'Hak ve özgürlükleri istiyoruz'

İnsan hakları günü nedeniyle İHD ve TİHV tarafından Ankara'da düzenlenen etkinlikte, uluslararası tekellerin dünya kaynaklarını sömürmesiyle ortaya çıkan sefaletin insanlığa karşı işlenmiş en büyük suç olduğu vurgulandı.

'Hak ve özgürlükleri istiyoruz'İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabülünün 53. yıldönümü ve İnsan Hakları Günü nedeniyle düzenlenen etkinliklerde, insan hakları için acil mücadele çağrısı yapıldı. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından Ankara'da düzenlenen etkinlikte uluslararası tekellerin dünya kaynaklarını sömürmesi sonucu ortaya çıkan yoksulluk ve sefaletin insanlığa karşı işlenmiş en büyük suç olduğu vurgulanarak, "Bizim beklemeye tahammülümüz yok. İnsan haklarını hemen şimdi istiyoruz" denildi. İHD ve TİHV tarafından Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenlenen etkinliğe, parti, sendika ve kitle örgütlerinin temsilcileri ile bazı ülkelerin elçileri katıldı. Burada konuşan İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül, "Birkaç uluslararası tekelin dünya kaynaklarının dörte birini kullanmasının son bulmasını istiyoruz. Güçlü olanın talimatlarıyla yürüttüğü monolog döneminin bitmesini istiyoruz. Adalet bir ilkedir, adaletsizlik ise bir durumdur. Barışı tehdit eden adaletsiz durumun derhal son bulmasını istiyoruz" dedi. Öndül, Kürt sorununun, cinsel ayrımcılığın ve F tipi cezaevlerindeki tecrit uygulamasının insan hak ve özgürlükleri açısından kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, cezaevlerindeki tutukluların sürdürdüğü ölüm oruçlarında çözüm üretilmesi gerektiğini belirtti. Öndül, "Toplumsal barış için genel af istiyoruz. Siyasi parti ve seçim yasasında değişiklik, başörtüsü sorununun çözümü ve ifade, inanç özgürlüğü istiyoruz. Beklemeye tahammülümüz yok, insan haklarını hemen şimdi istiyoruz" diye konuştu.

Mücadele zorunluTİHV Genel Başkanı Yavuz Önen ise, BM'nin Nobel Ödülü'nü haketmediğini belirterek, BM'nin 2001 yılı için kişisel haklar konusundaki çalışmalarla yetindiğini ancak kollektif haklar konusunda halen ciddi sorunların yaşandığını ifade etti. İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi'nce insan hakları, ayrımcılık ve ırkçılık konularında gençler, cezaevindeki tutuklu, hükümlüler ile cezaevi personeline yönelik olarak düzenlenen fotograf, afiş, resim, karikatür, şiir ve kompozisyon yarışmasında ödül kazanan eserlerin yer aldığı sergi Ankara'da açıldı. Komite Başkanı İona Kuçuradi yaptığı açıklamada tutuklu, hükümlü ve mahkumların insan hakları konusuda düşündüklerinin yansıtılması için resim yarışmasının düzenlendiğini dile getirerek, ıslahevlerindeki çocuklar için de iç dünyalarını ve özlemlerini aktaracakları yarışma gerçekleştirdiklerini belirtti. Serginin açılışına katılan Nejat Arseven'e bir grup travesti Emniyet Müdürlüğü'nde gördükleri baskıları anlattılar. "Siz ne bakanı olduğunuzun farkında mısınız?" sorusunu soran travestilere Arseven yanıt vermezken, travestiler de korumalarca uzaklaştırıldı. Arseven, travestilerin durumu üzerine gerekli incelemeyi yapacağını veAnkara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri tarafından dün yapılan açıklamada, başörtülü öğrencilerin derslere alınmayarak eğitim haklarının engellenmesinin insanlık suçu olduğu ifade edildi. Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu ise dün Filistin Büyükelçiliği ile yaptığı görüşmede, ABD emperyalizminin açık desteği ile sürdürülen savaşları kınadı. Küçükosmanoğlu, "Emperyalist ve onların beslemesi İsrail siyonizmi, Filistin halklarını kan ve gözyaşı seline boğabilirler, ancak teslim alamazlar" dedi.

'Sözleşmeler yeterli değil'KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Metin Erol dün yaptığı açıklamada, insan haklarının toplumsal yaşamda hayat bulması için sözleşmelerin yeterli olmadığını belirterek, "KESK, insan hak ve özgürlükleri için mücadelesini sürdürecektir" dedi. Mazlum-Der Bursa Şubesi Başkanı Rıfat Bakan ise dünyada süren savaşların, terörün son bulması gerektiğini belirterek, "Tüm ülkeleri imzaladıkları BM sözleşmesine sadık kalmaları konusunda uyarmayı bir insanlık borcu olarak kabul ediyoruz" dedi.HADEP Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada da anadil hakkının gasp edildiğine işaret edilerek, "Kendi dili ile kendi kültürünü yaşamayı amaçlayan bu isteme verilecek yanıt ceza, kovuşturma ve gözaltı değil, gerekli yasal düzenlmelerin yapılmasıdır" denildi.

