İşçiye saldırarak krizi aşıyorlar

Hükümet yetkilileri krizin aşıldığını söylüyorlar ama, işçiler ücretlerinin her gün erimeye devam ettiğini ve daha fazla yoksullaştıklarını belirtiyorlar.

İşçiye saldırarak krizi aşıyorlarGökhan İmrekHükümet yetkilileri krizin aşıldığını söylüyorlar ama, işçiler ücretlerinin her gün erimeye devam ettiğini ve daha fazla yoksullaştıklarını belirtiyorlar. Krize karşı alınan tedbirlerin kendilerini daha kötü duruma düşürdüğünden şikâyet eden işçiler, yeni belirlenecek asgari ücretin krizin kimin üzerinden ve kim için aşılmakta olduğunu göstereceğini vurguluyorlar. IMF politikaları, asgari ücretin belirlenmesinde de belirleyici olacak. 2002 yılında uygulanacak olan asgari ücretin IMF'nin "önerdiği" rakam olan 150 milyon civarında olması bekleniyor. Görüştüğümüz işçiler, yaşam koşullarının her geçen gün ağırlaştığını, ancak kendilerini yönetenlerin yaşamlarında ise aksine bir durum söz konusu olduğunu dile getirdiler.

Borç ücreti erittiBir fabrikada taşeron olarak çalıştığını ve iki çocuk babası olduğunu belirten Ahmet Kaya, uygulanan asgari ücretin en temel yaşamsal ihtiyaçları dahi karşılamaktan uzak olduğunu belirtiyor. "Şimdi bir ev kirasının ele alalım. En kötü ev aylık 50 milyon lira. Bizim normal bir şekilde, hiç abartıya kaçmadan ailemizi geçindirebilmemiz için en azından 300 milyon lira aylık almamız gerekiyor" diyen Kaya, hayat şartlarına göre bu paranın da zorunlu giderleri ancak karşılayacağını ifade ediyor. Mustafa Erdemoğlu isimli işçi ise, bundan sonra köklü bir değişiklik yapılmadıkça bir düzelme beklenmesinin yanlış olacağını söylüyor. "Bu ülke neyi belirleyecek bundan sonra. Bitmiş, batmış ülke. Bu ülkede bir şeyler değişecekse eğer önce kafaların değişmesi gerekir. Kafalar değişmediği sürece imkaânı yok hiçbir şey düzelmez. Bu şarttır bence" diye konuşan Erdemoğlu; IMF'den sürekli olarak borç alınmasının da yanlış olduğuna değiniyor. Şu an açlık ve yoksullukla karşı karşıya olmalarının nedeninin bu borçlar olduğunu ifade eden Erdemoğlu; "Borç almayla düzelir mi hiç? Borç aldıkça daha da kötüye gidiyoruz" dedi. Asgari ücret belirlenirken en başta ev kiralarının göz önüne alınması gerektiğini dile getiren Atilla Günüç; en azından 1 kilogram domatesin kaç lira olduğunun görülüp asgari ücretin ona göre belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Her geçen gün yaşam koşullarının biraz daha zorlaştığını kaydeden Günüç derdini şöyle sıralıyor: "İşte kış geldi. Gidin en kötü kazak 19-20 milyon lira. Pantolon keza öyle. Aldığımız aylık zaten mutfak masraflarına yetmiyor ki giyime ayıralım. Ülkede bir gecede yüzde 75 devalüasyon oluyor, benim aylardır aldığım zam yüzde 25... Mutfak tüpü 6 milyon liraydı şimdi 15 milyon. Yani olan bize oluyor. Fakire fukaraya oluyor. Zengin her zaman bir kat daha zenginleşiyor, bizlerde her gün daha da fakirleşiyoruz. Bu nereye kadar böyle gidecek!"

Örgütlü tepki şartŞu anda 200 milyon maaş aldığını ve geçinemediklerini anlatan Mikail Tekinalp isimli işçi ise; üç çocuğunun olduğunu ve ikisinin okuduğunu anlatarak, "Bu parayla bile geçinemiyoruz ki, 150 milyonla nasıl geçinilsin... Ekmekten başka bir şey düşünecek halimiz kalmadı" diyor. Çoğu arkadaşının asgari ücretle dahi iş bulamadığını da sözlerine ekleyen Tekinalp; "Asgari ücret belirlenecek ama biz işçilerin yaşamı göz önüne alınmıyor. Adam gibi beslenemiyoruz bile... IMF reçetelerinin dışına çıkılmıyor. IMF'ye olan borçları ödemek için bizim gibi emekçilere yöneldiler. Buna karşı bir şeyler yapmak gerek. Buna da sendikalı sendikasız herkesin katılması gerekir" diyerek işçilerin artık daha örgütlü bir şekilde tepkilerini göstermesi gerektiğini belirtiyor.
www.evrensel.net