İlaçta karışık trafik

İlaçta karışık trafik

İzmir Eczacılar Odası'nın başlattığı, "Yatan hasta reçetelerinin eşit tutar ilkesi ile dağıtımı" sırasında hastane karşısındaki eczacılar mağdur olduklarını ifade ettiler.

İlaçta karışık trafikErten Yıldızİzmir 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi karşısında bulunan 16 eczacı İzmir Eczacılar Odası'nın 1 Mayıs 2001 tarihinde başlattığı, "Yatan hasta reçetelerinin eşit tutar ilkesi ile dağıtımı" sırasında haksızlığa uğradıklarını söylediler. Haklarını aramak için İzmir İdare Mahkemesi'nde açtıkları davanın sonucunu bekleyen eczacılar, dava sonucuna göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'ne gideceklerini ifade ettiler. İzmir 9 Eylül Hastanesi karşısında bulunan eczacılar bu uygulamadan ötürü haksızlığa uğradıkları gerekçesiyle, İzmir Eczacılar Odası'nı mahkemeye vermişlerdi. Yürütmeyi durdurma davası açan eczacılar, reçete dağıtım işinin "ahbab-çavuş" ilişkisine dönüştüğünü söyleyerek, Oda Başkanı Levent Kamacık'ı göreve çağrıyorlar.

60'ar milyon lira alındıTürkiye Eczacılar Birliği'nin aldığı bu kararın İzmir Eczacılar Odası tarafından 8 hastane ve 200 kurum reçetelerini kapsayacak biçimde uygulamaya konulacağına dair yapılan açıklamaya rağmen oda bu kararını uygulamıyor. Odanın verdiği sözü yerine getirmesini talep eden mağdur eczacılar; kendilerinden 60'ar milyon lira para alındığını ancak anlaşmanın sadece 2 hastane ile sınırlı kaldığını ifade ediyorlar. 9 Eylül Hastanesi karşısında bulunan eczacılar, uygulanan havuz sisteminin çöktüğünü belirterek, "Böyle antidemokratik bir uygulama hangi serbest meslek grubunda var. Sıraya giren bir semt eczanesi kirası ile bizim kiralarımız bir mi? Bizlerin çalıştırdığı eleman sayısı, eczanelerimize yaptığımız yatırım aynı mı? Ya da Sağlık Ocağı karşısında bulunan bir semt eczanesinin hazırladığı reçete için bizim böyle sıra düşme talebimiz olabilir mi?" şeklindeki sorularının yetkililer tarafından cevaplandırılmasını istiyorlar. Mağdur eczacılar, bu uygulamanın İstanbul'da Şişli Etfal Hastanesi'nde hastane nöbetine giren eczaneler dışında uygulanmadığını belirterek, Antalya, Mersin, Adana'da uygulama sadece hastane civarındaki eczaneleri kapsarken İzmir'de neden ilçelerde de uygulandığını soruyorlar.

'Ben Çakıcı mıyım?'Konuyu defalarca oda gündemine taşıdıklarını ifade eden Korkmaz Eczanesi sahibi Eczacı Işıl Tan, Oda başkanı Levent Kamacık ile yaptıkları bir görüşmede, Kamacık'tan, "Ben de bu sistemi istemiyorum, bana mı düşer onun bunun kazancını dağıtmak! Ben Alaaddin Çakıcı mıyım?" şeklinde cevap aldıklarını belirtiyor. Tan, "Demokratik bir ülkede yaşıyoruz, serbest rekabet koşullarının hangi maddesine uymakta bu uygulama. Oda, bizlere TEB'in yatan hasta ile ilgili reçetelerin dağılımındaki aldığı kararı tebliğ etmek durumundadır. Sıraya giren hastaneler 30 km uzaklıkta bulunan bir eczane, alınan karar gereği bir buçuk saatlik bir sürede ilacı odanın hastane bürosuna nasıl yetiştirebilir? Reçetelerin dağılımında adalet tesis edilmiş bir durumda mıdır?" şeklinde konuşuyor. Tan, ayrıca geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olayı örnek olarak anlatıyor, "Geçtiğimiz gün Sulperazon 1 mg (10 kutu) yazılı bir reçete geldi. Bu reçete sıradaki eczaneler tarafından hazırlanamamış. Ve üzerinden 5 gün geçmişti. Daha sonra tarihi doktor tarafından yenilenerek hastaya verdik. Hani nerede kaldı Oda'nın 1,5 saatlik ilke kararı! Soğuk zincir Nepojen ilacını tanımayan bir semt eczacısı, yanlış ulaşım yöntemiyle ilacı hastaya ulaştıramadı. Yeni reçete düzenlenerek devlet zarara uğratıldı."İçinde bulundukları durumu haksızlık olarak değerlendiren Yeni Umut Eczanesi sahibi Eczacı Ülker Işık ise herhangi bir ilçeden gelen meslektaşlarının masraflarının kendilerinki ile eşit tutulamayacağını belirtiyor. Bu konuya TEB'in el atması gerektiğini kaydeden Işık, "Bu durumun düzeltilmesi için adalete sığındık. Lehimize bir karar çıkmazsa, konuyu AİHM'e taşıyacağız. Bu bizlerin en doğal ve yasal hakkıdır" şeklinde konuşuyor.

Kayırma mı var?Bir önceki dönemde İzmir Eczacılar Odası Yönetim Kurulu üyesi olan ve dokuz hastane karşısında eczanesi bulunan Eczacı Mustafa Karapança'nın oda tarafından kayırıldığına da dikkat çeken mağdur eczacılar, "Eczacı Karapança oda tarafından kayırılan ve kollanan biri olarak hepimizin dikkatini çekti" dediler. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Şükrü Erbaş'a 'bölücülük' davasıGazetemiz yazarlarından Şair Şükrü Erbaş hakkında Hakkari'de okuduğu şiirlerden ötürü Van DGM'de dava açıldı. Erbaş, "Halkı sınıf ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa teşvik etmek" suçlamasıyla 1 yılla 3 yıl arasında hapis cezası istemiyle yargılanacak.21-25 Haziran 2001 tarihleri arasında Hakkari'de düzenlenen "İstanbul-Hakkari Sanat Köprüsü" etkinliklerine birçok şair, yazar ve sanatçı katılmıştı. Sanatçıların ürünlerini paylaştığı etkinlikte şair Şükrü Erbaş da "Bir gün ölmeden önce" isimli kitabından şiirler okumuştu. Erbaş'ın savaşı lanetleyerek, barışı ve insan yaşamını yücelten şiirleri Van DGM'de dava açılmasına neden oldu. Van DGM Savcısı Emin Emekçioğlu, Erbaş için hazırladığı iddianamede, "Uçaklarınız bulutların sesini unutturdu, ölerek çoğalmak değil, doğarak çoğalmak istiyoruz. Kapımızda asker görmek istemiyoruz, öldürerek fakirleşiyorsun, hiçbir halk tutsak yaşayamaz, özgür olmak istiyoruz" şeklindeki mısraları örnek göstererek, Erbaş'ın "Halkı sınıf ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa teşvik etmek" suçunu düzenleyen TCK'nın 312. maddesine muhalefet ettiğini ileri sürdü. Erbaş'ın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
www.evrensel.net