Hak ihlalleri sürüyorİHD İstanbul Şubesi tarafından dün Sultanahmet Parkı'nda düzenlenen basın açıklamasında da yaşanılan hak ihlalleri dile getirildi. İHD İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin, işkencenin devam ettiğine, yargısız infazların hâlâ yaşanmakta olduğuna ve F tipi cezaevlerinde izolasyonun sürdüğüne dikkat çekerek, MGK'nın da sivil siyasetin önünde engel olmaya devam ettiğini söyledi. Düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin sürdüğünü, DGM'lerin ise kaldırılması bir yana yetkisinin genişletildiğini kaydeden Keskin, OHAL yasasının kaldırılmasını istedi. Basın açıklaması zılgıt ve alkışlarla sona erdi.

Barış annelerinden mektupİstanbul'da bir diğer etkinliği de Barış Anneleri İnisiyatifi yaptı. Başbakanlık'a barış taleplerini içeren mektuplar gönderen Barış Anneleri İnisiyatifi adına açıklama yapan Müyesser Güneş, barış anneleri olarak demokratik mücadele çerçevesinde verilen her türlü insan hakları mücadelesini destekleyeceklerini vurguladı. Anadilde eğitim hakkı talebinde bulunan öğrencilerin gözaltı ve tutuklamalara maruz kalmalarını kınayan Güneş, insanın vazgeçilmez meşru hakkının bizzat kendi dili olduğu üzerinde durdu.

İzmir'de yürüyüşİzmir'de dün Geleneksel İnsan Hakları Yürüyüşü gerçekleştirildi. İHD İzmir Şubesi önünden Konak Meydanı'na kadar yürüyen yaklaşık 100 kişilik grup, "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek" ve "Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganlarını attı. Aralarında İHD, TİHV, ÇHD, İzmir Barosu, HADEP, EMEP, ÖDP yöneticilerinin de bulunduğu grup adına İHD İzmir Şube Başkanı Günseli Kaya, Konak Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Daha sonra İHD Genel Merkez Yöneticisi Hatice Necla Şengül, İzmir Şube Başkanı Günseli Kaya, İHD yönetim kurulu üyesi Ecevit Piroğlu ve Lütfü Demirkapı Alsancak, Kantar ve Basmane polis karakollarını ziyaret etti.

Yasal düzenlemeler yapılmalıİzmir Barosu, İzmir Tabip Odası ile İHD, ÇHD ve TİHV İzmir şubeleri, dün ortak basın toplantısı düzenledi. İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi'nde yapılan toplantıda konuşan İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan, Türkiye Cumhuriyeti tarafından bu yıl içinde imzalanan "Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi" ile "Birleşmiş Milletler Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi"nin zaman geçirilmeden TBMM tarafından onaylanması gerektiğini vurguladı.Basın toplantısının ardından Kemeraltı girişinde halka, İnsan Hakları Bildirgesi ve kokart dağıtıldı. İnsan Hakları Haftası çerçevesinde çarşamba günü "Cezaevleri ve sosyal psikoloji deneyimleri", perşembe günü de "İtaat ve insan hakları ihlalleri" konulu video gösterimleri ve söyleşiler yapılacak. Doç. Dr. Melek Göregenli'nin sunacağı söyleşiler, İzmir Barosu Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilecek.

OHAL kaldırılmalı Diyarbakır Koşuyolu Parkı içerisindeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir basın açıklaması yapan İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Osman Baydemir, savaş ve çatışmaların olduğu her yerde silah sanayi ve silah tacirleri kazanırken, insanlığı insani değerlerini kaybettiğini söyledi. Baydemir, OHAL'in biran önce kaldırılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Basın açıklamasına halkın katılması polis tarafından engellenirken, İHD yöneticileri beraberinde getirdikleri karanfilleri İnsan Hakları Anıtı'nın önüne bırakarak sessizce dağıldılar.

Anlayış değişmeliİHD Elazığ Şube Başkanı Cafer Demir, düzenlediği basın toplantısında, yargısız infaz, gözaltında işkence ve benzeri uygulamalarla insan hakları ihlallerinin devam ettiğini kaydetti. HADEP Adana İl Başkanı Osman Fatih Şanlı da, dün düzenlediği basın toplantısında, "Salkım Hanım'ın Taneleri karşısında ırkçılığı tutanlar, Büyük Adam Küçük Aşk filminde bölücülük arayanlar, yüzlerce trilyonluk ihalelerini ve yolsuzluklarını vatan-bayrak diye örtmeye çalışıyorlar. Bu insanlar değil midir insanları OHAL-BUHAL diye bölenler. Resmi ideolojiden farklı düşündükleri için, farklı konuştukları ve yazdıkları için binlerce insanı cezaevine atanlar da onlar değil midir?" dedi. İHD Mersin Şubesi adına açıklama yapan ve dünya üzerindeki her türlü baskıları anlatmanın bir saat süreciğini ifade eden İsmail Kartal da, insanlığın her türlü baskı ve sömürüden kurtuluşunu sağlayacak bir sistem arayışının sürdüğüne dikkat çekti.
www.evrensel.net