Naylon sendikalar

Naylon sendikalar

Bu naylon sendikaların yasa gereği 7 kişi olması gereken yönetim kurullarının dışında sekizinci bir üyeleri yok. Kendileri de zaten hâlâ yasadışı olarak Türk Kamu-Sen üyeleri.

Naylon sendikalarÖzer AkdemirKamu emekçilerince "sahte" olarak nitelendirilen sendika yasasının çıkmasının ardından başlayan örgütlenme sürecinde yaşanan usulsüz ve yasadışı uygulamaların arkası kesilmiyor. Türkiye Kamu-Sen'e bağlı Türk Haber-Sen yönetici ve üyelerinin, basın-yayın ve iletişim işkolunda kurdukları üç yeni sendika ile örgütlenme sürecine yasadışı müdahalede bulundukları bildirildi. Türk Haber-Sen yöneticileri ve üyeleri, Ulusal Haber-Sen, Türkiye Haber-Sen ve Türkiye İletişim-Sen adlı bu yeni sendikaları, asıl görevlerinden ayrılmadan ve yasal boşluklardan faydalanarak kurdular. KESK'e bağlı Haber-Sen yöneticileri, yeni yasa gereğince genel merkez yöneticilerinin 10 ay izinli sayıldıklarını, bu naylon sendikaları kuran sendikacıların böylece hem işlerine gitmeden maaş alabileceklerini hem de bu süre boyunca asıl olarak Türk Haber-Sen adına profesyonel çalışma yapma olanağı bulacaklarını söylediler. Konuyla ilgili görüştüğümüz Haber-Sen İzmir Şube Başkanı Ali Yılbaşı, işkollarındaki son gelişmeler ve örgütlenmede yaşadıkları sorunlar hakkındaki sorularımızı yanıtladı. Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası çıktıktan sonra işkolunuzda üç yeni sendika kuruldu. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? - Türk Kamu-Sen üyesi ve yöneticileri, sendika yasasının 18. maddesindeki "sendika ve konfederasyon yöneticilerinin ücretli izne ayrılması" hakkından yararlanmak için üç sendika daha kurdular. Bu sendikaların yöneticilerinin hepsi Türk Kamu-Sen üyesi olduğu gibi halen Türk Kamu-Sen adına çalışma yapıyorlar. Bu naylon sendikaların yasa gereği 7 kişi olması gereken yönetim kurullarının dışında sekizinci bir üyeleri yok. Kendileri de zaten hâlâ yasadışı olarak (Yasa gereği aynı anda iki sendikaya üye olunamaz) Türk Kamu-Sen üyeleri. Bu durumla ilgili hem Çalışma Bakanlığı'na hem de işverene itiraz ve şikayette bulunduk. Girişimlerimiz sonucu iki kişi kurdukları Türkiye İletişim-Sen yönetiminden ayrılmak ve Türk Haber-Sen'e geri dönmek zorunda kaldı. Yine Türk Haber-Sen yönetiminden bir kişi aynı nedenlerle aslına döndü! Bu naylon sendikalar da, Türk Haber-Sen'in yaptığı gibi üyelik çalışmaları yaparken üyelik formlarının üzerinde kaşe veya antent kullanmıyor. Yani boş, isimsiz formlarla üye kaydediyorlar. Çalışanlar Türk Haber-Sen'e üye olduğunu bilmeden üye oluyor yani. Sendika genel merkez yöneticilerine yasanın tanıdığı ücretli izni de yine üye olduğu Türk Haber-Sen'in örgütlenme çalışmaları için kullanıyorlar. Burada gayri ahlaki bir durum, bir sahtekarlık var. Bu durumda 20'den fazla insan var ve bunların maaşları ödediğimiz vergilerden karşılanıyor. Bunlar, naylon bir sendika üzerinden izne ayrılıyorlar, yasal olarak kimsenin buna itiraz hakkı da yok. Örgütlenme çalışmalarınız sırasında ne gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?- Örgütlenme çalışmalarında bir sürü zorlukla karşılaştığımız gibi, buna rağmen yaptığımız üyelikler de Türk Haber-Sen tarafından çeşitli yöntemlerle yok ediliyor. Geçtiğimiz günlerde işleme konulmak üzere Ankara şubemize gönderdiğimiz 175 adet üye formu, kargo elemanı tarafından yanlışlıkla Türk Haber-Sen'e götürüldü. Üye formlarının Ankara Şubesi'ne ulaşmadığını öğrenince yaptığımız araştırmada formların kargo elemanı tarafından yanlışlıkla Türk Haber-Sen'e götürüldüğünü ve Ahmet Koç adlı bir sendika görevlisine teslim edildiğini öğrendik. Bu, bizzat kargo servisi tarafından söylenmesine ve tüm girişimlerimize rağmen formlar bize geri verilmedi. Onların bu tavırları nedeniyle kargo elemanı işinden oldu. Üyelerimize yönelik tehditler de arttı. Daha önce Türk Haber-Sen üyesi iken istifa ederek sendikamıza katılan Eşrefpaşa Merkez'deki bir üyemiz, idareciler tarafından yapılan baskı ve tehditler nedeniyle savcılığa şikayette bulundu. Şikayet ettiği kişiler tarafından ölümle tehdit edilen bu üyemiz, geçtiğimiz günlerde iş çıkışında tanımadığı üç kişi tarafından ağır biçimde dövülerek ayağı kırıldı. Çalışmalarımız çeşitli kişi ve kurumlarca da engelleniyor. Örneğin İzmir Posta İşleme Müdürlüğü'nde sendikal çalışma yapmamız buranın müdürü tarafından sürekli engelleniyor, şube yöneticileri işyerine sokulmuyor. Sendikamızın yazılı materyallerinin temsilcilerce işyerinde dağıtılmasına, yine müdür tarafından engel olunuyor. 1 Aralık mitingine çağrı bildirileri dağıtan iki arkadaşımıza yazılı ihtar verildi.Türk Haber-Sen şimdiden kendini yetkili sendika ilan ediyor. Bu konuda ne diyorsunuz?- Kamuda yetkili sendikalar 2002 yılının Temmuz ayında belli olacak. Buna rağmen Türk Haber-Sen'in yayın organlarında işkolunda yetkili olduklarına dair yazılar çıkıyor. Tek sendika oldukları, Haber-Sen'in kapandığı veya kendileriyle birleştiği gibi aldatmacalara başvuruyorlar ve gerektiğinde Haber Sen'in adını kullanmaktan çekinmiyorlar. Kamu-Sen Genel Başkanı Resul Akay'ın aynı zamanda Türk Haber-Sen'in Genel Başkanı olması, bu işkolunda yetkili sendika olabilmek için yapılan bunca oyunu ve manevrayı da açıklıyor aslında.
www.evrensel.net