Ucuzluk yaygarası

İstanbul Beyoğlu'nda başlayan ve tüm Türkiye'ye yayılan 'indirim kampanyaları' medyanın iddiasının aksine ekonominin canlandığını göstermiyor.

Ucuzluk yaygarasıİnan Üstün "Hep beraber çarşıya çıkalım. İster simit alalım, ister otomobil... Ama mutlaka bir şey alalım." İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde başlayan bu sözde "ucuzluk" kampanyası il il yayılıyor. Adana'da da bu çerçevede bir alışveriş festivali düzenlendi. Adana Valiliği ve Adana Büyükşehir Belediyesinin önderliğinde, Seyhan ve Yüreğir Belediyelerinin desteği ile düzenlenen kampanya Adana Ticaret Odası tarafından başlatıldı. Medyanın şişirdiği ve bolca yer verdiği, görsel basının gece-gündüz televizyonlardan yaygara kopardığı kampanyayı Adana halkına sorduk.Emekçiler için krizin artarak devam ettiği bu süreçte koparılan bu yaygaranın emekçiler için hiçbir anlamı yok diyen Niyazi Ayyıldız, iki ay öncesine kadar Karam yağ fabrikasında işçi olarak çalıştığını, fakat kriz bahane edilerek işten atıldığını söyledi. Ayyıldız, "Alım gücümüz yok, temel ihtiyaçlarımızı karşılamaktan dahi uzak olduğumuz bu süreçte bu kampanya yalandan başka bir şey değil, ticaret bezirgânları stoklarını eritmeye, kendi çıkmazlarını aşmaya çalışıyorlar". dedi. Temel malların fiyatının düşmediğine dikkat çeken Ayyıldız, "Ucuzluk bezirgânlara var, bize yok" dedi.

Zamlar sürüyor...Üç ayda bir aldığı maaşla geçinmeye çalıştığını söyleyen emekli memur Hasan Birkol'un öfkesi sözlerine yansıyor: "Televizyona çıkıp ucuzluk var diye bağırıyorlar. Yukarıdan aşağıya bütün yönetenler yalancı, bu ülke için seve seve diyorlar ama hiçbirinin bu ülkeyi ve bizleri düşündüğü yok." Her gün zamların birbirini izlediğini belirten Birkol, "Elektriğe, telefona, suya zam üstüne zam yapıyorlar, sonra da kalkıp üç günlüğüne belediye otobüslerini ücretsiz yapıyorlar. Ucuzluk kampanyası ile ilgili düşüncelerimizi almaya bir de kendileri gelseler onları çok iyi karşılayacağımızdan emin olabilirler!"

'Sözde indirim'"Fiyatların önce şişirilip sonra da sözde fiyat indirimi yaptıklarını söylüyorlar" diyen Mustafa Saraçoğlu, ucuzluğun olmadığını, tüm kesimlerin mağduriyeti olduğunu söyledi. Yataş fabrikasında işçi olarak çalıştığını söyleyen Saraçoğlu, "Maaşımız ödenmediği için kredi kartıyla alışveriş yapıyoruz, çalışan bütün arkadaşlarım aynı durumda, kredi kartına çalışıyoruz" dedi. Mağazalardaki nakit ve kredi kuyruklarına dikkat çeken Saraçoğlu, "Nakit kuyruğunda 5 kişi varsa, kredi kartı ile ödeme kuyruğunda bu sayı 6 kat artıyor" dedi.

'Ucuzluk bize değil'Üç çocuğu için bayram öncesi alışverişe çıktığını söyleyen ev hanımı Fazilet Kuşçu, bir haftadır ucuzluk kıyametinin kopartıldığını ama bunun fiyatlara yansımadığını belirtti. Çocuklarının isteği üzerine çarşıya çıktığını söyleyen Kuşçu,"Öyle bir anlatıyorlar ki çocukların bundan etkilenmemesi mümkün değil, bizde haliyle çarşıya çıkıyoruz ama eli boş dönüyoruz, yağmurdan ıslanmamak için bir şemsiye dahi alamıyorum, ucuzluk bizlere değil, varlıklılara geldi" dedi.

'Kanacak göz yok'3 ay öncesine kadar market sahibi olan Mehmet Okumuş, krizlerden sonra işsiz kalmış ve çare olarak da çorap satmaya başlamış. Okumuş, bayram yaklaştığı için bilerek böyle bir kampanyanın başlatıldığını söylüyor ve ekliyor, "Halkın yönetime tepkisinin gittikçe arttığını gören yönetenler böyle bir gürültü çıkartarak gelişen tepkinin önüne geçmeye çalışıyor ama artık kanacak göz yok" dedi.
www.evrensel.net