığı süre boyunca kesinti yapmış. Gösterilen gerekçe Dursun Kurt ve görüştüğümüz diğer işçiler için komik, bir o kadar da kızgınlık uyandırıyor. Dursun Kurt, "Nasıl işimizi kötü yapmışız?" diyor ve hangi koşullarda nasıl çalıştıklarını anlatıyor: "Sabah yedi buçukta işe başlayıp akşam dokuzlara kadar çalışırdık. Ben iki işi bir arada yürütüyordum. Hem Beypi'nin giren çıkan malzemesini takip ediyordum, hem eleman çalıştırıyordum. Dini-resmi bayram, tatil demeden çalışırdık. Yıllık izinlerimiz hep içeride."

Patron işçileri seçerek attı İki senedir Beypi'de çalışan Taner Argun da, 'çalışmadıkları' gerekçesinin doğru olamayacağını "Ben şeflik yapıyorum orada. Bir tutunak olayı var. Bize verilen bütün görevler imza karşılığında iç talimat olarak verilir. Yapılan yanlış bir işte mutlaka tutanak tutulup imza attırılır. Görevimi yapmadığım zaman mutlaka tutanak tutturulur. 'İşini doğru yap' ihtarı verilir yani. Şimdiye kadar hiç ihtar almadım" diyerek anlatıyor. İşçilere göre işten atılmalarının nedeni, ekonomik kriz de çalışmamaları da değil. İşverenin daha yeni üç işçi aldığını biliyorlar. Onlara göre asıl neden yılbaşında primlerin artması. Ve patronun daha düşük ücretle işçi çalıştırmak istemesi. Bu 18 kişinin işten atılmasının nedeni ise, bu kişilerin 'sendikaya üye olmuş olmaları'. Argun, yaklaşık 200 arkadaşlarının işten atılmasına neden olan bu olay hakkında şöyle diyor: "Sendikaya üye olmuş olanları anında atıyorlar. Biz arkadaşlarımızla birlikte sendikaya üye olmuştuk. Ama işveren bana sendikadan imzamı zorla geri aldırtmıştı. İşyerinden çıkmama izin vermemişti, imzamı da noter huzurunda geri aldırtmıştı."

Eşleri ve çocukları hâlâ çalışıyor Beypi'de işten atılanlar arasında eşleri ve çocukları hâlâ Beypi'de çalışanlar da var. Ve işten atılan işçilere göre, işverenin yaptığı bir diğer kötülük de bu. Çünkü, mesai arkadaşlarının bile işten atılmasına tepki gösteren işçiler, hayat şartlarının bu kadar kötü olduğu bu dönemde eşleri ve babalarının atılmasına tepki bile gösteremiyorlar. Nedeni, aç kalma korkusu. Kapı önüne konulan Beypi işçileri tazminat haklarının peşinde koşmak için toparlanarak mücadele etmeye hazırlanıyorlar. Çünkü büyük ihtimalle işveren tazminat ödeme niyetinde değil. Muhasebeden kendilerine tek söylenen "Bayramdan sonra uğrayın, patrona soralım".İşten atılan işçilerden Selahattin Çakan, şimdi eşinin orada çalıştığını fakat onun da sendikaya üye olduğu için işten atılacağını söylüyor. Beypi işçilerinin şimdi ortak sorunu hayatlarını nasıl devam ettirecekleri. Eşi hâlâ çalıştığı için ismini vermek istemeyen bir işçi, "Biz de çalıp çırpacağız, başka yolu mu var" diyor. Çakan ise, "Bugüne kadar bu boğazdan haram geçmediyse şimdi nasıl geçer?" diye soruyor. Hâlâ fabrikada çalışan bir başka işçi ise Beypi'deki ruh halini şöyle anlatıyor: "Şimdi herkeste bir suskunluk var. Atılmaktan korkuyorlar. 'Beş senelik şefi atıyorlarsa bizi de atarlar' diye düşünüyorlar. Onlara en son atılacak kişiler gözüyle bakılıyordu çünkü."
www.evrensel.net