Yunus Güzel işkence gördü

Otopsi raporları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde ölü olarak bulunan Yunus Güzel'ın işkence gördüğünü ortaya çıkardı.

Yunus Güzel işkence gördüİstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün nezarethanesinde ölü bulunan Yunus Güzel'in otopsi raporları Güzel'in ölmeden önce işkence gördüğünü ortaya çıkardı. Raporda ölümün asılma sonucu gerçekleştiği bildirildi. Fakat Güzel'in kendisini mi astığı, yoksa birileri tarafından mı asıldığı soruları halen yanıtlanmış değil. Yunus Güzel, 16 Ekim 2001 tarihinde "DHKP/C üyesi olduğu ve intihar saldırısı hazırlığında bulunduğu" iddiasıyla gözaltına alınmış ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüştü. 7 gün gözaltında tutulan Güzel, 23 Ekim 2001 tarihinde hücresinde asılı durumda bulunmuştu.İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, Güzel'in yere sabit durumda bulunan ranzayı yerinden sökerek duvara yasladığını ve çarşafı ranzanın ayağına bağlayarak intihar ettiğini ileri sürmüşlerdi. Olayın ardından Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmıştı.

'Raporlar kanıtlıyor'Soruşturmadan hâlâ bir sonuç alınamazken, Adli Tıp Kurumu'nun otopsi raporu ise Güzel'in ölmeden önce işkence gördüğünü kanıtladı. Adli Tıp uzmanı doktorlar Tansen Boran, Abdi Özaslan ve Hızır Aslıyürek tarafından hazırlanan raporda, Güzel'in sol el bileğinin dış tarafında üzeri kabuklu sıyrık bulunduğu, sol kolda 4 adet yeşil, sarı renklerde ekimozların gözlendiğini belirtildi. Sol omuz ön kısmında nokta şeklinde birden fazla kanama gözlendiğinin dikkat çekildiği raporda, başın ön kısmında dışardan görülmeyen lezyonlar bulunduğu kaydedildi. Raporda, Güzel'in sol kalçasında iki kabuklu iki de kabuğu dökülmüş yaralara rastlandığı belirtildi. Raporun sonuç kısmında, Güzel'in asılarak öldüğü, asılmanın canlıyken gerçekleştiği bildirildi.Raporu gazetemize yorumlayan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Şubesi'nde çalışan Doktor Önder Özkalıpçı, Güzel'in vücudunda bulunan izlerin özellikle de kabuğu düşen yaraların işkence gördüğünü kanıtladığını vurguladı. Özkalıpçı, özellikle alın bölgesinde bulunan ve dışarda görünmeyen ama 4 cm çapında bulunan ekimozun nasıl oluştuğunun düşündürücü olduğunu kaydetti. Özkalıpçı, bu izlerin ölümden önce gerçekleştiğini de sözlerine ekledi.

Tanıklar söylemişti Yunus Güzel'le birlikte gözaltına alınan Esra Üçgüzel, Perihan Demirkıran ile Mahmut Polat, Güzel'in işkence gördüğünü bildirmişlerdi. Tanıklar, hücrelerde tek katlı tahta ranza bulunduğunu ve yere sabitlenen bu ranzayı sökmenin mümkün olmadığını belirtmiş, ranzanın sökülüp ve duvara yaslama işlemleri anında ses duymamalarının mümkün olmadığına dikkat çekmişlerdi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Salgını davet ediyorlarSorumsuzluk ve ihmal Bolu'da üniversite öğrencilerinin sağlığını tehdit ediyor. Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde son bir ay içerisinde erkek yurdundan 30 öğrenci yemekhanede yedikleri yemekler nedeniyle rahatsızlandı. 28 Kasım Çarşamba günü bu kez kız öğrenci yurdunda da benzer şikayetler ortaya çıktı. Bu olaylar üzerine Halk Sağlığı Müdürlüğü'nce üniversitede kullanılan sularda yapılan tahlillerde tifoya neden olan koli form bakterisi tespit edildi. Ancak üniversite yönetimi hiçbir açıklama ya da uyarı yapmadı. Olayın basit bir enfeksiyondan ibaret olmadığını belirten öğrenciler rahatsızlıkların nedeninin tifo olduğunu ve ilk günlerde bazı üniversite görevlilerinin resmi olmayan yollardan öğrencileri tifo konusunda uyardıklarını söylüyorlar. Ancak rektörlük bu konuda uzun süre devam eden sessizliğini bir süre önce bozdu ve okul panolarına astığı bir duyuruyla tifo salgınını kabul etti. Duyuruda üniversitede dezenfekte ve korunma işlemlerine başlandığı da belirtildi. Ancak öğrenciler bu açıklamanın ardından değişen hiçbir şey olmadığını, yurtlar ve yemekhane koşullarında herhangi bir iyileşme olmadığını söylüyor.

Sular tehlikeliKız yurdunda kalan öğrenciler, yurttaki birçok arkadaşlarında mide bulantısı, kusma ve ishal gibi rahatsızlıklar görüldüğünü anlatıyor. Öğrenciler, 28 Kasım'da yaşanan rahatsızlıklar sırasında yurda doktor getirildiğini ve doktorun, yemekhane ve yurt kantininin sağlıklı olmadığını söylediğini, mümkünse buralardan yemek yenmemesini, okuldan ve yurttan su içilmemesini istediğini belirttiler. Ortama 100 kişinin kaldığı katlarda sadece 3 tuvalet olduğunu kaydeden kız öğrenciler, banyoların da yeterince temizlenmediğini belirtiyor.

Erkek yurdu da aynıOkulun erkek yurdunda kalan öğrenciler de duş ve tuvaletlerin iyi temizlenmediğini, yurdun 3. ve 4. katlarına ise hiç su çıkmadığını söylüyor. Oda temizliğinin kendilerine yaptırıldığını anlatan öğrenciler, yurttan yastık ve battaniye alabildiklerini ancak nevresim alamadıklarını dile getiriyorlar. "Okul kantini çok sağlıksız, pahalı. Kantin 1 milyon liraya patates satarken öğrenciye ekmek vermiyor. Yemekhanenin yemekleri yenilebilecek gibi değil. Bazı odalarda rutubet sorunu var. Odaların kalabalık olması, elektrik tesisatının yetersizliği, kat görevlilerinin herhangi bir iş yaparken para talep etmesi odalardaki eksiklerin öğrencilerden karşılanmak istenmesi diğer sorunlarımız" diyen erkek öğrenciler, yurttan atılmaktan çekindikleri için isimlerini açıklamaktan kaçınıyorlar.
www.evrensel.net