Hastanede bayram rehini

Hastanede bayram rehini

Ankara'da arife günü bir belediye otobüsü bir çocuğa çarptı. Hacettepe Hastanesi'ne kaldırılan 9 yaşındaki Recep Çakılcı, "410 milyon liralık masrafı karşılamadıkları" için bayramın ilk iki günü hastanede rehin tutuldu.

Hastanede bayram rehiniSultan Özer - Nur KarabacakArife sabahı Mamak İncesu Caddesi'nde Ankara Büyükşehir Belediyesi otobüsünün çarptığı 9 yaşındaki Recep Çakılcı, kaldırıldığı Hacettepe Hastanesi Beyin Cerrahi Bölümü'nde iki gün rehin kaldı. Hastane yönetimi tarafından istenen 410 milyon lirayı veremeyen baba Yakup Çakılcı, belediyenin de duyarsız kalması nedeniyle daha ilk gün çıkartabileceği oğlunu, bayramın ikinci günü akşam saatlerinde ancak taburcu edebildi.Baba Yakup Çakılcı, hastane tarafından kendisinden istenen 410 milyonluk masraf karşılığında ise bir senet imzalamak zorunda kaldı. İzmit'teki depremin ardından ailesiyle birlikte Ankara'ya gelen ve geçimini pazarcılık yaparak sağlamaya çalışan baba Yakup Çakılcı, oğlunu hastaneden ertesi gün hastane masrafını karşılamak ya da çarpan şoföre karşılatmak şartıyla ancak çıkartabildi.Kaza, arife günü sabahın erken saatlerinde İncesu Caddesi Kesikbaş Mevkii'nde belediye şoförü Mevlüt Demir'in kullandığı otobüsün 9 yaşındaki Recep'e arkadan çarpmasıyla meydana geldi. Kazanın ardından çevrede bulunanlar Recep Çakılcı'yı hastaneye kaldırırken, Mevlüt Demir kaza yerinde trafik polislerinin gelmesini bekledi. Kazayı öğrenen Çakılcı ailesi de kaza yeriyle ilgilenmeden soluğu hastanede alırken, hiçbir sosyal güvenceleri olmadığından, gerekli tetkikler için baba Yakup Çakılcı'ya senet imzalattırıldı. Beyin kanaması nedeniyle hayati tehlikesi olduğu şüphesiyle Beyin Cerrahi Bölümü'ne gönderilen Recep'in boyun kemiğinde de çıkık olduğu için ailesinden hemen boyunluk da istendi. Baba Yakup Çakılcı 25 milyon lira vererek bir boyunluk aldığını söylerken, oğlunun tehlikeyi atlatıp taburcu edilmesinden mutlu oldu. Ancak kendisinden istenen 410 milyon liralık masrafı karşılamasının mümkün olmadığını söyleyen baba Çakılcı, kendisine imzalatılan senet karşılığında çocuğunu çıkarabileceği söylenmesine rağmen, o parayı karşılaması mümkün olmadığı için oğlunu iki gün hastanede rehin bırakmak zorunda kaldı.

İlgilenmedilerÇocuğuna çarpan şoförün kusurlu olduğunu söyleyen baba Yakup Çakılcı, belediye yönetiminin bütün masrafı kendisine yıkmak istediğini, hiç ilgilenmediğini söyledi. Oğlunun hayati tehlikeyi atlatmasına bile sevinemeyen baba Çakılcı, pazarcılık yaparak bu masrafı karşılamasının mümkün olmadığını belirterek, "Üç gündür uyku nedir bilmiyoruz. Belediye yönetimi ise hiç ilgilenmiyor" dedi. Depremin ardından İzmit'ten gelip, pazarlarda pazarcılıkla ailesini geçindirmeye çalıştığını dile getiren baba Çakılcı, üç çocuğundan ikisinin okuduğunu, onların bile masraflarını karşılamakta zorlanırken, oğlunun yaralandığı yetmezmiş gibi bir de masrafların kendisinden çıkartılmak istendiğini söyledi. Yakup Çakılcı kazayı yapan şoförün bağlı olduğu Otobüs Daire Başkanlığı'ndan bir yetkili bulamazken, nöbetçi amir Mehmet Kaya da hastane masraflarının karşılanabilmesi için kaza raporu ve mahkeme kararı olması gerektiğini savundu. Olayın, şoförü, şoförün üyesi olduğu derneği ve mağdur kişiyi ilgilendirdiğini belirten Kaya, belediyenin masrafları karşılaması için ya mahkeme ya da encümen kararının olması gerektiğini söyledi.

Hastane baskı yapıyorKaza yapan şoför Mevlüt Demir ise sekizde üç kusurlu bulunarak savcılık tarafından serbest bırakıldı. Belediye şoförünün karıştığı kazalarda sekizde üçe kadar kusurlu durumlarda, belediye ile sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 36'ıncı maddesine göre kaza masraflarının yüzde 50'sini işveren, yani belediye yönetimi karşılamak zorunda. Belediye Şoförleri Kaza ve Yardımlaşma Derneği (EGO-DER) Başkanı Ahmet Demir de bunu doğrulayarak, otobüslerin Trafik Kanunu gereğince sigortalı olduğunu ve masrafın yarısını sigorta şirketinin karşılamasının gerektiğini, kalan kısmı işverenin, işverenin payından sonra da kalan olursa, bu miktarı da derneğin karşıladığını söyledi. Belediye yönetimi ve EGO-DER hastane masraflarını karşılamak zorunda olduğu halde, çocuğunu hastaneden ancak senet karşılığında çıkartabilen baba Çakılcı şimdi bu parayı hemen vermesi için de hastanenin baskısı altında. Eğer belediye ve dernek bu parayı vermezse, hastane karşısında senetle yükümlülüğü bulunan baba Çakılcı, bir de mahkemeyle uğraşmak, haklılığını kanıtlamak zorunda kalacak. Öte yandan baba Çakılcı bir gerçeğe daha işaret etti. Çocuğunun kaza geçirdiği Kesikbaş mevkiinde duvarın kaldırımın üzerine çökmüş olduğunu ve yıllardır ne Mamak ne de Büyükşehir belediyelerinin ilgilenip, o yıkık duvarı kaldırdığını kaydeden baba Çakılcı, "Oğlum o yoldan geçmek zorunda. Çünkü kaldırım yok. Üstelik otobüs oğluma arkadan çarpmış. Ama biz çocuğun derdiyle uğraşırken, onlar raporu kendi istedikleri gibi çıkarmış" diye yakındı.
www.evrensel.net