Diyarbakır

Diyarbakır'dan birlikte

   mücadele çağrısı

Diyarbakır'dan birlikte mücadele çağrısıŞerif KarataşDiyarbakır'daki işçi sendikalarından, TÜMTİS'in 25. Olağan Genel Kurulu'nda yapılan "mücadeleci sendikacılık" çağrısına destek geldi. Tes-İş Diyarbakır 2 No'lu Şube Başkanı Kemal Akgün, Tek-Gıda-İş Diyarbakır 2 No'lu Şube Başkanı Cemal Doğrul, Harb-İş Diyarbakır Şube Başkanı Bahri Karakoç, sendikaların "emek, demokrasi ve barış ekseninde" bir araya gelmenin zeminin hazırlamaları gerektiğini söyleyerek, ortak mücadelenin önemini vurguladılar. Tes-İş Diyarbakır 2 No'lu Şube Başkanı Kemal Akgün, sendikaların son süreçte "savunma güdüsü"yle hareket ettiklerini belirterek, "Bir yandan emek cephesinde örgütsüzlüğün devam etmesi, diğer yandan emek örgütlerinin sistemle bütünleşen, reformist tarzı baskıların yoğunlaşmasına neden oluyor" dedi. Emekçinin sırtından geniş olanakları sahip olan sendikacıların, koltuklarını sağlamlaştırmak için mafyavari yaklaşımlarda ve karanlık ilişkilerde bulunduklarını belirten Akgün, profesyonel sendikacılara ödenen yüksek ücretlerin "sus payı" olabildiğini söyledi.

'Barış ekmeğimizi büyütür'"Emek örgütleri Türkiye'de yaşanan çatışma ortamına karşı, şovenist tavırlara karşı sessiz kalabilmektedir. Yıllardır bütçeden ayrılan payların çatışma ortamına ve faiz borçlarına aktarılmasına karşı direngen tavır göstermemeleri veya tavırsız kalmaları sendikal bürokrasinin ve sarı sendikacılık anlayışının sonucudur" diyen Akgün, birleşik mücadelenin geliştirilememesinin emekçilere güven vermediğini ifade etti. Sendikal bürokrasinin emekçilerin siyasallaşmasını istemediğini belirten Kemal Akgün, "Buna karşın emek, barış ve demokrasi ekseninde bir araya gelmeyen siyasal yapılar da umut olmada yetersiz kalıyor" diye konuştu. Sendikaların sınıf perspektifi ile tabandan başlayarak örgütlenmelere girişmeleri ve emek, demokrasi, barış ekseninde bir araya gelmenin zeminini bulmaları gerektiğini söyleyen Akgün, "Barışın tesis edilmesi ekmeğimizi büyütecektir. Çatışma ortamının yeniden oluşturulmasına izin verilmemelidir. 78 yıllık cumhuriyetin demokratikleşmesi her şeyden önce emekçilerin istediği birşey olmalıdır" dedi.

'Çare mücadelede'Tek Gıda-İş Diyarbakır 2 No'lu Şube Başkanı Cemal Doğrul ise "yeni bir sendikacılık anlayışının geliştirilmesi gerektiğini" belirterek, teslimiyetçi sendikacılığın alt edilmesi gerektiğini söyledi. Sistemin ücret sendikacılığını dayattığını söyleyen Doğrul, "Ekonomik kriz kadar savaş da sendikaların gündeminde olmalı" dedi. Örgütlülük için işgüvencesinin önemine dikkat çeken Cemal Doğrul, "Bir yıl önce sendikamız Köy-Tür'de örgütlüydü. Daha sonra sendika üyesi olanlar işten atıldı. Petrol-İş'in örgütlü olduğu işyerlerinde özelleştirmeden sonra ciddi üye kayıpları yaşandı. Yine bizim örgütlü olduğumuz TEKEL'in ve Çay-Kur'un özelleştirilmeleri durumunda sendikamız yara alacak. İşsizlik oranı yüksek olduğu için işverenler işten attıkları işçi yerine erken ve daha ucuz işçi bulabiliyor. Bunlar sendikal örgütlenmenin önünde engel oluşturuyor" diye anlattı. Yine de "umutsuz" olmadıklarını, sorunların "oturarak değil mücadeleyle" çözüleceğini bildiklerini belirten Doğrul, "Çare mücadelede. 1 Aralık'ta milyonları alanlara taşıyamadıysak, hepimizin kendisini sorgulaması lazım" diye konuştu.

'Sendikalar kararlı olmalı' Sendikacıların bakanların bile sahip olmadığı olanaklardan yararlandığını belirten Harb-İş Diyarbakır Şube Başkanı Bahri Karakoç da bu "rahatlık" nedeniyle mücadeleci sendikacılık yapılmadığını ifade etti. "İdeolojik ayrışma" nedeniyle üç ayrı işçi konfederasyonu bulunduğunu, bunların birleşmesi gerektiğini belirten Karakoç, "IMF ve Dünya Bankası politikalarına, emperyalizme karşı işçi sınıfının toplumun diğer kesimleriyle birleşmesi gerekiyor. Sendikaların, Emek Platformu etrafında ayakları yere basan, kararlı, cesaretli olmaları lazım" diyerek, TÜMTİS'in çağrısını desteklediklerini söyledi.
www.evrensel.net